Tereddütsüz bir mücadele gerekli

Dosya Haberleri —

Gençlik Ne Diyor? başlıklı söyleşi dizimizin son bölümünde Emek Gençliği MYK Üyesi Hazan İlik ile konuştuk

  • Emek Gençliği örgütlenirken, ortaya çıkan bir sorunun karşısında ortak bir talep etrafında en geniş öğrenci birliğini sağlamaya çalışır. Biz Emek Gençliği olarak öğrenci, işçi-işsiz gençliğin bulunduğu tüm alanlarda mücadeleyi örgütleyen ve esas olarak bu alanlarda mücadeleyi temel alarak merkezileşen bir örgütlenme hattına sahibiz."

MİHEME PORGEBOL

Türkiye'de her geçen gün artan genç işsizler büyük bir çoğunluğu oluştururken, iktidarın çarpık politikalarından da en çok nasibini alanların başında geliyor. Aynı zamanda yozlaşma politikasının da derin bir şekilde işletildiği Türkiye'de gençlik, iktidarın kirli politikalarına karşı direnmeyi seçiyor. Milyonlarca genç işsizin bulunduğu ülkede gençler çözümü örgütlenmede arıyor. Gençlik, tüm zamanlarda toplumsal değişim ve dönüşümlerin öncü gücü olmuştur. Toplumsal talep ve tahayyüller gençlikte vücut bulur, yaşamsallaşır. Diyebiliriz ki gençlik, yaşamın içerisindeki konumuyla herhangi bir coğrafyanın sosyo-politik geleceğini aktif ve dinamik olarak belirleyen en önemli etkenlerden biridir. Gelinen süreçte bir felaketler coğrafyasına dönüşen Türkiye'de yaşananlardan rahatsızlığını örgütlü bir mücadeleyle gösteren gençliğin nabzını tutmaya çalıştık. Gençler ülkenin içinde bulunduğu durumu nasıl değerlendiriyorlar? Yaşananlara karşı neler yapıyorlar? Devlet faşizmine karşı nasıl örgütleniyorlar? "Gençlik Ne Diyor?" başlıklı söyleşi dizimizde bu soruların cevaplarını arayacağız. Bu bağlamda sol, sosyalist ve devrimci gençlik örgütlerine kulak verdiğimiz "Gençlik Ne Diyor?" başlıklı söyleşi dizimizin bu bölümdeki konuğu Emek Gençliği. 

Hazan İlik

Kurtuluş gençlikte

Emek Gençliği MYK Üyesi Hazan İlik, gazetemize Emek Gençliği'ni, örgütlenme biçimleri ve politik yaklaşımlarını, Türkiye'deki sosyal ve siyasal atmosfere nasıl baktıklarını değerlendirdi. "Adımızdan itibaren tarafımızı belli etmiş bir gençlik örgütüyüz" diyerek Emek Gençliği'nin politik duruşunu özetleyen İlik, sermaye egemenliğine karşı geleceğini emeğin, işçi sınıfının kurtuluşunda gören genç komünistler olduklarını söylüyor. 

Birlikte mücadele

"Bu bakımdan emperyalist-kapitalist sistemin ideolojik, kültürel ve politik alanda inşa etmeye çalıştığı hegemonyaya karşı Marksizm’e ilişkin güncel ve temel tartışmaları birlikte sürdürdüğümüz eğitim çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Aynı okulda okuyan, aynı mahallede yaşayan, aynı atölyede çalışan gençlerin ortak talepleri için birlikte mücadele etme mekanizma ve imkanlarını yaratmak üzere çalışırken, birlikte mücadelenin beraberinde getirdiği birlikte tartışma, düşünme ve çözüm arama süreçlerinin gerektirdiği her türden eylem, atölye ve bunun gibi etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Bu kimi zaman kadın cinayetlerine karşı bir şarkı bestelemek ile de olabiliyor, müfredattan kaldırılan evrim kuramına ilişkin kurulan bir tartışma-okuma grubu ile de, bir üniversitede örgütlenen bir eylemle de" ifadeleriyle çalışma alanlarını anlatan İlik, "Biz Emek Gençliği olarak öğrenci, işçi-işsiz gençliğin bulunduğu tüm alanlarda mücadeleyi örgütleyen ve esas olarak bu alanlarda mücadeleyi temel alarak merkezileşen bir örgütlenme hattına sahibiz" diyerek bu alanlarda nasıl bir örgütlülüğe gittiklerini aktarıyor.

Mücadeleyi geliştirme çabası

Yalnızca belirli dönemlerde yürütülen ve merkezileşen bir faaliyetten ziyade üretim, yerleşim ve eğitim birimleri temelinde yürütülen, gençlik yığınlarının talep ve ihtiyaçlarına bağlanırken aynı zamanda işçi sınıfının iktidar mücadelesiyle birleşen faaliyetler örgütlediklerini söyleyen Emek Gençliği MYK Üyesi Hazan İlik, "Bir üniversitede Emek Gençliği bölüm bölüm, fakülte fakülte örgütlenirken, bulunduğu bölüm veya fakültede ortaya çıkan bir sorunun karşısında ortak bir talep etrafında en geniş öğrenci birliğini sağlamaya çalışır. Giderek daha fazla gencin günlük ihtiyaç ve taleplerinden yola çıkarak mücadeleye katılmasını teşvik etmek, gençliğin anti-emperyalist, anti-faşist mücadelesinin gelişmesini sağlamak üzere çaba harcıyoruz. Ancak bunu herkesin ve her şeyin önüne kendimizi koyarak, karar verici tek unsur olmaya çalışarak değil, tersine gençlik yığınlarının kendi eyleminden, aldığı karardan öğrenmesine ve dolayısıyla mücadeleyi geliştirmesine olanak sağlayacak bir tarzda gerçekleştiriyoruz, bu sebeple gençliğin kitle örgütlerinin oluşmasını ve gelişmesini önemsiyoruz. Zira ilkinin mücadeleyi geliştiren bir yanı olduğunu düşünmüyoruz. Bu bir sanayi sitesinde genç işçiler içindeki çalışmalarımızda da, bir lisede yürüttüğümüz çalışmalarda da benzerdir" ifadelerini kullanıyor. 

  •  Türkiye de bu düzenden bağımsız olmadığı gibi 20 yıllık AKP iktidarının ülke üzerinde yarattığı ağır tahribat,
    ortaya çıkan her durumu yaşamlarımızda çok daha ağır hissetmemize sebep oluyor. Orman yangınları, sel,
    deprem gibi kolayca başa çıkılabilecek her doğal olay, sermaye düzeni ve tek adam rejimi ile birleşince birer faciaya dönüşüyor.

Sorunların kaynağı tek adam rejimi

Türkiye'nin içinde bulunduğu genel durumu yaşanan felaketler, yoksulluk, devlet politikaları ve kitlesel nefret saldırıları bağlamında sosyo-politik açıdan değerlendirmesini istediğimiz İlik "Emperyalist kapitalist sistem dünyanın her yerinde çeşitli türden ekonomik ve toplumsal krizler yaşıyor. Bu krizler işçi ve emekçi sınıfların yaşamına sosyal hakların gerilemesi, işsizlik, yoksulluk ve yaşam koşullarının ağırlaşması biçiminde yansıyor. Türkiye de bu düzenden bağımsız olmadığı gibi 20 yıllık AKP iktidarının ülke üzerinde yarattığı ağır tahribat, ortaya çıkan her durumu yaşamlarımızda çok daha ağır hissetmemize sebep oluyor. Orman yangınları, sel, deprem gibi kolayca başa çıkılabilecek her doğal olay, sermaye düzeni ve tek adam rejimi ile birleşince birer faciaya dönüşüyor" diyor.

Belirsiz bir tablo mevcut

İşsizler ordusuna dikkat çeken İlik, "Özellikle işçi ve emekçilerle birlikte her geçen gün derinleşen ekonomik krizin yükünün altında ezilmeye mahkum edilen gençlerin milyonlarcasının üniversite okurken çalışmak zorunda kaldığı, lisede kaynak kitap alacak parasının dahi olmadığı, bir bütün olarak sosyal-kültürel ihtiyaçlarını artık hiç karşılayamadığı, belirsizliğin ve kaygının her geçen gün daha yüksek oranda nüksettiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu tablonun yarattığı gerilim Türkiye gençliğinin yaşamına mutsuzluk, depresyon ve ruhsal sorunlar olarak yansımaya devam ediyor. Tek adam yönetimi inşa etmek istediği gerici-faşist rejime dayanak olabilecek bir toplum yaratma yolunda eğitimin her kademesinde tarikat ve cemaatlerin egemenliğini attırma, toplumsal yaşamı dini referanslarla düzenleme çabasını sürdürüyor. Tam da bu noktada gerçek bir laiklik mücadelesinin öneminin altını yeniden çizmek gerekiyor" diye belirtiyor.

Muhalefetin de katkısı var

Özellikle son zamanlarda mülteci ve Kürtlere dönük artan saldırılara da değinen İlik, "Bu saldırıların yaşam bulması, Erdoğan ve tek adam yönetiminin gerici-faşist bir devlet örgütlenmesinin inşasından ve bununla iç içe bir şekilde baskı ve yasaklara, devlet terörüne hız verilmesine dönük politikalardan bağımsız değil. Mevcut politik rejimin özellikle son yıllarda giderek belirginleşen gerici ve faşizan karakteri birçok ırkçı kışkırtmanın önünü açıyor. Aynı zamanda Erdoğan ve hükümeti bölgede ve dış politika alanında sıkışmışlığını aşacak yeni bir pozisyon elde edebilmiş değil. Paylaşım mücadelesinden pay kapmanın yanı sıra savaş kışkırtıcılığını sürdürme tutumunda da ısrar ediyor" diye vurguluyor.

Mücadelede kararlıyız

Saldırıların devlet kontrolünde gerçekleştiğine vurgu yapan İlik, "Bununla birlikte burjuva muhalefetin ve çeşitli türden liberal çevrelerin söylem ve politikaları da ırkçı-şoven çevrelerin istismarına açık bir yaklaşım olarak sürüyor" ifadeleriyle muhalefetin de bu saldırılara çanak tuttuğunu söylüyor. İlik, tüm bunlar karşısında barış ve kardeşlik taleplerini, anti-emperyalist ve enternasyonal mücadele bilincini ilerletmek üzere çalışmalarını sürdürmekte kararlı olduklarının altını çiziyor.

  •  Seçimler açısından, üçüncü bir seçeneğin, sömürülen ve ezilen halk kitlelerinin taleplerini, birliğini ve mücadelesini ilerletmeye hizmet edecek devrimci-demokratik bir halk seçeneğinin örgütlenmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Gençliğin bir aktör olarak kendi talep ve ihtiyaçlarının arkasında durabileceğini düşünüyoruz.

Yarını beklemeden örgütlenmeye!

Türkiye gençliğinin insanca bir yaşam ve gelecek için örgütlü bir siyaset ihtiyacını her zamankinden daha fazla hissettiğini söyleyen İlik, yaşanan tüm kötülüklere karşı her gencin gidişata etki eden aktif birer özne olmak zorunda olduğunu hatırlatıyor. Böylesi bir müdahale olmaksızın eşit ve özgür bir dünya, demokratik bir Türkiye özleminin gerçekleşmesinin oldukça zor olduğunu ekleyen İlik "Bu sebeple ilk önce her bir arkadaşımızı yarını beklemeksizin sıra arkadaşı ile birleşip mücadele etmeye ve örgütlenerek başka bir dünyayı mümkün kılmaya davet ediyoruz" diyerek tüm gençliği örgütlenmeye çağırıyor. 

Devrimci-Demokratik bir halk seçeneği

.

Her kesimden gençlik kesimleri arasında ekonomik ve siyasal sebeplerden ötürü ciddi bir öfke biriktiğini de hatırlatan Emek Gençliği MYK Üyesi Hazan İlik, "Bu öfke, mevcut düzenden duyulan rahatsızlık ve eşit ve özgür bir dünya özlemi değişim isteğini arttırıyor. Ama bu değişimin nasıl gerçekleşeceği konusunda yekpare bir fikir birliği olduğunu söylemek zor. 

Bu noktada biriken sorunların karşısında tüm çözümleri seçime endeksleyen burjuva muhalif partilerin ertelemeci ve beklemeyi öğütleyen tutumuna karşı değişimin ancak mücadeleyle mümkün olacağını söylüyoruz her yerde. Tek adam yönetimi gençlik yığınlarının her türden hak ve özgürlüklerine daha fazla saldırırken, onun alternatifi olma iddiasında olan burjuva muhalefet ise gençliğin birikmiş sorunlarının kaynaklık ettiği tepkisini soğurmak, sessizce kendine yedeklenmesini sağlamak üzere adımlar atıyor. Tıpkı içeride olduğu gibi, dışarıda da sömürülen ve ezilen halk kitlelerinin mücadelesi karşısında tedirgin olan Erdoğan hükümeti ve Cumhur İttifakı ile CHP-İP ittifakı geçtiğimiz günlerde Kazakistan’da yaşanan halk isyanının karşısında birleşti ve gerici çağrılar yaptı örneğin. Bu sebeple seçimler açısından da, üçüncü bir seçeneğin, sömürülen ve ezilen halk kitlelerinin taleplerini, birliğini ve mücadelesini ilerletmeye hizmet edecek devrimci-demokratik bir halk seçeneğinin örgütlenmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Gençliğin bir aktör olarak kendi talep ve ihtiyaçlarının arkasında durabileceği, onlar için mücadele edebileceği gerçek bir alternatifi örgütlemek için elimizden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğiz" diyerek sözlerini noktalıyor.

 

 

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.