
Demokratik Bölgeler Partisi'nin (DBP) yerellerde yeniden yapılanmayı örmek için Amed'de düzenlediği ve birçok kadın belediye eşbaşkanı ile belediye meclis üyelerinin katıldığı Yerel Yönetimler Merkezi Kadın Konferansı'nın gündem maddeleri tartışılmaya devam ediyor. Yerel yönetimlerde kadın bakış açısı ile yeniden yapılanmaya giden DBP'li kadınlar, konferans ile önemli kararlar alıyor. Model tartışmalarını yürüten kadınlar, "Demokratik Yerel Yönetimler Kadın Sözleşmesi" taslağını oluşturarak DBP belediyelerini bağlayıcı ve yerel yönetim alanında kadının komünal belediyeciliğini yaratmak esası üzerinden kurulacak kararlar aldı.
Genel ve ara konferanslar
Demokratik Yerel Yönetimler Kadın Sözleşmesi'ni değerlendiren Edremit Belediyesi Eşbaşkanı Rojbin Sevil Çetin, DBP belediyeleri olarak 4 dönemde ilk kadın konferansını gerçekleştirdiklerini ifade ederek, konferansı diğer kadın konferanslarından ayıran noktanın ise yeniden yapılanmayı önlerine koymak olduğunu söyledi. Belediyecilik anlamında kadının özgün özerk örgütlenmesinin daha önce pilot bölgelerin seçilmesi ile gerçekleşen konferanslarla olduğunu kaydeden Çetin, "Bu dönem konferansımızı belediyeler birliğinin biraz daha özgün özerk sözleşmesine dönüştüğü bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Kadın sözleşmesinde daha önce tutum belgelerimiz vardı. Tutum belgesinde genelin içerisinde özgün kadın çalışmalarını barındıran kimi ilkeler ve politikalar işleniyordu. Ama 2015'ten itibaren iki yılda bir genel konferans, yılda bir defa da ara konferanslar gerçekleştireceğiz. Biz demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü ve komünal ekonomi paradigması çerçevesinde 9 boyut üzerinden yeniden ilke ve politikalarını geliştirmeyi esas alıyoruz" şeklinde ifade etti.
Sözleşmeyi uygulamaya geçirmek için 21 kişilik bir yürütme kurulunun oluşturulacağını kaydeden Çetin, daha önce merkezi yerel yönetimler komisyonlarının olduğunu, ancak yüzde 50 seçilmiş ve yüzde 50 yerel komisyonlardan oluşacak yürütme kurullarının olacağını söyledi. Çetin, "Yerellerden doğru konferanslarımızda açığa çıkan özgün kadın ekonomisini, kadın ekolojisini, kadına dair sosyal politikalarla bu boyutlar üzerinden nasıl politika uygulanabilecek, kendi özgünlüğünü nasıl yaratabilecek tartışmaları yürütüyoruz. Modelimiz taslak bir çerçevedir. Bütün DBP belediyelerini bağlayıcı ve yerel yönetim alanında kadının komünal belediyeciliğini yaratmak esası üzerinden kuruluyor. Buradan çıkacak öneri, karar ve sonuç bildirgemizde pilot bölge noktalarımız olacak. Kadın eksenli daha öncede birçok çalışma yürütüldü. Pratikleşen kadın kentleri yaratıldı. Biz artık bölge nezdinde de kadın kentlerini hedefine alan bir çalışmayı esas alıyoruz" dedi.
Belediyecilik alanında yeniden yapılanmanın çok anlamlı olduğunu belirten Çetin, yerel yönetimlerin uygulama alanındaki en önemli birleşeninin belediyecilik olduğunu söyledi. Çetin, "DÖKH'ün en güçlü birleşenleri olarak bizler bugün burada konferanslar ile kadına dair, kadın kentlerine dair kadının öz yönetimini, öz gücünü açığa çıkaran, iradeleşen boyutlarıyla politikalarımızı somuta dönüştürmeyi hedefliyoruz. Böyle bir sözleşme ile toplumla kadının yeniden sözleşmesini gerçekleştiriyoruz" diye konuştu.
Demokratik Yerel Yönetimler Kadın Sözleşmesi'nin taslağını konferansta tartıştıklarını ve model taslağın çerçeve olarak kabul edildiğini ifade eden Çetin, bu modelin bir bütünen yerel yönetimlerdeki tüm alanlarla ilgili politikaları içerdiğini belirtti. Modelin yerellerde bir taslak olduğunu söyleyen Çetin, taslağın yerine göre il, ilçe ve beldelerde özgünlüğüne göre değişen tutum hallerinin olacağını ifade etti. Çetin, "Biz 4. dönemimizde Demokratik Ekolojik Kadın Özgürlükçü Paradigma eksenli, halkın komünal belediyeciliğini yaratmayı her zaman kendimize ilke edindik. Çalışmalarımızı bu esas üzerine yürüttüğümüz gibi temel ideolojimiz de bu eksendedir. Biz bunu 4 boyut üzerinden gerçekleştiriyoruz. Kadın müdürlüklerini kuruyoruz, kadın politikaları daire başkanlıklarını kuruyoruz, toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe oluşturuyoruz, kadın birimleri ve kadın komisyonlarını oluşturuyoruz" dedi.
'Biz böyle yaşamak istiyoruz diyeceğiz'
İddialarının 'kadın özgürleşmeden toplum özgürleşmez' iddiası ile çok bağlantılı ve paralel olduğunu söyleyen Çetin, "Bunu böyle niteleyebiliriz. Çünkü biz şuna inanıyoruz, kadın yaşamın sadece bir alanında yoktur. Doğal olan her ne varsa kadına aittir. Fakat kapitalist modernist sistemin kadını geriye çeken, sömürgeleştiren, kapitalist bir zihniyetle pazara sunan birçok sistemin kodları artık çözülüyor. Biz kadınlar kodları çözmek için aslında iradeleşiyoruz. Öz gücümüz, kimliğimiz bu toplumsal kimlikle bütünleşiyor. Kadınlar aslında nasıl yaşaması gerektiğini biliyor. Ve bu sözleşme nasıl yaşaması gerektiği sorusunun izahıdır. Biz böyle yaşamak istiyoruz diyeceğiz ve böyle de toplumsal süreçlerimizi öreceğiz" dedi.
MELTEM OKTAY/AMED/DİHA