
Kolluk şiddeti
Kendisine yönelik eleştiri ve itirazlara karşı tahammülsüzlüğü her geçen gün daha da artan ve otoriterleşen AKP iktidarı, kolluk şiddetini, kendisine muhalefet eden tüm toplumsal kesimlere yönelik olarak her fırsatta kullanıyor.
Yeni güvenlik paketinde özellikle toplumsal olaylara ve gösterilere müdahale sırasında polis amirlerinin talimatı ile kolluk kuvvetlerine 24 saat gözaltı işlemi yapılabilme yetkisi verileceği belirtildi. Gözaltı yetkisinin bu biçimde genişletilmesinin mutlak karaktere sahip işkence yasağının ihlalinden başka bir sonuç doğurmayacağı çok açık.
Silah kullanma yetkisi
Yeni düzenlemede kolluk kuvvelerinin silah kullanma yetkisinin de arttırılacağı ifade edildir. 14 Haziran 2007’de Polis Vazife ve Salahiyet Kanununda (PVSK) yapılan değişikliklerle zaten polisin yetkileri genişletilip keyfileştirildi.
TİHV Dokümantasyon Merkezi’nin belirlemelerine göre o tarihten bu yana polisin silah kullanması sonucunda 175 kişi yaşamını yitirdi. Bu tür ölüm olaylarının ardından sorumlular hakkında açılan davaların büyük bir bölümü ise cezasızlıkla sonuçlandı. Hal böyle iken kolluk kuvvetlerinin yetkilerinin daha da arttırılmasının doğuracağı sonuçları düşünmek bile istemiyoruz.
Makul şüphe
Yeni güvenlik paketinin en kaygı verici kavramlarından biri ise “makul şüphe” kavramı. Böylesi belirsiz ve esnek bir kavrama dayanarak verilecek arama ve tutuklama kararları, diğer düzenlemeler ile birlikte düşünüldüğünde iktidarın elinde muhaliflere karşı nasıl güçlü bir baskı ve sindirme aracı haline geleceğini öngörmek çok güç olmasa gerek.