Hükümetin Kandil’e yönelik operasyon hazırlıklarına Batman’dan karşılık veren HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, “Kandil hesapları yapıyorlar. Ölecek insanların cenazelerinden medet umuyorlar” dedi. TJA aktivisti Ayla Akat ise “Bu halk Kürt olduğunu söylemekten asla vazgeçmeyecek” diye konuştu. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Sezai Temelli, 24 Hazian seçimleri hazırlıkları kapsamında geldiği Batman’da Bahçelievler Mahallesi’nde bulunan Seçim Lokali’ni ziyaret etti. HDP milletvekili adayları Feleknas Uca, Ayşe Acar Başaran, Nejdet İpekyüz, Şükrü Baytar ve Mehmet Tiryaki, DBP Eş Genel Başkan Yardımcısı Hacer Özdemir, TJA akvitistleri Ayla Akat Ata ve Ayşe Gökkan ile partililerin eşlik ettiği Temelli, binleri selamladı.   Ayla Akat: Elimize kelepçe vurularak cevap verildi Binlerin “Batman seninle gurur duyuyor” sloganları ile karşılanan TJA aktivisti Ayla Akat Ata, “Bizi var eden halkımızın önünde gece gündüz, hizmet etmekten gurur duyuyoruz. Bazen siyasetçi, bazen halk konuşur. Siyasetçiler programını halkın onayına koyar. 2007 yılında beri sizden onay aldık. Yıl 2018 bir kez daha Türkiye parlamentosuna vekil gönderme noktasındasınız. Temsilcilerinizi bir kez daha Ankara’ya göndereceksiniz. Bu kez farklı; birincisi son 3 yıldır yaşananları unutmayacağız. Halkımızın seçilmişlerine yönelik uygulamaları unutmayacağız. Halkın karşısına çıkıp ‘bu benim sorunumdur’ dedi. Yıl 2013 ilk defa Türkiye tarihinde siyasetçiler İmralı Adası’na gönderildi. Bir süreç başlatıldı. En önemlisi, bu 3 yılda bu süreç bitirildi. Oysaki 2015 7 Haziran seçimlerinde Türkiye’de cuntanın koyduğu barajı, halkımız Türkiye halklarıyla el ele tutuşarak yıktı. Newroz meydanında çektiğimiz halaylar çözümün, özgürlüğün, ortak vatanda eşit özgür ve birlikteliğin halayıydı. Bu yok sayıldı, halkımız bir kez daha 1 Kasım’da seçime gitti. Seçilmişlerimizin eline kelepçe vurularak bize cevap verildi” şeklinde konuştu. ‘Bu halk Kürt olduğunu söylemekten vazgeçmeyecek’ HDP’nin arkasında halk gerçeği olduğunu vurgulayan Ata, şunları söyledi: “Bu şehri yönetenlerde, bu ülkeyi yönetenlerde HDP’nin arkasındaki halk gerçeğini görmek durumundadır. Bu halk özgürlüğünden asla vazgeçmeyecek. Kürt olduğunu söylemekten asla vazgeçmeyecek. Buranın Kürdistan olduğunu söylemekten asla vazgeçmeyecek. Bu ülkeyi yönetenler bugün yarın, er ya da geç, çözüm arayışı içerisine geçecekler.” ‘İmralı'nın kapıları açılana kadar sürecek’ Geçtiğimiz günlerde tahliye olduğu Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan kadın tutukluların selamları olduğunu ifade eden Ata, “Bugün biz dışardayız, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Demirtaş ile cezaevlerinde on binlerce tutsak var. Bir kişi cezaevinden çıkabilir ama bir tek arkadaşımız Kürt sorununun çözümsüzlüğü dolayısıyla bir tek arkadaşımız dahi cezaevinde ise hiç birimiz özgür değildir. O yüzden o kapılar açılıncaya kadar, Kürt sorununda hayati önemde olan İmralı Cezaevi’nin kapıları açılana kadar mücadelemiz sürecek. Hepimiz halkımıza olan borcumuzu ödemek, halkla birlikte özgürlüğe yürümek için, kol kolayız, omuz omuzayız. An azadî, an azadî” diye konuştu. Becerekli: Cumhur İttifakı gelsin Batman'da insan görsün AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın Diyarbakır mitinginde “Kürt sorunu yoktur” açıklamasına dikkat çeken HDP Batman Milletvekili Saadet Becerikli, “Cumhur ittifakı gelsin Batman’da insan görsün. Onların hesabına göre Kürt halkı bitmişti. AKP Genel Başkanı’nın daha iki gün önce Diyarbakır’da Kürt sorunu yoktur, çözdük dediği gibi. Bütün dünya biliyor ki, Kürt halkı kendini var etmek için en ağır bedelleri ödedi. Canıyla, malıyla, kanıyla ödedi. Batman sadece bir örnektir. Halkımız ayakta, 24 Haziran’ı çoktan bitirdi, dikta rejimi kafasında bitirdi. Fazla söze gerek yok, 24 Haziran’da yaptıkları zulmün hesabını soracağız” dedi. Temelli: Gel konvoy gör, gel miting gör Temelli’nin Seçim Otobüsü’nde halkı selamlamasıyla coşku doruğa çıktı. Burada halka seslenen Temelli’nin açıklamaları şöyle: “Sen ne güzel karşıladın bizi, hoş geldik, sefa geldik. 24 Haziran’da baskın seçim yapanlar, bizi hazırlıksız yakalayacaklarını sandılar. Kimin hazırlıksız yakalandığını Batman çok iyi gösterdi. Duydum ki; buraya Başbakanlıkta çalışan bir arkadaş gelmiş. Konvoy yapmaya kalkmışlar. Miting yapmaya kalkmışlar. Gel konvoy gör, gel miting gör. Ben Batman’a geldiğimde biraz şaşırdım, herkes 5 işareti yapıyor. Demek bizim işaret bu. Sordum; Amed’te 12 ne ise, Van’da 8 ne ise, Siirt’te 3 ne ise, Batman’da da 5 o dur. Tüm arkadaşlarımızı meclise göndereceğiz, Batman için, Türkiye için, Ortadoğu için. Hep birlikte bu onurlu halk, o mecliste yine yerini alacak, sözünü söyleyecek. Biz barajın altında kalacak, onlar 80 vekil alacak. Buna izin verecek misiniz? O zaman 80 değil, 180 vekille gideceğiz. Türkiye'nin Erdoğan sorunu var Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Her türlü, kötülük, baskı ve zorluğa rağmen diz çökmeyen halkla gurur duyuyoruz. HDP her yerde hakikatin sesi. Bugün Türkiye’nin en önemli sorunu, Kürt sorunu, demokrasi sorunu. Kürt sorununu çözmeden demokrasi sorununu çözemezsiniz. Diyarbakır’da halkın gözünün içine baka baka Kürt sorunu yoktur diyorsunuz. Kürt sorunu vardır, bu sorunu çözmeyen iktidarlar vardır. Bugün Türkiye’nin bir de Erdoğan sorunu vardır. Hep birlikte bu ülkenin bütün sorunlarını çözeceğiz, demokrasi sorununu da, Kürt sorununu da, Erdoğan sorununu da. Önce Erdoğan sorununu çözeceğiz. Onu faşizmin çöplüğüne atacağız. Ondan sonrası kolay, hep birlikte yan yana gelerek çözeceğiz. Tüm yoldaşlarımızı cezaevinden çıkaracağız Cumhurbaşkanı adayımız sevgili Selahattin Demirtaş, bu ülkenin demokrasi sorununu, barış sorununu çözmek için mücadele etti. Tıpkı Figen, Selma, Sebahat gibi. Tüm arkadaşlarımızı cezaevinden, tutsaklıktan çıkarmak için 24 Haziran’da sandıklara gideceğiz. Oyumuza sandıklarımıza, irademize sahip çıkacağız, tüm yoldaşlarımızı hep birlikte cezaevinden çıkacağız. Kobanê'ye sahip çıkmaya devam edeceğiz Diyarbakır’da daha önce yaptığı gibi 6-8 Ekim Kobanê olayları ile HDP ve Demirtaş’ı suçlamaya çalışıyor. Tarihlerin yerini değiştiriyor, insanları kandırmaya çalışıyor. Tek adam rejimini sürdürmeye çalışıyor. IŞİD’in katliamlarına karşı o halka sahip çıktık, Kobanê’ye sahip çıktık. O gün olduğu gibi Ortadoğu halklarına, tüm halklara sahip çıkmaya devam edeceğiz. Her ülkenin halkları kendi kaderini belirlemelidir. Suriye’nin geleceğini Suriye halkları belirleyecek, Türkiye’nin geleceğini Türkiye halkları belirleyecek, faşizme geçit vermeyeceğiz. Kürt halkının haklarını gasp edenler, 24 Haziran seçimlerini kazanmak için savaş hesapları yapıyorlar. Kandil hesapları yapıyorlar. Ölecek insanların cenazelerinden medet umuyorlar. Her acı bizim acımızdır, her ana bizim anamızdır. Bu ölümlere, acılara son vermek için, savaş iktidarından hep birlikte kurtulacağız. O zaman barışın yolu açılacak, analar ağlamayacak, ülkenin bütün anaları acıları ile yüzleşecek. Acılarla akraba olanlar bir birinin acısına derman olacak. Tecride son vereceğiz Bu ülkede savaş etsin diye, yolsuzluk devam etsin diye, insanlar bir birine düşman olsun diye, 5 Nisan 2015’ten beri tecrit uygulanıyor. Bu tecride son vereceğiz, tecrit savaştır, tecrit savaş politikasıdır. Ülkenin kuşatılmışlığına son vermek bizim boynumuzun borcu olsun. Biz alamadık kağıda bakıyoruz, burada da ışık yok. Bu kağıtların takılma sorunu yok. O baktı ekran dondu, eskiden TRT’de yayın kopardı. O da dondu kaldı, söyleyecek sözü kalmadı. Bu ülkeye bu kadar zulüm ve acı hiçbir iktidar tarafından yaşatılmamıştı. Geçmişte de çok acılar yaşadık, faili meçhuller yaşadık. Tüm değerlerimize saldırıldı, Mehmet Sincar’ı ve birçok değerimizi hatırlıyoruz. Saygıyla anıyoruz. Ama bu iktidar insanların umutlarıyla, hayalleriyle oynadı. Onların acı çekmesi için çökertme planı hazırladı. Bunları unutmayacağız, hesabını hep birlikte soracağız. Kayyumların da hesabını soracağız Kayyumların da hesabını soracağız, halkın iradesine kayyum atayanlardan da hesap soracağız. Belki de koca kayyum coğrafyasında halk kendi belediyelerinde siyasi iradesiyle çok önemli işler yaptı, önemli kazanımlar yarattı. Bugün kazanımlar kayyumlar eliyle yok edilmekte, halkın iradesine hipotek konulmakta. Halk kendi belediyelerini kendi yönetmeli, kentini de kendini de kendisi yönetmeli. Demokrasi yerinden yönetimle başlar. Bütün sorunların çözümü demokrasidedir. Yerel demokrasi önemlidir. Yarın yine kentimizi biz yöneteceğiz. Yılmaz Güney Sineması'nı açacağız 5-0 diyorsunuz ya, ona ilave bir de belediyelerimizi geri alacağız. Bütün kapatılmış kurumları yeniden hayata geçireceğiz. Televizyonlarımızı, gazetelerimizi, kadın dayanışma evlerini açacağız. Kayyumun yaptığı kötülüklerden kurtulacağız. 24 Haziran’da sadece Erdoğan gitmiyor, kayyumlarda gidiyor. Dost ve düşman bilsin ki kazanacağız, mutlaka kazanacağız. O güzel insanın adıyla Yılmaz Güney’in adıyla bir sinema açacağız. Hep birlikte sonu güzel biten filmler seyredeceğiz. Hasankeyf'e sahip çıkacağız Bu umudumuzu hayata geçirmek için 24 Haziran’a kadar 7 gün 24 saat çalışacağız. Sandıklara sahip çıkacağız. Nereye götürürlerse götürsünler, oyumuzun peşinde olacağız. 24 Haziran’da Hasankeyf’e sahip çıkacağız, tarihimizi de kimliğimizi de çalmalarına izin vermeyeceğiz. 7 Haziran’da başardığımızı 24 Haziran’da tamamlayacağız.” Temelli, konuşması ardından sloganlar ve alkışlarla Seçim Bürosu’ndan ayrıldı. Kitle arasında yer alan gençler ise “En büyük başkan Selo başkan” sloganlar eşliğinde Diyarbakır Caddesi’ne çıktı.