Fransa’da Charlie Hebdo mizah dergisine yapılan dinci-gerici terör saldırısı ve devamında Fransa'da birbirini izleyen saldırılar sonrasında terörizme karşı ortak tutum gündeme oturdu. Öncelikle sorulması gereken; bu örgütlenmelerin tarihi bugün mü başladı? Dün bu örgütlenmeler, Şengal'de katlederken, Irak'ta kadın satarken, Suriye'de kafa keserken, Afrika'da onlarca kız çocuğunu rehin alıp tecavüz ederken, hatta Rojava'ya karşı kullanmaları için bizzat Fransa'nın ambulans araçları silah taşırken ey dünya neredeydiniz?
Şimdi ellerinde "Je suis Charlie" yazısıyla sokağa çıkan ve dünyanın her yerini kaplayan milyonlar, 6 yıldır sürekli koruma ile yatıp kalkmak durumunda kalan Charlie Hebdo editörü Charb'ın yaşamı bir ölüden farksız hale gelirken neden insan seli oluşturup korumadınız diye bağırası geliyor insanın! Bu nedenle bugün Fransa’da yaşanan katliamın failleri bellidir. Katliamın tetiğini çeken gerici terörün doğasıdır, ama bugüne kadar bu gerici siyasete destek olan tüm güçlerde bu katliamın yaratıcısıdır. Bu katliama ağlayan milyonlar unutmayın; her şeye sessiz salarak, suskunluğunuzla bu suça ortak oldunuz!
El Kaide, IŞİD, El Nusra isimlerini dünyanın başına musallat edenler Paris'te sokağa inmiş milyonların önünde saf tutuyorlar. Timsah gözyaşları döküyorlar. Ortadoğu’da, Afrika’da bu insanlık dışı örgütlenmeleri yaratan politikaları siz üretmediniz mi? Son yıllarda El Nusra, IŞİD gibi örgütlenmelerin arkasında duran, silah ve para yardımı yapan Suudi Arabistan, Katar, Türkiye gibi ülkelere neden ambargo uygulamadınız, neden bugün Davutoğlu hala aranızda yürüyor?
Sermaye akışını hızlandırmak amacıyla Ortadoğu'yu işgal ederek; etnik, dinsel vb savaşlara sürükleyen emperyal güçler şimdi kendi yarattıkları canavarla yüzleşiyorlar. Ve bu canavarın bedelini yine muhalifler ödüyor. Sivil insanlar ödüyor. Bedeli, Charlie Hebdo gibi bütün bu siyasi yaklaşımların ötesinde duran, laiklik savunucuları ödüyor.
Ve şimdi Fransa sokaklarına 10 bin asker, 80 bin güvenlik gücü salarak Fransa Başbakanı Manuel Valls çıkıp "teröre karşı ülkemizi koruyacağız" diyor. Bütün okulların, kamu kurumlarının, dini mekanların, devlet dairelerinin, toplu taşıma noktalarının korunmasıyla bir ülkenin korunamayacağını Valls herkesten daha iyi biliyor. Şimdi sokağa binlerce güvenlik görevlisi dikerek, en ufak bir paket gördüğünde panik atak geçiren halkın gözlerindeki korkuyu silebilecek misiniz?
Neden Fransa, neden ABD törene devlet başkanı düzeyinde katılmıyor, neden katil Erdoğan'ın ilk yaptığı açıklama, "Suriye'ye karadan girmek gerektiği" yönünde... Bütün bu sorular Ortadoğu konusundaki dalaşın daha da büyüdüğünü gösteriyor. Ve şimdi timsah gözyaşlarınızla hangi plan peşindesiniz, faturayı kime ve nereye keseceksiniz?