28 Aralık akşamı 60 katırla Roboski Köyü’nden yolan çıkan çoğu çocuk kaçakçı gruptan sadece bir kaç kişi eve dönebildi. Her zaman aynı yolu kullanan 35 kişi, F-16’ların bombardımanıyla paramparça olmuş, bazılarının cenazeleri kömürleşmişti, kimi çocukların kanları altlarına saklandıkları katırların kanına karışmıştı. Evine dönemeyenlerden biri de 21 yaşındaki Sehithan Enç’ti. Seyithan’ın tekbir getirerek öldüğü anlaşılmıştı. Saklandığı kayalıkların arasında cenazesini bulunanlar, „İşaret parmağı havada kalmıştı“ demişti. Seyithan’ın yaşam hikayesi yürekleri burkuyor. Sehithan o gece sevdiğine bir yüzük alabilmek için kaçağa gitmişti. Seyithan’nın babası 21 yıl koruculuk yapmış ve emekli maaşı 300 TL.

8 boğaz 300 TL’leyle doyar mı?
Seyithan’tan 5 yaş büyük ablası Hatun, kardeşinin niye kaçağa gittiğini anlattı: „Seyithan bu baharda evlenecekti. Yılbaşında sevdiğine bir yüzük alabilmek için sınıra gitti. Babam emekli köy korucusudur. Aylık geliri 300 TL’dir. Bizim nüfusumuz 8 kişidir. Babamın aldığı yetmediği için kardeşim böyle bir yola çıktı. Başbakan Erdoğan köyümüze bir fabrika kursaydı kardeşim bu yolu seçmezdi. Kardeşim çok mahsumdu. Namazını kılar, orucunu tutardı, mükemmel biriydi. Bu şekilde bir ölümü hak etmedi.“

Atalay taziyemize gelmedi

Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül’e seslenen Enç, Kürtlerin kardeşleri olduğunu söyleyenlerin neden kendilerinden özür dilemediğini sordu. „Devlet nerede?“ diye soran Enç, „Sadece Beşir Atalay’ı gönderdiler ancak O da taziye yerine gelmedi. Başsağlığı için bizim evimize gelmediler“ dedi.

Devlet acımızı paylaşmadı
Acılarını paylaşan herkese teşekkür eden Enç, Başbakan’ın özür dilemesini ve evlerine gelip başsağlığı dilemesini istedi. Devletin ulusal yas ilan etmediğini hatırlatan Hatun Enç, „Biz acılarımızı yaşarken, onlar 2012 yılını kutladılar. Havai fişekler patlattılar. Tayip Erdoğan, ‘Biz kardeşiz’ diyor. Madem ki biz kardeşiz, neden özür dilemediler, başsağlığı dilemediler. Onlar bizim acımızı paylaşmadılar. Adalet bu mu, sevgi bu mu?“ diye sordu.

Çok acı çekiyoruz

Feryatlarının artık duyulmasını isteyerek, „Çok acı çekiyoruz. Babam bu acıya dayanamayacak. Onlar nasıl çocuklarına kıyamıyorlarsa biz de kıyamıyoruz çocuklarımıza.  İnsanlık olsaydı bu vahşet yaşanmazdı. Benim kardeşim gitti, başka annelerin acı yaşamasını istemiyoruz“ temennisinde bulundu

Acımız parayla dinmez

„Eğer Kürt ve Türk kardeşse bu yaşanan nedir? 35 kişi, hayvan mıydı öyle katlettiler?“ diye soran Hatun Enç, tazminat istemediklerini belirterek, Türk devleti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde dava açacaklarını söyledi ve ekledi: „35 canımızın paramparça edilmesini asla unutmayacağız, bu katliamı asla unutmayacağız, sorumluların yargılanması için sonuna kadar mücadele edeceğiz.“


SERKAN KURT - DİHA/ŞIRNAK