Alipaşa’da yıkıma karşı direnen Fatma Süre ve Özlem Duran, “Ölüm gelecekse de Sur’dan gelsin” diyerek, evlerinden çıkmayacaklarını ve sonuna kadar direneceklerini söylüyor.

Tarihi dokusunun her adımda hissedildiği Amed’in Sûr ilçesi son iki yıldır, yıkım tehdidi altında. Sokağa çıkma yasağıyla beraber 4 mahallenin yerle bir edilmesiyle yetinilmezken, şimdi de ilçenin en eski mahallelerinden Alipaşa ve Lalebey, yıkım tehdidiyle karşı karşıya. 

Köylerinden göç ederek Alipaşa’ya yerleşen Özlem Duran ve Fatma Süre, evleri uğruna mücadele veren kadınlardan sadece ikisi. Fatma, 24 yıl önce Mardin’in Mazıdağ ilçesine bağlı yaşadığı köyünün yakılmasıyla beraber göç ederek Alipaşa’ya yerleşti. Burada birbirini bulan iki kadın şimdi evleri için beraber direniyor.

‘Tehditlere maruz kaldım yine de aldırış etmedim’

“Evimi çok özledim” diyerek söze başlayan Özlem şöyle devam ediyor: “Evimde 4 çocuğumla birlikte kalıyordum. Ara sıra yasak ilan ediliyordu, sonra daha uzun süreli bir yasak ilan edildi. Biz de kısa süreceğini sandık. Herkes çıktı mahallede tek tük insanlar kaldı ama ben çıkmadım. Evimi bırakıp gitmek istemedim. Çatışmaların arasında gündelik işlerimi yapıyordum. Defalarca tehdide maruz kaldım ama yine de aldırış etmedim.”

‘Bu sefer bırakıp gitmek olmaz’

Polisler tarafından zorla evinden çıkarıldığını söyleyen Özlem, “Yasağın ortalarında polisler evimizi bastı ve elimize ayağımıza bir şey almadan evimizden atıldık. Evimi ve anılarımı çok özlüyorum. İçeriden çıktıktan sonra evimi bir daha asla görmedim. Orada her şeyimi bıraktım. Çok direndim çok mücadele ettim. Ama olmadı çıkardılar bizi. Şimdi elimde olsa ölseydim bile bırakmazdım, çıkmazdım evimden. Mahallemin sokaklarını, taşlarını, evimi çok özlüyorum” diyor.

‘Sonuna kadar mücadele edeceğim’

Yine de Sûr’u bırakmayan ve Alipaşa’ya taşınan Özlem, “Buraya geldim, şimdi de bizi buradan çıkarmak istiyorlar. Suyumuzu ve elektriğimizi kestiler. Ben orada kurşunlara, toplara direndim şimdi de susuzluğa ve tehditlere direniyorum. Bu sefer yapamayacaklar, evimi bu kez ne yaparlarsa yapsınlar bırakmayacağım. Gelsinler içeride yapamadıklarını burada yapsınlar. Yine de bırakmam burayı, sonuna kadar mücadele edeceğim” sözlerini kullanıyor.


‘İnsan hiç toprağını taşır mı?’

Fatma ise, Sûr’da üç defa ev değiştirmek zorunda kaldığını ve yine de Sûr’u terk etmediğini söylüyor. “Devlet aynı devlet” diyen Fatma, yaşadıklarını şu sözlerle dile getiriyor: “Ben 24 yıldır buradayım. Mazıdağı’ndan buraya geldim. 90’lar da köyümüzü yaktılar ben de çocuklarım ile birlikte buraya geldim. İlk zamanlar Alipaşa’da oturuyordum daha sonra devlet evimizi istimlak etti. Ona rağmen yine Sûr’dan çıkmadım ve Lalebey Mahallesi’ne taşındım. Orada da bir süre kaldıktan sonra çatışmalar başladı. Oradan da çıkmak zorunda kalarak Bağlar’a gittim. Geri döndüğümde evimden geriye sadece tek bir duvar kalmıştı. Bombalar ile yerle bir edilmişti. Şimdi burada yine Alipaşa’da oturuyorum ve beni yine buradan çıkarmak istiyorlar. Sûr’dan ve bizden ne istiyorlar? Ömrümüz eşyamızı taşıyarak geçti. Ama toprağını taşır mı insan o yüzden Sûr’dan çıkmıyorum.”

‘Mücadeleye devam’

“Ölüm gelecekse de Sûr’da gelsin başıma” diyen Fatma, yıkıma karşı sonuna kadar direneceğini söylüyor. Fatma, “Artık yeter nereye derlerse oraya gitmek yok. Bu sefer koruyacağız toprağımızı evimizi. Kim ister evinin geçmişinin yıkılmasını. İstediklerini yapsınlar ama ben yine de çıkmayacağım” diye belirtiyor. 


ŞÛJIN/AMED