- Tigray'da yeniden başlayan çatışmalar, yüz binlerce kişinin hayatını kaybettiği Etiyopya iç savaşının yeniden alevlenebileceği endişesini artırdı. Değişen bölgesel ittifaklar ise gerilimin Afrika Boynuzu'na yayılabileceği uyarılarını güçlendiriyor.
Etiyopya iç savaşı, 2022 yılında imzalanan Pretoria Anlaşması’yla sona erdi. Etiyopya devleti ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) arasında Güney Afrika'nın Pretoria şehrinde imzalanan anlaşmayla 21. yüzyılın en kanlı çatışmalarından biri olan ve iki yıl süren savaş durdu. Başta kuzeydeki Tigray bölgesi olmak üzere yüz binlerce sivil ve savaşçı hayatını kaybetti. O dönemde işlenen cinsel şiddet suçlarının sayısı çok yüksek, yaşananların hikâyeleri ise sarsıcıydı.
Hafta sonu Tigray'ın batısında, Eritre sınırı yakınlarında yeniden çatışmaların patlak vermesi ve tarafların birbirini suçlaması nedeniyle, bir kez daha ağır can kayıpları yaşanabileceği yönünde büyük endişe hâkim.
Eritre’nin desteğini aldı
Tigray halkı, Etiyopya'yı yöneten federal koalisyon partisi EPRDF'yi otuz yıl boyunca domine etti. Ancak 2018 yılında Oromo kökenli Başbakan Abiy Ahmed partinin yönetimini devraldı. Birçok kişi için şaşırtıcı olan ise sonraki iç savaşta Abiy'nin Tigray'a karşı tarihidüşman Eritre'nin desteğini almasıydı.
1990'lı yılların sonlarında Eritre ile Etiyopya arasında sınır anlaşmazlıkları nedeniyle savaş çıkmış, barış anlaşmasının sağlanamaması ve süregelen sınır çatışmaları nedeniyle savaşın her an yeniden başlayabileceği düşünülmüştü. Ancak beklenmedik bir gelişme yaşandı. Seçilmesinin ardından "Afrika'nın Obama'sı" olarak övülen Abiy, Eritre'ye sunduğu barış teklifi sayesinde 2019 Nobel Barış Ödülü'nü kazandı.
Değişen ittifaklar
Birkaç ay sonra Eritre, Etiyopya hükûmetinin yanında Tigray'a karşı savaşa katılınca, birçok kişi Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'nin (TPLF) tasfiye edilmesinin zaten iki devletin de gizli hedefi olup olmadığını sorgulamaya başladı. Bundan önce de Abiy, aydan aya daha otoriter bir yönetim sergiliyor ve Etiyopya'yı merkezîleştirmeye çalışıyordu. Başkent güçlerinin, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) lojistik desteği (İHA sevkiyatları) sayesinde kazandığı savaşın ardından, yerel milislerin silahsızlandırılmasına ilişkin anlaşma başarısız oldu.
Uzmanların çoğu, mevcut çatışmanın yılın başından bu yana tırmanacağını öngörüyordu. Tigray tarafı ise Abiy'nin soykırım planı olduğuna dikkat çekiyor. Der Standard’tan FabianSommavilla’ya göre ise Eritre, Etiyopya'nın denize çıkış talebini giderek daha açık şekilde dile getirmesi nedeniyle baskı altında olduğunu düşünüyor. Dünyanın nüfus bakımından en büyük denize kıyısı olmayan ülkesinin lideri olan Abiy, son dönemde Etiyopya'nın daha fazla denize çıkışı olmadan kalmayacağını defalarca ifade etti. Bir zamanlar Etiyopya'nın bir eyaleti olan Eritre, bu nedenle Etiyopya'nın işgalci hedeflerinin olası mağduru olarak kendisini görüyor ve bir kez daha taraf değiştirmiş durumda. Böylece bir zamanların katilleri, şimdi Etiyopya merkezi hükûmetine karşı mücadelede Tigray'ın müttefiki olarak görülüyor.
Bölgesel ittifaklar
Çatışmanın bölge geneline yayılma potansiyeli taşıdığı açık. TPLF, son saldırılarda hükûmet güçlerinin Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri'nden (Rapid Support Forces) destek aldığını belirtiyor. Bu grubun da Sudan iç savaşında yıllardır BAE tarafından desteklendiği ifade ediliyor.
Mısır ve Sudan, aşağı havzadaki Nil sularını Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (GERD) aracılığıyla kontrol edebilecek güçte bir Etiyopya'dan yıllardır endişe duyuyor. Somali deAbiy'nin Puntland ve Somaliland ile ilişkilerini yoğunlaştırması nedeniyle Etiyopya'ya sıcak bakmıyor. Somaliland'da yakında ABD, BAE ve İsrail tarafından ortak kullanılacak bir derin deniz limanı ve askerî üs tamamlanacak. İsrail, bugüne kadar Somaliland'ı tanıyan tek devlet oldu. Afrika Boynuzu'nda bir çatışmanın patlak vermesi hâlinde, tehlikeli derecede çok sayıda aktörün bu sürece dâhil olması bekleniyor. HABER MERKEZİ