“Ey Türk askeri…” Başına ne geldiyse Kürdistan savaşında Kürt kanı dökmek yüzünden geldi.

Hoş, kendi kanını da bir hiç yüzünden döktün.

Şu haline bir baksana…

Perişansın.

Dur da bir dinle bakalım:

Dün 30 Ağustos’u kutlamak için girmeye çalıştığın Anıtkabir’de, X ray’lardan geçirildin. Didik didik arandın. Kimliğin incelendi.

Artık “şüpheli şahıs” olmuşsun. Anıtkabir geçmişte senin “milli tapınağındı”, “laiklik” karargahındı. Şimdi bu “tapınağa”, “karargaha”, “imam kılıklı” polislerin izniyle ancak girebilmektesin.

Senin üstün başın aranırken ey Türk oğlu Türk asker, karşında artık başı “tesettürlü” kadın polis senin halinle nasıl da alay eder gibi bakıyordu.

Vah, vah…

Sen 30 Ağustos’u artık “tanklarınla, toplarınla, bombardıman uçaklarınla” filan kutlayamayacaksın. “Başkomutan”ının önünden, “mağlup düşman ordusu” gibi “silahtan arındırılarak” geçeceksin, geçerken eskisinden daha sert adımlarla yürümen emredilecek, “şimşek” gibi selam çakacaksın.

Mısır’dan ders çıkaran bir “sivilin” emir komutasındasın. O “sivil” şahıs, törenlerde “kaz adımlarla” yürüyen birliklerindeki her subayın şahsında, “Türk Sisi’lerini” ezdiğinden beri, birer “yüzbaşı Halit el İslambuli’ adlı Mısırlı subayı görmekte. O Halit el İslambuli, 1981 yılında, İsrail’le Camp David anlaşmasını imzaladığı için Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat’ı, senin 30  Ağustos törenine benzer bir törende cebindeki el bombaları ile ve 27 kurşun sıkarak öldürmüştü. Şu sıralar medyada “FETÖ’cü subayların suikasti” lafları almış başını gidiyor. AKP’nin bütün “mühim şahsiyetleri” seni birer “suikastçi” olarak görüyor.

Senin “Cumhuriyet bekçiliğin” de artık bir eskimiş efsane oldu, çöpe gitti. Elinden GATA’nı aldılar. Almaları bir şey değil de, aldıktan sonra yapılanlarla seni fena halde istiskal ettiler.

Önce GATA’nın adını “Sultan Abdülhamit” koydular. Sen ki onu Kürdistan’da vurulup yattığın GATA’larda “Kızıl Sultan” diye yerden yere vurmuşsun, “Gazi Mustafa Kemal’i” bu “Kızıl Sultanları” ülkeden kovduğu için başının üstünde taşımışsın.

Hele o resim? GATA eski Başhekemi…Muhtemelen Amiral. GATA’yı yeni başhekime devrediyor. Yeni başhekim, senin anlı-şanlı “laikliğinle” alay etmek için “tesettürlü” bir doktor. Sen böylesini GATA’nın kapısından sokmuyordun. Buyur işte. O, GATA’nı, senin elinden böyle aldı. Amirali’nin yüzündeki o gülüş yok mu?

Rezil edilmenin böylesi görülmemiştir.

Evet. İşte böyle…

Şu meşhur 27 Mayıs günü, sen Menderes polisini “silahsızlandırmıştın.” Polisten her gün dayak yiyen memleketin ne kadar çoluğu çocuğu varsa, o günlerde polisi önlerine katıp, nasıl da eğlenmişti…

Şimdi seni törenlerde o polis silahsızlandırıyor. Kışlaların şehirlerden kovuluyor. Sana deniyor ki; “Saray’ın önünde hazır ol’da dur; Kürdistan’da, Cerablus’ta Kürd’ü vur…”

Artık Erdoğan rejiminin elinde basit bir vurucu güçten başka bir şey değilsin…

Silahının namlusu HPG’ye, PYD’ye çevrili. Farkında mısın, bilmem, dipçiğiyle kendi kendine vuruyorsun.

Ve bütün bunlar böyleden böyle olurken, senin adına Genelkurmay paşalarının yayınladıkları bildiriler var ya! Artık çocukların bile ilgisini çekmez olmuş. Çünkü o çocuklar artık “askercilik” değil, “polisçilik” oynuyor ve her defasında seni temsil eden çocuğu "al sana darbeci hain" diyerek kayışlarıyla dövüyor.

Artık “Harbiyeli” değilsin. Harbiye yok artık. O halde Harbiye Marşı’n da yok. Aslında artık sen yoksun.

İyisi mi, ben sana, bir iki değişiklikle, Türk devrimcilerinin zindanlarda askere dönük ajitasyon amaçlı okudukları marşı hatırlatayım:

“Türk askeri sen, ah bir bilsen,

Sana ne iş verirler

Hükümetler bir gün sana

‘Ananı kurşunla’ der..”

Eh, epey kurşunladın da… Kürdistan’ın dört bir yanı “barış analarıyla” bu yüzden dolup da taştı. Bu ülkede yıllardır sen de içinde, herkesin vicdanına haykıran “Cumartesi Anneleri” var.  

 Halin çok perişan Türk askeri…Çöp kamyonları kışla kapılarını tutmuş… Sen hala Kürde karşı “kahramanlık” peşinde helak olmaktasın…

30 Ağustos töreninde “suikast zanlısı” olan, Cerablus’ta hiç kahraman olabilir mi?

Darbeyi, suikasti aklından çıkar. 

İyisi mi….

Cerablus’tan çık, memleketine dön…