Açıklamada, bu katliamın vahşet kelimesiyle bile açıklanamayacağı belirtilerek, şu ifadeler kullanıldı: “Hele ki savunmasız kadın ve çocukların kafalarına ateş edilerek katledilmesi, ne töre ne de kan davası denen geri toplumsal olgularla açıklanabilir. Erkek şiddetinin diğer adı olan namus, şeref, töre ve kan davası artık tahammül sınırlarını aşmıştır. İnsan kıyımına ve toplumsal sakatlanmaya neden olan bu ataerkil örüntüler, insan aklının sınırlarını da zorlamaktadır. 4 ve 5 yaşlarındaki çocukların katledilmesi, hangi töre ve hangi davayla açıklanabilir? Toplumun en geri, en baş belası törelerinde ve davalarında bile kadın ve çocuklara asla dokunulmamıştır. Bunun tek açıklaması, toplumun cinnet ve yozlaşmış halidir.”

Açıklamada, yaşanan katliamın askerlerin nöbet kulübelerinin önünde olmasına rağmen müdahale edilmemesinin de, iki aile arasında daha önce de husumet bulunduğu bilinmesine rağmen hiç bir önlem alınmamasının da açıklama bekleyen önemli konular olduğuna işaret edilerek şöyle denildi: “BDP Kadın Meclisleri olarak, bu vahşete artık yeter diyoruz. Töre ve kan davaları adı altındaki katliamlara, katliamcı zihniyete ve bunlara seyirci kalan devlete dur diyoruz. Kanla yazılan törenizi kabul etmedik ve kabul etmeyeceğiz. Bu vahşetinizi toplumda, adalette ve zihinlerde mahkum ettirene kadar mücadelemiz devam edecektir. Tüm sivil toplum örgütlerine, siyasi partilere ve kadın örgütlerine bu konuda duyarlı olma ve birlikte mücadele etme çağrımızı yineliyoruz.”

DİHA/ANKARA