“Sözde” müzik yapımcısı Erol Köse’nin, 23 Nisan vesilesiyle Kürt
çocuklarına ettiği küfür ve Kürt halkına yaptığı hakaret, Kürt sorununa
geleneksel yaklaşımda üstün başarılı devlet politikalarının bazı Türkler
tarafından nasıl da toplumsallaştığının açık bir göstergesi oldu!
Neymiş, “Atatürk zaten 23 Nisanı ………. çocuklarına değil de Türk
çocuklarına armağan etmiş”miş.
Bu satırları yazan biri, insan olabilir mi? Bir müzisyen, bir eş, bir
baba? Etnisitesi ne olursa olsun bir kere tüm dünya çocuklarına sevgi
beslemeyenler zaten insanlıktan zerre nasibini alamamış olanlardır. Ama
sistem böyle bireyler yetiştiriyor işte ne mutlu ona!
Her fırsatta söylemiyor muyuz? Bu savaş sürdükçe insanlık çürüyecek,
şiddet politikalarında, inkarda ısrar ettikçe aynı zamanda insanı insan
eden tüm değerler yerlerde sürünecek! Son otuz yıldır artarak devam eden
bir ivmeyle Türk toplumun nasıl saldırganlaştığını görmüyor muyuz?
Sadece apolet takarak militarist olunmaz; militarizm bu toplumun ruhuna
sinmiş. Militarizm bir zihniyettir; bir ideolojidir. Yükselen değerleri
olan ırkçılık ve linç söylemleriyle Türk olmayana, heteroseksüel
olmayana, Sünni olmayana, erkek olmayana “öteki” gözüyle bakmak bir
yana, neredeyse fırsatını her bulduklarında salya sümük saldırılmakta.
Karadeniz’deki mevsimlik tarım işçilerinin yaşadıkları trajedi,
Sakarya’da mevsimlik iş bekleyen yoksul Kürt ailelerin bulunduğu meydana
“köpek meydanı” adı verilmesi, TAYAD’lı gençlere Trabzon’da yapılan
saldırı, her fırsatta batı yakasındaki Kürt öğrenci ve işçilerin
yaşadıkları linçler son yıllarda yaşadıklarımızın sadece birkaçı. …
Bütün bunlar tehlike çanlarının son demleri. Bu nedenledir ki Şerzan
Kurt, Muğla’da polis kurşunuyla can verdi, bu nedenledir ki Pozantı’da
Kürt çocukları tecavüze uğradı, ruhen öldürüldü… Listeyi uzatmak
maalesef mümkün.
Bu nedenledir ki dünyada çocuklara bayram armağan edilen tek ülke
olmanın gururunu değil; öldürülen, tecavüze uğrayan, çocuk yaşta gelin
edilen/anne olan, işkence gören çocuklar ülkesi olmanın utancını
yaşayın! Sokaktaki çöpten beslenen, köyleri yakıldığı için okulunu
bırakıp ayakkabı boyayan, YİBO’larda askeri nizamla Türkleştirilen, ana
dilinden kopartılan çocuklar ülkesi olduğunuz için utanın! Çocuk
işçiliğin en fazla olduğu ülkeler sıralamasında başı çeken, madde
bağımlılığı yaşı 10’a kadar düşen çocuklar ülkesi…
Sahi Roboskî ne yana düşer? Orada devlet bombasıyla katledilen 34 can’ın
19’u çocuktu. Failler yargılanmıyor her zaman olduğu gibi. Zaten
yargılansa da sonuç Uğur Kaymaz’ın katillerinin beraat etmesinden farklı
mı olurdu acaba? Her fırsatta Suriye’de öldürülen sivillerden,
çocuklardan bahseden Başbakan acaba nerenin başbakanı? 19 tane çocuğun
nereye gömülü olduğunu düşünüyor acaba? Roboskîli çocuklar Libya’da mı,
Suriye’de mi yoksa Afganistan’da mı doğdular?
Tablo apaçık ortada. “Kadın da çocuk da olsa gereken yapılacaktır”
talimatını yağdıran Bir Başbakanın olduğu bir ülkede daha çok Erol
Köse’ler çıkar. Bu söylemden sonra 7’si çocuk 10 sivil, dört gün içinde
Amed’de polis kurşunuyla öldürüldü ve tek bir fail yargılanmıyor. Ne de
olsa en iyi Kürt çocuğu, ölü Kürt çocuğu!
Bingöl’deki karakol köpeklerinin parçaladığı Xezal Beru, askerin havan
mermisiyle öldürülen Ceylan Önkol ve daha niceleri, hepsi kabusu olsun
bu insanlık suçunu işleyenlerin ve ona ortak olanların! Başka da bir şey
demiyorum!
Toplum böyle militerleşir!