
Demirtaş, seçim çalışmalarına ilişkin DİHA’ya konuştu. HDP’nin Merkez Yürütme Kurul’unun gerçekleştirileceği toplantıyla seçim çalışmalarına hız kazandıracak olan Demirtaş, halkların kardeşliği temelinde demokrasi ve özgürlük cephesinin adayı olarak bölgesel mitingler gerçekleştireceklerini söyledi. Adaylığı açıklandığı günden bu yana birçok kurum ve siyasi çevreler tarafından olumlu tepkiler alan Demirtaş, hem Sünni hem de Alevi kesiminin AKP’nin adayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP-MHP adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’na ciddi anlamda tepki gösterdiğini kaydetti.
‘Türk medyası ambargo uyguluyor’
Seçim çalışmalarında zamanın oldukça kısıtlı olmasından kaynaklı Türkiye’nin 81 ilinde miting ve bir takım etkinlikler gerçekleştiremeyeceklerini dile getiren Demirtaş, ilk defa cumhurbaşkanın halk tarafından seçileceği Türkiye’de bölgesel mitingler yapılacağını söyledi. Türk medyasının kendilerine karşı ciddi anlamda ambargo uyguladığına dikkat çeken Demirtaş, “TRT başta olmak üzere özel televizyon ve medya gruplarının bu konuda baskı altına alınması için kampanyanın medya ayağına dönük bir çalışmamız olacak” dedi.
Avrupa turuna çıkıyor
Toplumun tüm kesimleri başta olmak üzere kadın ve çevre örgütlerinin bulunduğu her yerde ikna temelinde bire bir çalışmalar planladıklarını söyleyen Demirtaş, kampanya çalışmalarını da HDP’nin ilkeleri çerçevesinde yürüteceklerini belirtti. Almanya, Fransa, Belçika, İngiltere gibi büyük ülkelerde demokratik düşünce birliğini savunan Türkiyeli ve Kürdistanlı yurttaşların olduğunu kaydeden Demirtaş, önümüzdeki hafta itibariyle bu ülkelerde kitlesel olarak miting ve halk toplantıları gerçekleştireceklerini aktardı.
İki aday da devleti temsil ediyor
AKP ve CHP-MHP koalisyonunun gösterdiği adayların arasında hiç bir farkın olmadığını vurgulayan Demirtaş, her iki adayında tamamen klasik devletçi ve neo-liberal yaklaşımlara sahip olduğunu kaydetti. Adaylardan birinin Türk İslamcılığını savunarak Türklüğü öne çıkardığını, diğerinin ise İslamcı Türklük ile İslam-ı öne çıkardığına dikkat çeken Demirtaş, iki eğilimin birbiriyle yarışacağını dile getirdi. Her iki adaya da ciddi anlamda tepkilerin olduğunu söyleyen Demirtaş, “Bu tepkiler sadece Alevi kesiminden değil, dikkat ederseniz Sünni kesimden de adaylara tepki var. Bunlar Sünni kesimi de temsil etmiyorlar. Savundukları ilkeler itibariyle sadece devleti temsil ediyorlar. Devlet dediğimiz de ceberut, tekçi, faşizan bir anlayıştır” diye konuştu.
Seçimin çok ötesindedir
Demokrasi mücadelesinde imkanların doğru kullanılması halinde bölgede yaşayan yurttaşlar başta olmak üzere, Türkiye’nin batısında bulunan tüm ezilen kesimlerden hiç kimsenin tahmin etmeyeceği sonuçları açığa çıkartabileceklerini söyleyen Demirtaş, üçüncü bir çizgi olarak iki adaya karşı özgürlük çizgisini temsil eden HDP’nin başarılı olacağını ifade etti. Başta parti çalışanları olmak üzere HDP’ye gönül vermiş tüm kesimi seçim kampanyası sürecinde yekvücut halinde seferber olmaya çağıran Demirtaş, “Bu durum seçimin çok ötesinde bir durumdur. Herkes eleştirilerini kaygılarını bir kenara bırakıp bu kampanyanın etrafında kenetlenmelidir” dedi.
Biri hırsızlıkla diğeri statükoyla
Rakip her iki partinin de ellerinde çok daha güçlü olanaklar olmasına rağmen ilkeler düzeyinde diğer partilerden çok güçlü bir pozisyonda olduklarını söyleyen Demirtaş, “Bir tarafta hırsızlık ve yolsuzluklarla anılmaya başlanmış bir aday, öbür tarafta ise iki genel başkanın bir araya gelerek hiç kimseye danışmadan belirlediği eski statükoyu savunan ve hiç bir umut vaat etmeyen birisi var” diye vurguladı.
Toplumun yüzde 80’i
Demirtaş, önceki gün Ramazan ayı vesilesiyle Amed Büyükşehir Belediyesi tarafından Dağkapı Ulucami önünde kurulan iftar çadırında iftarını açtı. İftar saatinin gelmesine yakın çadıra gelen Demirtaş ve beraberindekiler, halk tarafından yoğun ilgi ile karşılandı. Yemek almak için sıraya geçen Demirtaş, iftar saatinin dolmasını bekledi.
İftarın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demirtaş, CHP-MHP’nin çatı adayı olarak gösterdiği Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığı ile ilgili açıklamalarına, kendisine karşı yapılan açıklamalara nasıl cevap verdiğinin belli olduğunu belirterek, “Benden çok Sayın İhsanoğlu’nun bu açıklamalara ne diyeceği önemlidir. Sessiz mi kalacak yoksa bu açıklamalar bir cevabı olacak mı ben onu merak ediyorum. Önce Sayın İhsanoğulu’nun açıklamasını dinledikten sonra gereken cevabı ben veririm” dedi.
Gazetecilerin sorusu üzerine kendileri için halk ile bir arada olmanın farklı veya orijinal bir şey olmadığını, çünkü her zaman halkın içerisinde olduklarını belirterek, halkın hangi konuda ne düşündüğünü, ne hissettiğini, ne yaşadığını çok iyi bildiğini söyledi. Kendisinin de emekçi çocuğu olduğunu ifade eden Demirtaş, iftarını açtığı çadırın kurulduğu mahalledeki çocukları göstererek, şöyle devam etti: “Bu çocukların yaşadığı ve büyüdüğü gibi ben de büyüdüm. Bu mahallede büyüdüm. Bu mahalle benim çocukluğumun geçtiği mahalle. Dolayısıyla İstanbul’da da Trabzon’da da Antalya’da da Diyarbakır’da da emekçi ve yoksul çocuklar nasıl büyüyor, halk nasıl yaşıyor, bunu çok iyi bilirim. Bu cumhurbaşkanlığı seçiminde de ilk defa benim şahsımda halkın geniş kesimlerinin devletin üst kademesine talip olma fırsatı çıktı. Türkiye toplumunun bunu iyi değerlendirmesi lazım. Bu benim şahsım veya kişiliğim ile ilgili bir mesele değil. Diğer herhangi bir adaya oy verilmesi sistemde herhangi bir sorgulamaya yol açmaz. Ama halk, ezilenler, ötekileştirilenler, Türkiye toplumunun yüzde 80’i ezici çoğunluğu ilk defa kendi ilkelerini, ezilmişliği ve yok sayılmışlığını bu seçimde bir talep olarak dile getirme fırsatını yakaladı. Cumhurbaşkanı adayı olarak da ben bütün kesimlerin taleplerini ve ilkelerini temsil etmeye çalışıyorum. Onları mahcup etmemeye çalışıyorum.”
Başarılı olmayı umut ettiklerini ifade eden Demirtaş, “Bu egemen zihniyete bu elit zihniyete paradan başka hiçbir güce inanmayan, paradan başka hiçbir gücün kudretini tanımayan bu anlayışa karşı halkın ve hakkın gerçek gücünü onlara anlatacağız ve göstereceğiz” diye kaydetti.
ŞAFAK ÇELEN/DİHA/AMED