TJK-E, açıklamasında tüm kadınları eşitsizliğe, şiddete, sömürüye, tecavüze, tacize ve faşizme karşı mücadeleyi büyütmeye çağırdı.

Ataerkil sistemin, yaşamın her anında şiddeti, ayrımcılığı, cinsel saldırıları ve eşitsizliği bir devlet politikası olarak ürettiği ve kurumsallaştırdığına dikkat çekilen açıklamada, kadınların ataerkil sistemin kadın özgürlük çizgisine karşı kendisini ayakta tutmaya çalıştığı gerçeğini gözardı etmemesi gerektiğini belirtti. 

Tüm kadınların erkek egemen sisteme karşı özgürlük, eşitlik ve demokratik değerlere sahip çıkma temelinde sınırsız sömürüye karşı sınırsız mücadele ve direniş ile karşılık vermesinin kadının kurtuluşunu ve toplumun özgürlüğünü beraberinde getireceği vurgulanan açıklamada, şu çağrı yapıldı: "25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü vesilesi ile 'Ji bo Tekbirina Dagirkeri, Xwebûn' şiarı temelinde egemenliğe, eşitsizliğe, şiddete, sömürüye, tecavüz ve tacize karşı; bilinçlenmek, irade kazanmak ve örgütlenmek uzun süreli bir mücadelenin olmazsa olmazı diyor, tüm kadınları faşizme karşı dayanışmaya ve mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz." 

 Özgür kadınla kazanacağız

HBDH’li kadınlar da kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve ölümün had safhaya ulaştığını belirterek, buna karşı mücadelenin örgütlülükten ve toplumsal özgürlüğü inşa etmekten geçtiğini vurguladı. 

“Dünyanın her yerindeki kadın örgütleri, partileri, hareketleri kapsamlı örgütlenmeler temelinde bir araya gelip siyasal, ekonomik, hukuksal, kültürel, öz savunma temelinde örgütlü bir mücadele zemini yaratmalıdır” diyen HBDH’li kadınların mesajı ‘Kahrolsun erkek egemenlikli sistem’, ‘Özgür kadınla özgür yaşam kazanacak’ ifadeleriyle sona erdi. 


HABER MERKEZİ