Berlin’de çok sayıda akademisyen, bilim insanı, siyasetçi ve gazeteci “Demokratik Türkiye için Toplumsal Sözleşme Arayışı” adlı konferansta buluştu.Konferansta yürütülen tartışmalarla demokratik ve özgür bir Türkiye’nin inşası için çözüm yolları arandı.
FEHMİ KATAR / BERLİN
Almanya’nın başkenti Berlin´de Türkiye muhalefeti bir araya geldi. Aralarında akademisyen, yazar, gazeteci, sinamacı ve siyasetçilerden oluşan şahsiyetlerin de olduğu, farklı inanç, siyasi parti mensupları ‘Demokratik Türkiye için toplumsal sözleşme arayışı’ konferansında bir araya geldi.
Konferansın açılış konuşmasını KCD-E eş başkanı Yüksek Koç ve Avrupa Aleviler Federasyonu başkan yardımcısı Mehmet Ali Çankaya yaptı. Konuşmasını Kürtçe yapan Yüksel Koç,”Beraber bir demokratik toplum oluşturma adımları atmak istiyoruz. Onun için de herkese de bu demokratik mücadelede bizimle ile beraber yürüme çağrı yapıyoruz” dedi. Mehmet Ali Çankaya ise, “Farklı renkleriyle kardeşçe yaşayabileceği bir dünya mümkün. Bunu gerçekleştirmek için tartışacağız ve beraber yaşamı mümkün kılacak bir yol bulacağız” ifadesini kullandı.
‘Önümüzdeki süreci tartışalım’
Konferansın ilk oturumunda ilk sözü alan sürgün gazeteci Can Dündar, “Ağlama sızlama yerine, nasıl bir Türkiye´ye inşa edelimi tartısalım. Artık bitmiş bir dönemi değil, gelecek dönemi tartışalım” dedi.
Prof. Dr. Ahmet İnsel ise karşılıklı güven ve şiddet üzerine yaptığı konuşmada; “Toplumlarda güven bozulduğunda, toplumun beraber yaşaması imkansızlaşır. Çünkü bir taraf diğer tarafı devamlı olarak kendisine tehdit olarak görür“ dedi.
İktidarın toplumda güveni bozarak ve kutuplaştırarak iktidarda kalabildiğini söyleyen İnsel, iktidarın üretme mekanizmalarından kurtulmak için şiddete şiddetsizlik üzerinden karşı çıkmak gerektiğini belirti.
Erdoğan Avrupa’ya zarar veriyor
Avusturya eski Parlemento üyesi Berivan Aslan ise yaptığı konuşmada Türkiye’deki gelişmelerin Avrupa özelikle Avrupa´daki Türkiyelilerin yaşamları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, şunları belirti; “DAİŞ’in her eyleminde, Erdoğan’ın her anti demokratik girişiminde burdaki sağı besliyor onu güçlendiriyor. Yıllarca göçmenler olarak burda verdiğimiz emek de Erdoğan’ın Avrupa’ya taşıdığı örgütlükleri yüzünden heba oluyor, Erdoğan bize çok zarar veriyor.”
Sol Parti Milletvekili Gökay Akbulut ise Türkiye´de AKP ve MHP´nın ülkeyi getirdiği uçurumdan kurtarmak için biz üçüncü bir yol inşa edilmesi gerektiğini belirtti.
İttihat ve Terakki güncelleniyor
Konferansın diğer bir konuşmacılarından olan Kürt Siyasetçi Hatip Dicle, konuşmasında Türk devletinin dayandığı tarihsel arka planına değindi. Erdoğan´ın konuşmalarında devamlı olarak 2023, 2053 ve 2071’den bahsettiğini belirten Dicle, bunun aslında İttihat ve Terakki’nin güncelenmesi olduğunu ve bu tarihlerin şu anlama geldiklerini belirti. Dicle Erdoğan diktatörlüğüne karşı demokratik ittifakta olması gereken ilkeleri sıraladı.
Prof. Dr. Eser Karataş da Türkiye’de hukuk devletinin tecili durumunda Kürt sorunun önemli oranda çözüleceğini vurguladı. Karataş, bunun için de Anayasa´da yerel yönetimler, yerinden yönetim güvence altına alınması gerektiğini ve devleti etnik kimlik üzerinden düzenleyen yasaların değişmesi gerektiğini söyledi.
‘Kürt sorunu çözülmezse devlet çöker’
Gazeteci Ergün Babahan konuşmasında Kürt sorununda çözümsüzlüğün Türkiye’de devleti çöküşe götürdüğünü hatırlattı. HDP eski milletvekili Turgut Öker, bu toplantının daha önceki toplantılardan farklı olarak herkesi kucaklayacak platforma dönüşmesi gerektiğini söyledi.
Konferansın konuşmacılarından olan barış akademisyenlerinden Latife Akyüz, “Bu suça ortak olmayacağız dediğimiz için AKP bizi cezalandırdı. Çoğumuz Avrupa´ya geldik, burdaki muhalafete dahil olduk, onlarca konferansa katıldık.”
Vekiller Türkiye’nin gidişatını tartıştı
Akademisyen Nil Mutluer´in moderatörlüğünü yaptığı, oturumda ise HDP CHP ve Saadet partisini birer milletvekili “Türkiye Nereye gidiyor“ ile ilgili birer konuşma yaptı.
İlk sözü alan CHP Milletvekili Ali şeker Türkiye´de kurumların ve demokrasinin iktidar tarafından rehin alındığını ve kurtarılmayı beklediğini söyledi. Konuşmasında Kayyumlara da değinen Şeker, “Kayyumlar sadece HDP’yı ilgilendiren bir şey değil, direk seçme ve seçilme hakkına saldırı olduğu için hepimizi ilgilendiriyor“ dedi.
‘Korkunun dozu artırılıyor’
HDP Milletvekili Prof Dr. Mithat Sancar ise 7 Haziran seçimleri sonrası yaşanan gelişmeleri ve AKP’nin iktidarını sürdürmek için başvurduğu yolları anlattı. Prof. Dr. Sancar “HDP bütün Türkiye’yi kucakladı ve bundan korktular. AKP’nin ilk kez tek başına iktidar olamayacağı görüldü. AKP-MHP ittifakı bu ihtimale karşı kuruldu. İktidar dikiş tutturmak için korku siyasetine başvurdu. Korku siyasetinde dozu artırarak bu iktidarı ayakta tutmaya çalıştılar. 7 Haziran’dan daha geniş bir buluşmanın imkanları son iki yılda daha görülür hale geldik, bunu sürdürmeliyiz.” Konferansın bu oturumda son olarak Saadet Partisi (SP) Milletvekili Cihangir İslam söz aldı. Darbe ve 28 Şubat’ın siyasetin seçilmişler dışında başkalarının elinde olmasıyla ilgili olduğunu belirten İslam Amed, Mardin ve Van belediyelerine atanan kayyumlara dikkat çekti.
Çalışma grubu oluşturuldu
Konferansta daha sonra “Toplumsal sözleşme arayışı çalışma” adıyla “Barış ve demokrasi”, “Kadın, LGBTİ-Q, Ekoloji”. “Yoksulluk, işsizlik ve emek”, “Halklar ve inançlar”, “Türkiye’nin rehabilitasyonu”, “Türkiye’de basın özgürlüğü” ve “demokratik ittifak” grupları oluşturuldu.