
BERİVAN ASLAN/HAMDULLAH KESEN/MA/ADANA
İHOP Genel Koordinatörü Feray Salman, herkesin aklına ve vicdanına baskı kurulduğu bu dönemin en önemli özelliğinin tüm topluma “medeni ölüm”ün dayatılması olduğunu ifade etti.
İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP) Genel Koordinatörü Feray Salman, OHAL ilanının hem görünür hem de görünmez hak ihlallerine yol açtığını söyledi. OHAL sürecinde ihraçların, gözaltıların, tutuklamaların kapatılan dernek ve kurumların sorunları daha da derinleştirdiğini kaydeden Salman, mevcut sistemik problemler üstüne baş edilmez bir takım yeni ihlallerin eklendiğini belirtti.
Normalleşmeyi sağlamayabilir
“Türkiye'de bir kargaşa halinin hakim olduğunu” vurgulayan Salman, bu ortamın ise ancak OHAL'in kaldırılmasıyla ve ülkenin biran önce olağan hale dönmesiyle mümkün olacağını kaydetti. Olağan hale dönülmesinin dahi belki bu kargaşa sürecine çözüm olamayacağını dile getiren Salman, bunun nedeni olarak ise yargının bağımsızlıktan uzaklaşması ve hukukun üstünlüğünü önceleyen mekanizmaların da harap edilmiş olmasını gösterdi.
Tek doğru algısının dayatılması
Salman, bu dönem ile 90'ları ayıran en önemli noktalardan bir diğerinin de bugün muhalif olan herkesin hedef alınmasını gösterdi. Medyanın kullandığı dilin de var olan ihlalleri pekiştiren, güçlendiren bir algı yaratmada güçlü bir rol oynadığının altını çizen Salman, iktidarın oluşturduğu doğru algısının, tek doğruymuş gibi tüm topluma dayatıldığını söyledi. Salman, "Bugün insanların hakikate ulaşması engelleniyor. Farklı görüşlere ve doneler hakkında bilgi sahibi olarak kendi aklımız ve vicdanımızla ancak hakikate ulaşırız. Ancak bugün herkesin aklına ve vicdanına baskı kurulmuş durumda. Aslında vicdanlarımız da tutuklanmış durumda. 90'larda en azından hakikate erişebilecek olağanımız vardı. Kısıtlı, tehlikeli ve zor da olsa vardı" diye konuştu.
Salman, bu dönemin bir diğer özelliği olarak topluma “medeni ölüm”ün dayatıldığını ifade etti. Yapılan ihraçları, keyfi tutuklamaları ve gözaltıları ise bu “medeni ölüm”ün nedenleri arasında sıralayan Salman, mağduriyetlere sebep olanların hiçbir şekilde yargılanmayacağının bilinmesinin de insanlarda bu medeni ölümü pekiştirdiğini belirtti.
Ayrımcılık şiddetle buluştu
Şiddet dönemlerinin bir diğer özelliğinin ise "ayrımcılık" olduğunu dile getiren Salman, şu an Türkiye'de ayrımcılığın tam da şiddetle buluştuğu bir dönemi yaşadıklarını vurguladı. Nefret suçlarının arttığı ve olağanlaştığı bir dönem içerisinde olduklarını belirten Salman, "Bir gruba bir güç veriyorsunuz ve kendisinin dışındaki herkesin kendisinin düşmanı olduğu algısını yükseltiyorsunuz. Hiçbir dönemde ayrımcılık bu kadar vahşi bir şekilde ortada bir değer haline getirilmedi. Bu yüzden herkes kendini daha kötü hissediyor ve korunma ihtiyacı hissediyor" dedi.
Korkmamak lazım
Bu süreçten ise ancak hukukun üstünlüğünün ve insan haklarına saygının içselleştirmeyle çıkılmaya başlanabileceğini kaydeden Salman, bunun böyle devam edemeyeceğini ve eninde sonunda yaşanan olağanüstü koşulların sona ereceğini vurguladı.
Hitler ve Mussolini’nin akıbetini hatırlatan Salman, bugünkü sistemin de ortadan kalkacağına inandığını dile getirerek, bunun için de "İnanmak, direnmek, ayakta durmak lazım" dedi.