Özgür Kadın Hareketi (TJA), çocuk kayıpları ve öldürülmelerine ilişkin yazılı açıklama yayınladı. Çocuk Hakları Bakanlığı’nın kurularak etkin yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğine dikkat çeken TJA,  KHK’lerle kapatılan kadın ve çocuk kurumlarının derhal açılması gerektiğini vurguladı.

Leyla ve Eylül’ün kaçırılarak cansız bedenlerine ulaşılmasına karşı öfkelerinin arttığına dikkat çeken TJA, çocukların özgür bir toplumda yaşamaları için yürütülen özgür toplum mücadelesinin gerekçesi olduğunun altını çizdi.

Çocuk istismarları ve katliamlarında eril devlet aklının rol oynadığını belirten TJA, “Bilinmelidir ki çocuğa dönük hiçbir katliam hiçbir istismar ‘münferit’ ya da bireysel değildir. Çocuğu birey olarak görmeyen, çocuk sömürüsünü, istismarını meşrulaştıran,  eril-egemenlikçi zihniyet, yarattığı, büyüttüğü şiddet politikalarını birçok defa ifadelendirmiş, açığa çıkan her olayı örtbas etmiştir” diyerek, Ensar Vakfı’nda 45 çocuğa uygulanan istismardan sonra dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’nın ‘bir kereden bir şey olmaz” şeklinde basına verdiği demeci hatırlattı.

Bu politikaların sonucunda son 10 yılda çocuk istismarlarında yüzde 700’lük bir artışın yaşandığını, kayıp çocuk vakalarının ise 8 yılda 100 bini aştığı belirtilen açıklamada, Agirî ve Ankara’da Leyla ve Eylül adlı kız çocuklarının katledilmesinden sonra ‘kimyasal hadım’ ve ‘idam’ tartışmaları ile esastan uzaklaşıldığı ifade edildi.

TJA açıklaması devamla şöyle: “Çocuk istismarları ve cinayetleri politiktir, ideolojiktir. Kaynağını iktidarların toplumu çürütme politikalarından almaktadırlar. Ayrıca, Çocuk Hakları Sözleşmesi, Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel sömürü ve istismara karşı korunması sözleşmesi başta olmak uluslar arası sözleşmeler uygulanmalı, Çocuk Hakları Bakanlığı kurularak etkin yasal düzenlemeler yapılmalı, KHK’larla kapatılan kadın ve çocuk kurumları derhal açılmalıdır.”

 

AMED