Til Hemis operasyonu ile Cizîrê bölgesindeki DAİŞ varlığı büyük oranda sonlandırıldı. Operasyon sadece kantondaki DAİŞ tehdidini ortadan kaldırmaya dönük değil, Güney Kürdistan’daki DAİŞ varlığının sona erdirilmesi açısından önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor. 

Cizirê Kantonu Savunma Bakanı Ebdulkerim Saroxan, askeri alanda Rojava ve Başur bağlantısındaki stratejik öneme sahip Til Hemis’in çetelerden temizlenmesi; siyasi alanda ise Siyasi Danışma Kurulu’nun oluşturulması gibi gelişmelerle artık Kürt birliğinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Rojnews’in sorularını yanıtlayan Saroxan, “Artık ulusal kongrenin gerçekleşmesi ve Kürdistan’ın her dört parçası için ortak bir askeri gücün oluşturulması için zaman gelmiştir” dedi. 


Cizirê Kantonu’nda öz savunma anlamında yaşanan gelişmeler hangi aşamada? Diğer halk gruplarıyla ilişkileriniz nasıl?

DAİŞ çetelerinin Kobanê ve çevresinden çıkartılması halka büyük bir moral verdi. Bunun üzerine Til Hemis operasyonu başlatıldı ve bu operasyon çerçevesinde de Til Hemis ve çevresindeki yüzlerce köy DAİŞ çetelerinden temizlendi. Til Temir ve Til Berak operasyonlarına Kürt halkı ile birlikte Arap, Süryani ve Asuri halkları da katıldı. Til Hemis operasyonu Arap halkının talebi üzerine başlatıldı. Ve bu operasyonlar sırasında Arap aşiretlerinden birçok genç ve Süryani Askeri Meclisi YPG-YPJ güçleriyle birlikte savaşarak destek oldu. Bu birliktelik kökenini Rojava’da varolan ve yüzyıllara dayanan kardeşlikten almaktadır.
Rejim güçleri Kürt halkı ile Arap, Süryani, Asuri ve Hıristiyan azınlıklar arasında çatışmaların yaşanmasını çok istiyorlardı. Ve bunun için çeşitli girişimleri de oldu fakat tüm bunlar boşa çıkartıldı. Fakat ne yazık ki Suriye muhalefeti Kürtlerin karşısında yer aldılar. İşte bu yüzden YPG/YPJ güçlerinin Til Hemis ve Til Berak’ta Arap halkını yerlerinden ederek evlerini yaktığına dair hiçbir doğruluk payı olmayan kara propagandalar yapmaktadırlar. Böyle bir şey söz konusu olmadığı gibi bölgede bulunan Araplar da bizlerle birlikte söz konusu bölgenin DAİŞ çetelerinden kurtarılması için düzenlenen operasyonlara katıldı.


Bazı medya organları YPG’nin Til Hemis ve bazı Arap bölgelerinde katliam yaptığı propagandasını yapıyor...

YPG/YPJ gibi bir gücün böylesi kirli bir şeyle suçlanması çok büyük bir ayıptır. Bütün dünya YPG-YPJ güçlerinin Kobanê, Cezaa, Til Temir ve Til Hemis’in özgürleştirilmesi ve DAİŞ çetelerinden temizlenmesi için nasıl bir fedailik ve direniş sergilediğini görmüştür. Bu suçlamalarda bulunan kişi ve kesimler açık açık yalan söylemektedir. Bu çevrelere şunu sormak gerekir: DAİŞ çeteleri 2 yıldır bu bölgeyi işgal etmişti. Bugün bunları söyleyenler bir tek gün çıkıp DAİŞ çetelerinin Arap halkına işkence yaptığına dair bir açıklamada bulundular mı? Hayır bunu yapmadılar. Böylesi bir açıklama yapmadıkları için bu kesimleri DAİŞ taraftarı olarak değerlendirebiliriz. Bu kesimlerin YPG/YPJ’nin zafer kazanmasına tahammülleri olmadığından bu şekilde kara propagandalarla savaşçılarımızı karalamak istiyorlar.
Bütün bu yaşananlar hem Rojava hem de Suriye’de tek çözüm yolunun demokratik özerklik olduğunu ispatlamıştır. Her bölgede kendilerini önce Özgür Suriye ordusu olarak tanıtmak istiyorlar, fakat başarıya ulaşmadıklarında aslında bunların DAİŞ oldukları ortaya çıkıyor ve bu kesimler DAİŞ’e sahip çıkıyorlar. Rojava’da kurmaya çalıştığımız demokratik özerk sisteme tahammül edemediklerinden Avrupa’dan, Arap ülkelerinden, Çeçenistan’dan ve dünyanın her yerinden gençleri buraya getirerek bize karşı savaştırıyorlar. Ellerinden hiçbir şey gelmediği için de kara propagandalarla karalamaya çalışıyorlar. Demokratik özerklik projesi şehitlerimizin kanıyla oluşturulmuş bir projedir. Fakat ne yazık ki bazı Kürt örgütleri de bu karalama kampanyalarına yardım etmekte, yardım etmeyenler de bunun karşısında sessiz kalmaktadır.
YPG-YPJ güçlerinin direnişi, bütün dünyanın Rojava, özerk demokratik sistem ve Kürt halkı üzerine görüş ve düşüncelerini değiştirmiştir. Herkes YPG’nin insanlığın canlı kalkanı olduğunu en somut bir biçimde görmüştür. 


Kobanê ve çevresinin özgürleştirilmesi ardından Rojava’dan Güney Kürdistan’a göç eden halk geri dönmek istiyor. Fakat Güney Kürdistan ve Rojava’nın bazı siyasi partilerinin gereken yardımı yapmadığı söyleniyor. 

Savaş sürecinde Güney Kürdistan’a göç etmiş olan halkımız artık geri dönebilir. Eğer dönmek isterlerse, Güney Kürdistan hükümeti ve siyasi partilerinin kendilerine yardımcı olması gerekir. Güney Kürdistan’da kalan Rojava partileri fazla bir şey yapamazlar fakat Kürdistan bölgesel hükümeti bu halkımızı sınır kapısına getirerek kendilerine yardımcı olabilir. Kürdistan bölgesel hükümeti de Rojava göçmenlerine ülkelerine dönebileceklerine dair çağrıda bulun- malıdır. Kapımız herkese açıktır ve üzerimize düşenleri de yerine getirmeye hazırız.


Semelka sınır kapısı şu anda heyetler için açık fakat ticaret için kapalı. Bunun nedeni ne?

Rojava Siyasi Danışma Kurulu’nun oluşturulması ardından Kürdistan bölgesel hükümeti Rojava halkının artık birlik olduğunu görmelidir. Rojava’nın kendisine öncülük edecek bir örgütlenmesi mevcuttur. Bu yüzden artık bu sınır kapısı açılmalıdır. Qamışlo, Derik ve bütün Rojava’daki halkımızın Güney Kürdistan’a kolayca girip çıkabilmesi için projelerimiz var. Bu yüzden birbirimize iki ayrı halk olarak bakmamalıyız. Artık ulusal kongrenin gerçekleşmesi ve Kürdistan’ın her dört parçası için ortak bir askeri gücün oluşturulması için zaman gelmiştir.
Son olarak da herkes YPG’ye güvenmeli ve destek sunmalıdır. Şehitlerimizin döktüğü onca kandan sonra artık bir adım bile geri adım atılmayacağını herkes bilmelidir. Herkes bu direnişe katılmalıdır, çünkü Rojava hepimizindir.


RÜSTEM HOGIR-ŞOREŞ BENEK/ROJ NEWS/SÜLEYMANİYE