Kürt devletinin Kürtlere yönelik gerçekleştirdiği katliamların en kapsamlılarından olan Roboskî Katliamı üçüncü yılına girerken, yıldönümünde onbinlerce Kürdistanlı katledilen 34 evladı için Roboskî'de bir araya geldi. Roboskîli annelerin acılarını paylaşan onbinler, katliamın hesabını sorma sözü verdi. Anmada konuşan BDP Eşbaşkanı Demirtaş,''Emri Erdoğan verdi'' diyerek, AKP ve Fethullah Gülen Teşkilatı'nın katliamın ortağı olduğunu belirtti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ise katliamın yıldönümü vesilesiyle gönderdiği mesajda Türk devletinin yüzleşmeye Roboskî'den başlaması gerektiğini vurguladı.
Şırnak'ın Qilaban İlçesi'ne bağlı Roboskî (Ortasu) Köyü sınır karakolu yakınlarında 28 Aralık 2011 günü Türk savaş uçaklarıyla bombalanarak katledilen çoğu çocuk yaşta 34 kişi anıldı. Katliamın yıldönümünde başta Amed, Şırnak, İstanbul, Mardin, Muş, Güney Kürdistan'ın Zaxo kenti olmak üzere bir çok merkezden onbinlerce kişi Roboskî'ye aktı. Roboskî’ye gelen kitle, ilk olarak yaşamını yitiren 34 kişinin defnedildiği köy mezarlığını ziyaret etti. Anmaya, BDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak, DTK Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk, BDP ve HDP milletvekilleri, Cumartesi Anneleri, Maraş, Sivas, Licê, Sündüs, Gezi, Gever katliamında yaşamını yitirenlerin aileleri ile Kürdistan il ve ilçelerinin belediye başkanlarının da bulunduğu binlerce kişi katıldı. Anma, “Ey Raqîp” marşı eşliğinde yapılan saygı duruşu ile başladı.

Öcalan: Roboskî’den başlamalı

Ardından, BDP PM üyesi Ferhat Encü, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Roboskî Katliamı'nın yıldönümü dolayısıyla gönderdiği mesajı okudu. Roboskî’de yaşanan katliamın halka son yüzyılda yaşatılan en büyük acılardan biri olduğunun altını çizen Öcalan, “Tarih göstermiştir ki Kürt halkı, ulusal demokratik kimlik bilincine dönük bir uyanış yaşadığı her dönemde acımasız saldırı ve katliamların hedefi durumuna gelmiştir. Bu anlamda 1978 yılının Aralık ayında yaşanan Maraş Katliamı’nda da doğrudan savunmasız Kürt çocukları hedef alınmıştı. O gün faşist kontra unsurlar eliyle uygulanan katliam, Roboskî’de çağın en vahşi ve acımasız savaş aygıtları eliyle gerçekleştirilmiştir. Bizler bu çözüm sürecini başlatırken bir yandan demokrasi ve özgürlükleri geliştirelim, bir yandan da geçmişte ve yakın tarihimizde yaşanan bütün acı ve hakikatlerle yüzleşelim istedik” diye belirtti. 2 yıldır aydınlatılmayan ve hesabı sorulmayan Roboskî Katliamı'nda çözümün sağlanması, ailelerin ve halkın vicdanının rahatlatılması gerektiğini kaydeden Öcalan, Başbakan ile bir araya gelen Roboskîli ailelerin adalet arayışının çok anlamlı olduğunu vurguladı.


Devlet adaleti engellememeli
“Bu adalet talebi o kadar önemlidir ki yakın geçmişimizden başlayarak tarihimizdeki acılarla yüzleşmenin kapısına dönüşebilir” diyen Öcalan, devlet ve hükümetin cesurca, sonuçlarından korkmadan yüzleşmesi ve adalet arayışının önüne engeller koymaktan vazgeçmesini istedi. Öcalan, şunları belirtti: ''PKK’ye mal edilen ve yıllarca bir kara propaganda olarak Türkiye halklarına servis edilen yüzlerce yalandan ikisi, Kuşkonar ve Koçağlı katliamları, daha geçtiğimiz hafta AİHM’de mahkum edildi. Devlet bu inkar kalesine sığındıkça uluslararası kamuoyu ve Türkiye halkları nezdinde katliamcı olarak tescillenmeye devam edecektir. İşte tam da bu içinden geçtiğimiz süreçte bu trajik katliamla ilgili sağlanacak olan adalet ve onun üzerine inşa edilecek olan barış, bizim büyük barış arayışımıza da örnek teşkil edebilecek önemde olacaktır.”

Barışa Roboskî’den başlanmalı

Roboskîli kadınların öncülüğünde gelişen ailelerin onurlu direnişi, diyalog da dahil her türlü yolla hak ve adalet arayışlarını çok saygıdeğer bulduğunu bildiren Öcalan, “Bu adalet arayışının kişisel değil toplumsal olduğunun farkındayız. Bu acının güncel değil tarihsel olduğunun da bilincinde olmalıyız. Roboskîli aileleri halkımız bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yalnız bırakmayacaktır. Hükümet de, bu sürecin bir parçası olması beklenen hakikatlerle yüzleşme meselesine Roboskî’de başlayarak doğru bir iş yapmalıdır. Bu bağlamda bütün Roboskî halkına olan güvenimi ve taziye dileklerimi tekrarlıyorum. Katledilen evlatlarımızın davasına sahip çıkan Roboskîli kadınlar da barışın anıtsal değerleri olacaktır” dedi.

Roboskî Derneği açıldı

Mesajın okunmasından sonra, BDP’lilerin de aralarında bulunduğu binlerce kişi anma programının gerçekleşeceği Roboskî Köyü'ne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca Roboskî Katliamı’da yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşındı. Roboskî meydanına gelen binlerce kişi BDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak ile HDP Eşbaşkanları Sehabat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü ile birlikte Roboskî Derneği'nin açılışını yaptı.

'Mücadele boynumuzun borcu'

Yürüyüyüşün ardından kitleye hitap eden KESK Genel Başkanı Lami Özgen, Roboskî Katliamı’nın faillerinin ortaya çıkarılmasının diğer katliamların da aydınlatılmasının yolunu açacağını söyledi. HDP Eşbaşkanı Ertuğrul Kürkçü, “Katilleri sakladınız, artık saklayamayacaksınız. Katillerin yanında, halkın canına kastedenlerin yanında yer almakla iktidar olunmaz” dedi. DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk da Kürt halkının katilleri çok iyi tanıdığını belirterek, “Roboskî'nin hesabını sormak zorundayız, unutmamak zorundayız. Bu yolda mücadele etmek boynumuzun borcu” diye belirtti.
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, katliamın Kürdistan tarihindeki en kanlı katliamlardan biri olarak yerini aldığını anımsatarak, “Bu katliamı unutmamak, unutturmamak ve bunun hesabını sormak için mücadelemiz devam edecek, bunun için Roboskî şehitlerimizi tüm Kürdistan şehitlerimizi saygıyla anıyoruz” şeklinde konuştu.  

Demirtaş: Emri Erdoğan verdi

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ise konuşmasında Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Kürt halkına karşı katliam politikasının devrede olduğunu hatırlatarak, "Roboskî Katliamı'nın emrini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan verdi" dedi. Demirtaş, Roboskî ve öncesinde gerçekleştirilen tüm katliamların hesabını sormak için mücadele ettiklerini vurguladı.
Demirtaş, Gülen Cemaati ve AKP Hükümeti arasında yaşanan ve operasyonlarla sonuçlanan sürecin ardından hükümet yetkilileri tarafından yapılan açıklamaları hatırlatarak, “Başbakan kendisi için son günlerde 800 polisi görevden aldı. Ama burada 34 kişi öldürüldü, 2 yıl geçti, bir onbaşıyı bile görevden almadı... Adalet uygulanacaksa ilk önce çocuklarımız katledenleri yargılayın ondan sonra adalet uyguladığınıza inanacağız. Onların çocukları ayakkabı kutularında paraları sayarken, bizim çocuklarımız ayakkabıya verecek 50 TL almak için bu karda kışta dağ başlarında can verme pahasına yaşam mücadelesi veriyor” dedi. Demirtaş, katliamın sorumlusunun Başbakan Erdoğan olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “O gece Genelkurmay’a istihbarat gidiyor, ‘Sınır bölgesinde bir konvoy var, aralarında da Bahoz Erdal var’ diye istihbarat gidiyor. Bu kirli bilgiyi buradakiler ile de paylaşmıyorlar ve telefonla Başbakan’a ‘Bahoz’u vuracağız ama siviller de olabilir’ diye soruyorlar. Başbakan da ‘vurun’ diyor, onun içindir ki bu katliamın hesabını senden soracağız.''
Anma ardından katledilenlerin yakınları ve Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan’ın da bulunduğu 36 kişi vicdani reddini açıkladı.

Saat 21:17'de Roboskî'de

Gün içindeki anma programı ardından Roboskîli aileler katliamın yaşandığı 21.17'yi katliamda yaşamını yitirenlerin mezarları başında karşıladı. Ailelere MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal ve kalabalık bir kitle eşlik etti. Yürüyüş ardından aileler mezarlıkta dualar okuyarak, ağıtlar yaktı. Ziyaret sırasında yüksek tepelerde de ateşler yakıldı.

Anne kalbi dayanamadı

Öte yandan Roboskî anması sırasında kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırılan Miran Encu (42) yaşamını yitirdi.

HABER MERKEZİ