
'Sürecin sorumluluğu hepimizin'
Toplantının ilk konuşmasını yapan DİTAM Başkanı Mehmet Kaya, sürecin geldiği noktayı sürecin tarafları ile görüşmek için bu toplantıları düzenlediklerini ifade ederek, Kürt ve Türk halkı arasında daha önceki dönemlerde de bu tür görüşmelerin yapıldığını dile getirdi. Başlatılan çözüm sürecini olumlu gördüklerini ifade eden Kaya, "Sayın Öcalan ve Erdoğan'ın başlatmış olduğu bu süreci önemli görüyoruz. Bu sürecin ilerlemesi üzerimize düşen ne varsa yapacağız. Bu süreci ya hep birlikte çözeceğiz ya da hep birlikte vebalini çekeceğiz. Bu sürecin sorumluluğu hepimizindir" dedi.
'Kürt var mı'dan bu günlere geldik'
Kaya'nın ardından konuşan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ise, "Kürt var mıdır? Yok mudur?" tartışmalarının gelinen süreç ile yerini Kürtlerin Ortadoğu'da, dünyada siyasi iradesiyle nasıl yer alması gerektiği tartışmalarına bıraktığını belirtti. Çözüm sürecinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve Başbakan Erdoğan'ın almış olduğu inisiyatif doğrultusunda başladığını hatırlatan Demirtaş, "Bugün siyasi heyetlerimiz İmralı'ya gidip gelmektedir. Bizim haricimizde devletin yetkilileri de sürekli adaya gidip gelmektedir. Heyetlerin Sayın Öcalan'la yaptığı görüşmeler resmi olarak kayıt altına alınmasa da tutanaklar ile kayıt altına alınmaktadır. Gün gelecek bu kayıtlar herkes tarafından görülecektir" dedi.
'Biz konuşmaya karşıyız' diyen herkesin savaştan başka bir alternatif bulma zorunluluğu olduğunu kaydeden Demirtaş, masanın ortadan kalkmasının sonuçlarını Oslo'da gördükleri hatırlattı. Demirtaş, "Bugün Ortadoğu bir ateş kazanıdır. Masanın ortadan kalkması, diyalogun ortadan kalkması anlamına gelmektedir. Biz bu diyalogun ortadan kalkmaması için elimizden gelen her şeyi yapacağız" diye konuştu.
Öcalan tarafından Amed Newrozu'nda deklare edilen "Demokratik kurtuluş ve özgür yaşam" manifestosunun devlet ile yapılan bir mutabakat sonucunda ortaya çıktığını anımsatan Demirtaş, "Ortak bir mutabakat sonucu yayınlandı. Ortak bir mutabakat sonucunda kaleme alındığını hem Kürt halkı hem de Türk halkı bilmelidir" şeklinde konuştu.
Öcalan'ın koşulları bu haldeyken nasıl müzakere yürütebilir, diye soran Demirtaş, "Bunu Sayın Öcalan'ın kendisi de söylüyor. Kimse Öcalan'dan boş bir havuzda yüzmesini beklemesin" dedi.
Kendi kaderini tayin hakkı
Ortadoğu’nun değişikliğe uğradığı bir dönemde artık bu meseleyi kararlı bir masada çözebileceklerine dair inancının tam olduğunu anlatan Selahattin Demirtaş, şunları söyledi: “Hiçbirimizin gideceği ne başka toprak ne de yer var. Birlikte yaşamanın hukukunu oluşturacağız. Kürt halkının kendi geleceğini tayin etme hakkı var. Ama bir halk kendini yönetime katamazsa bir statü olarak varlığını sürdüremezse ortada eşitlikten bahsedemezsiniz. Kürt halkı bu hakkını nereden alıyor meşruiyeti bile tartışmaya gerek yok, anavatanı bu topraklarda yaşıyor. Türk’ün kendisini yönetme hakkı var. Devlet kademelerinde devleti bir erk olarak yönetme hakkı var. Kürdün de olacak. Eşitlik budur aynı zamanda. Bunun modelini tartışalım. Ayrılmak bir seçenektir. Bağımsızlık bir seçenektir. Bir halk olarak bir ulus olarak Kürt halkı kendi geleceğini tayin ederken bu şıkkı bu şeçeneği kullanma hakkı da var. Federasyon bir seçenektir. Kürt halkı kendi geleceğini federasyondan yana kullanabilir. Özerk yönetim modeli bir seçenektir. Eyalet bir seçenektir. Bizim BDP olarak ve Sayın Öcalan’ın ortaya koyduğu birlikte yaşabileceğimiz birbirimize düşman olmadan eşitliği, özgürlüğü sağlayacak bir modeldir özerklik. Çünkü ötesi evet Kürt’ün hakkıdır ama Kürt’e geleceğini tayin hakkını ille de bu yönde kullanacağı hiçbirinin ipotek koyma hakkı yoktur. Özerklik modelini konuşmak tartışmak istiyoruz. Demokratik Özerklik projemizi parlamentoda tanıttık. Güney Kürdistan’da bir federe devlet Türkiye tarafından bu kadar aleni şekilde tanınıp meşrulaştırılmışken; Suriye Kürdistan’ında defakto da olsa bir statü oluşmuşken; Türkiye’deki Kürtlerle müzakere yapılırken ya da yürütülürken tekçi ulus merkeziyetçi devletle yetinin diyemezsiniz. Bunun değişmesi yazım. Kürt’ü tanımışsan bu devlet modelini tanımıyorum demelisin.”