
KJB Koordinasyon Üyesi Besê Hozat, AKP’nin Öcalan üzerinde içinde çok büyük tehlikeleri barındıran bir imha planı uyguladığını belirterek, Kürt-Türk savaşı riskine dikkat çekti.
Besê Hozat, Öcalan üzerindeki tecrit, gerilla ve zindan direnişi ile siyasal ve toplumsal alanın katılımı, BDP’ye yönelik saldırılar ve verilmesi gereken yanıtlar konusundaki sorularımızı yanıtladı.
Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit sürüyor, sizce ne oluyor?
14 ayı aşkındır yaşanan süreç şunu çok net ortaya çıkardı ki; AKP’nin planı, içinde çok büyük tehlikeleri barındıran bir imha planıdır. 14 ayı aşkındır önderliğimizden hiçbir haber alamıyoruz. AKP ateşle oynamaya devam ediyor; Kürt-Türk savaşına götürüyor.
Öcalan’ın özgürlüğü için yürüttüğünüz hamle çalışmaları nasıl gidiyor? Zindanlarda da ciddi bir direniş var, bu direnişi nasıl ele alıyorsunuz?
‘‘Önder Apo’ya Özgürlük Hamlesi’’nin pratik ifadesi, şu anda uygulamada olan Devrimci Halk Savaşı Stratejisi’dir. Bu stratejinin başarısı önderliğimizin de özgürlüğü anlamına gelecektir. Zindanlardaki arkadaşlarımız da fedaice bir katılım sergilediler. Şu anda hamle sürecine en yetersiz katılım sağlayan alanımız siyasal ve toplumsal alandır. Sürece seyirci kalmak, adeta gerilla ile devlet arasındaki savaşı izlemek büyük bir gaflet olacaktır.
Türkiye’de BDP’li kadın milletvekillerine karşı siyasi bir linç var, dokunulmazlıklar tartışılıyor. BDP binalarına saldırılar oluyor. Bunları nasıl yorumluyorsunuz?
BDP’ye yönelik bu saldırılar da imha planının bir parçasıdır. 8 binin üzerinde Kürt siyasetçi, aydın, gazeteci, avukat, kadın ve genç tutuklandı. Bu durumda dokunulmazlık kaldırılsa ne olur, kaldırılmasa ne olur. Aslında BDP fiili olarak kapatılmıştır. O yüzden kimse kendisini kandırmasın. Bazıları şöyle bir havaya kapılıyor ya da şöyle bir hava yaratıyor; sanki AKP dokunulmazlığı kaldırmasa ve milletvekillerini tutuklamazsa Kürt sorununu çözecek.
AKP, BDP’nin bir binasına saldırıyorsa Kürtler AKP’nin 10 binasına saldırmalıdır. Kürdistan’da tek bir AKP binası bırakmamalıdır. AKP bir insana saldırıyorsa Kürtler 100 AKP’liye saldırmalıdır. Halkımız Bingöl’de BDP binasına yürüyen polisleri ve sivil faşistleri linç etmeliydi.
AKP son bir yıldır Alevileri de çok hedefledi. Siz bu yönelimleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dikkat edilirse özellikle Kürt Alevileri hedefliyor. Bu konudaki amaçları:
- Ulusal bilincin birleştirdiği Sünni Kürtler ile Alevi Kürtler arasındaki birliği bozmaya çalışmak,
- Kürtlerin demokratik ulusal mücadeleleri yanında saf tutan Alevileri, mezhep çelişkisi ile uğraştırıp yıpratarak sindirmek,
- Alevileri bu yolla pasifize edip tasfiye etmektir.
Alevilerin bu kirli oyunlara gelmemesi çok önemlidir. Aleviler şunu çok iyi bilmeli ki; onların kaderi kesinlikle Kürtlerin ve Kürdistan’ın özgürlüğüne bağlıdır.
AKP’nin Kürt birliğini parçalamaya dönük ciddi çabaları söz konusudur. Sizce bu çabalar ne kadar sonuç alıyor?
AKP bunun için elinden geleni yapıyor. Ulusal Kongre gerçekleştirilemedi. Sayın Barzani’nin 30 Eylül’deki AKP kongresine katılacağı iddiaları da bu planın bir parçasıdır. Sayın Barzani’nin, Önder Apo’yu imha sürecine alan, 8 bin Kürt siyasetçiyi zindanlara dolduran, Kürtlere siyasi soykırım uygulayan, Roboskî gibi Kürtlere katliamı temel politika haline getiren bir partinin kongresine katılması her halde sıradan karşılanabilinecek bir durum olamaz. Böyle bir durum olsa olsa ancak çok büyük bir planın ve kirli hesapların ortağı olmayla açıklanabilir. Umarım Sayın Barzani, Kürtleri imha ve tasfiye etmekten başka bir seçeneği olmayan, Kürt katliamcısı bir partinin Kongresine katılarak Kürtlerin nezdinde itibarını ve saygınlığını kaybetmez, kirli plan ve hesaplara ortak olmaz. Kendi kardeşinin kanı üzerinden güçlenme arayışına girmez.
Kadın hareketi olarak kadınlara bir çağrınız var mı?
Özgürlüğe herkesten daha fazla ihtiyacı olan kadın öncülük düzeyini mücadelenin her alanında ortaya koyabilmelidir. En radikal tavrı, tutumu ve mücadele duruşunu kadın geliştirebilmelidir.
HALİT ERMİŞ / BEHDİNAN