Avrupa'da Kürt kadınlarının yürüttüğü mücadeleyi değerlendiren Uluslararası Kürt Kadın Hareketi Temsilciliği üyesi Nursel Kılıç, Rojava Kadın Devrimi'nin yarattığı etkinin, Avrupa'da tüm kapıların kendilerine açılmasına vesile olduğunu belirtti. 

JINHA'dan Derya Bradost'un sorularını yanıtlayan Kılıç, Avrupa'da 90'ların ortalarından itibaren kadın çalışmalarının yürütüldüğünü, ancak Rojava Devrimiyle birlikte Kürt kadınlarının kendisini Avrupa'daki sol demokratik ve feminist çevrelere daha da yakınlaştırdığını, siyasi arenada politik makamlar nezdinde, uluslararası kurumlar nezdinde kısmi meşruiyet kazandığını söyledi. 


Kendimizi tanıttık, sıra örgütlülükte

Geçtiğimiz bir yıl içerisinde Avrupa'dan sayısız heyetin Rojava'ya gittiğini hatırlatan Kılıç, "Bu yıl ideolojik ve diplomatik çalışmaların en zirvede olduğu bir dönemi yaşadık. Demokratik Konfederalizm sistemini, kadınların devrimdeki öncülü rolünü tanıtmaya dönük çok önemli çalışmalar yürütüldü. Seminerler ve eğitimler düzenlendi. Kürt kadınları olarak artık kendimizi tanıtma sürecini aştık, örgütlülüğü örme sürecindeyiz" dedi. 

Nursel Kılıç, açığa çıkan sonuçları ise şöyle özetledi: "Mesela dostluk komiteleri, kolektifler oluştu. Fransa'da Kobanê'nin inşasına yönelik bir feminist kolektifi oluştu. Bu kolektif gidip Kobanê'ye, Suruç'a gidip temaslarda bulundu. Kenti kadın bakış açısıyla, kadın gözüyle yeniden inşa etmeye dönük çalışmalar yürütüyor."


Êzîdî kadınların rehabilitesi

Elde edilen bu açılımlarla birlikte ileriye yönelik çalışma hedefleri de koyduklarından söz eden Kılıç, 2014 Şengal Katliamı'ndan sonra DAİŞ çetelerinin esir aldığı Êzîdî kadınlar için başlattıkları "Şengal kadınlarının özgürlüğü insanlığın özgürlüğüdür" kampanyasını devam ettireceklerini söyledi. Çalışmalar kapsamında bugüne kadar Güney Kürdistan'a iki heyet gönderdiklerini aktaran Kılıç, özellikle Êzîdî kadınların kendi topraklarında rehabilite edilmeleri amacıyla bir merkezin oluşturulması yönünde çalışmaların başlatıldığını ifade etti. Êzîdî kadınlar için çeşitli yardım kampanyalarının da düzenlendiği bilgisini veren Kılıç, bu çalışmayı farklı boyutlara taşımayı hedeflediklerinin altını çizdi. 


Celaliyan'ın özgürlüğü

Temsilcilik üyesi Kılıç, uzun yıllardır İran'da tutsak edilen Zeynep Celaliyan'ın özgürlüğüne yönelik de kampanyalar düzenlediklerini belirtti. Celaliyan'ın gördüğü işkenceler sonucu sağlık sorunlarının giderek ağırlaştığına dikkat çeken Kılıç, konuyla ilgili gerek Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği Parlamentosu, gerekse uluslararası sivil toplum ve hak örgütleri nezdinde çalışmalar yürütmeye devam edeceklerini söyledi. . 


Paris Katliamı ile ilgili konferans

9 Ocak 2013'te Paris'te katledilen Kürt kadın devrimciler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in faillerinin açığa çıkması ve adaletin yer bulması için Kürt kadınların üç yıldır aralıksız her hafta sokaklarda eylemler düzenlediğini belirten Kılıç, aynı zamanda cumhurbaşkanlığından başbakanlığa kadar, katliamın aydınlatılmasını talep eden sayısız mektup gönderildiğini kaydetti. 

Kılıç, Fransa Kürdistan Dayanışma Koordinasyonu, Uluslararası Kürt Kadın Temsilciliği ve Fransa Demokratik Konseyi ile birlikte Fransa Parlamentosu'nda bir konferans düzenleyecekleri bilgisini paylaştı. Kılıç, "Konferansın amacı, olayın hukuki boyutunu tartışmak. Avukatların, sivil toplum örgütlerinin, uluslararası arenada ve Avrupa'da tanınmış savcıların, kadın örgütlerinin katılımıyla mahkemeden önce konferansı gerçekleştirmeyi düşünüyoruz" diye konuştu.


Siyasi cinayetlere ilişkin platform

Paris'in ortasında 25 siyasi cinayetin işlendiğine ve bunların hiçbirinin aydınlatılmadığına dikkat çeken Kılıç, bu amaçla cinayete kurban giden insanların aileleri ve cinayetlerin aydınlatılmasını talep eden örgütlerle ortak bir platform oluşturmayı amaçladıklarını söyledi. Kılıç, Paris katliamıyla ilgili soruşturmanın kapatıldığını ancak Temmuz ayında katil zanlısı Ömer Güney'in MİT ile ilişkisine işaret edildiğini belirterek, "Sonraki aşamada yargı bunu nasıl işleyecek göreceğiz. Bu Fransa'da bir ilktir. Davanın daha sonra neye evrileceği, yargılamanın nasıl yapılacağı, mahkeme nasıl sonuçlanacağı bizim açımızdan bir soru işaretidir. Bu bağlamda 25 siyasi cinayete kurban giden devrimcilerin aileleriyle ve onlar içinde aydınlanma çalışmasını yürüten örgütlerle biz bir platform oluşturmayı düşünüyoruz. Mahkeme öncesi bu insanları hem merkezi yürüyüşe katmayı hem de konferansa katmayı düşünüyoruz" dedi.


HABER MERKEZİ