
Kayıpların akıbetini bulmak, toplu mezarlardaki insanların mezar hakkına kavuşmasını sağlamak ve bir bütün olarak geçmişle yüzleşmesi sağlamak amacıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) bünyesinde Toplu Mezar Vakfı kurulacak. Vakfa ilişkin bilgi veren İHD Amed Şube Başkanı Raci Bilici, vakfın bölgedeki toplu mezarları araştırıp, bilimsel bir çalışma yürüteceğini ifade ederek, devletin de geçmişle yüzleşmesi gerektiğini vurguladı. Bilici, "Öteden beri toplu mezarlar uğraştığımız bir mesele. Şu ana kadar devletin bu konuda hiçbir adımı olmamıştır. Bizim gibi savaş yaşayan ülkelerde de bu tür şeyler gündeme geliyor. Bu toplu mezar vakfını bu amaçla kurma kararı aldık" dedi.
Uzmanlar da çalışacak
Vakıf çalışmalarında antropologlar, arkeologların ve psikologların da yer alacağını aktaran Bilici, "Belirli çevrelerin bu konudaki fikrini alacağız. MEYA-DER, YAKAY-DER, Barış Anneleri İnisiyatifi gibi kurumlardan destek alacağız. 100 kişilik bir ekiple çalışma yürütmeyi planlıyoruz. Yılsonu itibariyle vakfın kuruluş aşamasını bitirmeyi düşünüyoruz. En geç 2014 yılının Ocak ayında bitecek" diye konuştu. Bilici, "Ermeni soykırımı ile alakalı dönemlere ait toplu mezarlar vardır. Aynı şekilde Kürt isyanlarından kaynaklı toplu mezarlar var. Ve en son da son 30 yılda devlet ile Kürtler arasındaki savaştan kaynaklı ölümler var. Bu Toplu Mezar Vakfı özellikle de Kürdistan'da hakikatlerin açığa çıkması içinde mücadele edecek. Bu şekilde delilleri toplayacak" dedi.
'DNA bankası kurulacak'
Toplu mezarları ararken çok hassas olunması gerektiğine işaret eden Bilici, "Kimliklendirmeyi sağlıklı yapmalıyız. Kime ait olduğu ve oradaki delillerin saklanması bu sürece katkı sunacak. Adli Tıp uzmanlarının kendi alanlarıyla ilgili deliller toplamaları gerekir. Araştırma ve inceleme yapmaları gerekir. Çünkü birçok kullanılması yasak olan silahlar kullanıldı. Sağ yakalanıp işkenceyle öldürülen oldu. Bunlar vakfın çalışmalarıyla açığa çıkacak" şeklinde konuştu. Sağlıklı bir kimliklendirme yapılabilmesi için DNA bankası kurulmasının şart olduğunu belirten Bilici, şöyle devam etti: "Yasal çalışmaları başlatma temelinde hukuksal bir mücadele vereceğiz. Bunları aştıktan sonra DNA bankası oluşturulacak ve bütün kayıp yakınları buraya müracaat edecek. Usulüne göre mezarlar açılır kimliklendirme yapılır. Binlerce kayıp ailesi gider bu DNA bankasına örnek verir ve toplu mezarlarda çıkan örnekler gönderilir. Kiminle eşleştiyse kime aitse onu cenazesi bir bütün olarak hassasiyetle antropolog ve arkeologlar yardımıyla çıkarılıp ailelere teslim edilir."
Yakınları travma yaşıyor
Bilici, kayıp yakınlarının psikolojik olarak ciddi sıkıntılar yaşadığına işaret ederek, "Toplu Mezar Vakfı bünyesinde psikologların olması lazım; çünkü ciddi anlamda toplum travma geçirmiş ve özellikle kayıp yakınları çok sıkıntı yaşıyor" dedi. Bilici vakıfla tüm kayıpları bulmayı hedeflediklerini belirterek, "Tüm kayıplar bulunana kadar bu çalışma devam edecek. Örneğin son 30 yılda ölen ama mezarına ulaşılamayan hiç kimseyi bırakmayacağız" şeklinde konuştu.
Devlet arşivleri açmalı
Bütün kayıpların devletin bilgisinde olduğunun altını çizen Bilici, "Özellikle devlet arşivinde kaybedilen bütün sivillerin bilgisi vardır. Devletin bu arşivleri açması ve sivilleri nereye gömdüğünü söylemesi lazım. Çünkü bu kayıpları aramak bulmak çok uzun zaman alır. Aynı şekilde bu çatışmada kirli savaşta ölenlerin nerelere gömüldüğü Genelkurmay'ın arşivinde vardır. Genelkurmay istese onları çıkarabilir" diye kaydetti. Bilici, toplu mezar arayışları esnasında Kürt isyanları bastırılırken, öldürülen kadın ve çocuk cesetlerine denk geldiklerini de ifade ederek, "Bingöl'de Şeyh Said döneminde kalan bir toplu mezar var. 98 tane yakılmış kadın ve çocuk. Daha sonra o toplu mezarın üzerine çatışmada yaşamını yitiren 40 PKK gerillası topluca oraya gömülüyor. Eski zamanlardan kalan toplu mezarlarla karılaştığımız zaman aynı hassasiyeti göstereceğiz" dedi.
DİHA/AMED