
ABD Başkanı Donald Trump’ın telefon ve görüşme trafiğinde Erdoğan’a sıra bir türlü gelmedi.
20 Ocak’ta göreve başlayan ABD Başkanı Donald Trump şimdiye kadar 20 yabancı ülke lideri ile görüştü. Beyaz Saray geçtiğimiz Cumartesi günü Başkan Trump’ın 16. iş gününde şimdiye kadar yabancı liderlerle yaptığı görüşmelerin bir listesini yayınladı. Buna göre Trump, 16 gün içinde 16 yabancı ülke lideri ile görüştü. Listeye göre Donald Trump, kendisine başkan olmasıyla ilgili yapılan tebrik telefonlarının ardından ilk resmi telefon görüşmesini İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile gerçekleştirdi. Daha sonra Mısır, Hindistan, Meksika ve Avustralya liderlerini arayan Trump; Japon, Alman, Fransız ve Rus liderleriyle de görüştü. Trump’ın telefonla görüştüğü liderler arasında Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ve Birleşik Arap Emirlikleri lideri Muhammed Bin Zayed de vardı.
May ve Kral Abdullah’ı Beyaz Saray’da ağırladı
Trump’ın yüz yüze görüştüğü ilk lider ise İngiltere Başbakanı Theresa May’di. May’i 27 Ocak’ta Beyaz Saray’da kabul eden Trump, 3 Şubat’ta ise Ürdün Kralı 2. Abdullah’ı makamında ağırladı.
19 günde 20 liderle görüştü
Trump, 4 Şubat’ta ise Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko ile telefonla görüştü. Trump ayrıca ondan önce İtalyan Başbakanı Paolo Gentiloni ile de NATO’nun masraflarını karşılama ve İtalya’da Mayıs ayında yapılacak G7 toplantına katılma gibi konuları görüştü. Bu şekilde Trump başkanlığının 17. gününde 18 liderle görüşmüş oldu. Başkan Trump 5 Şubat Pazar günü ise Yeni Zelanda Başbakanı Bill English ve NATO Genel Sekreteri ile Jens Stoltenberg telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Trump’ın NATO Sekreteri ile görüşmesinde yine NATO’nun masraflarının konuşulduğu ve ABD’nin NATO’ya olan güçlü desteğinin belirtildiği ifade edildi. Trump 6 Şubat Pazartesi günü başkanlığının 19. gününe (iş günü olarak hesaplanıyor) girerken 20 dünya lideri ile görüşmüş oldu.
Erdoğan Kasım’dan beri beklemede
Göreve geldiği 20 Ocak’tan sonra toplamda 20 liderle telefonlaşan ya da görüşen Trump, buna karşın Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görüşme talebine yanıt vermedi. Erdoğan, 22 Ocak tarihinde Afrika gezisi öncesinde yaptığı açıklamada Trump ile yüz yüze bir görüşme yapmayı istediğini belirtmişti. Ancak Erdoğan, 8 Kasım’daki seçim zaferinin ertesi günü yaptığı tebrik telefonundan itibaren Trump ile iletişime tekrar geçemedi. Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Trump’ın yemin törenine gidişinin de Türkiye’ye yansıtıldığı gibi olmadığı ortaya çıkmıştı. Törene davet edilmeyen Çavuşoğlu’nun Amerika’da başka şekilde vakit geçirmek zorunda kaldığı öğrenilmişti.
Ankara’dan ’görüşecekler’ iddiası
Erdoğan’ın son günlerde Trump’la görüşmek için çeşitli kereler Washington ile irtibata geçmeye çalıştığı ancak cevap alamadığı da belirtiliyordu. Beyaz Saray’dan konuya dair yorum yapılmazken, dün öğleden sonra Türk cumhurbaşkanlığı kaynaklarından "Erdoğan ile Trump bu gece (salıyı çarşambaya bağlayan gece) 00:05'te telefon görüşmesi gerçekleştirecek" açıklaması geldi. Ancak gazetemizin baskıya girdiği saatlerde bu bilgi henüz Beyaz Saray tarafından doğrulanmış değildi. Ankara tarafından yapılacağı iddia edilen görüşmenin saatinden saatler önce (18:00) baskıya girdiğimiz için bu konuda net bilgileri de paylaşamıyoruz.
Ankara’nın hesapları tutmadı
Buna karşın tüm bu yaşananların Ankara’nın hesaplarının ve beklentilerinin tutmadığını ortaya koyduğu aşikar. Zira ABD’deki seçimden beri Erdoğan’dan ve Ankara’daki iktidar çevrelerine yakın olan medyadan gelen işaretler, Obama’dan sonra Trump’ı adeta bir kurtarıcı gibi görüldüğü yönündeydi.
Ancak Trump yönetiminin Rakka’yı kurtarma operasyonunu ortak yürüttüğü Demokratik Suriye Güçleri’ne (QSD) yaptığı ağır silah yardımı ile YPG’yle yakın irtibatı nedeniyle Erdoğan’ın tepki gösterdiği Obama’nın DAİŞ'le Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk’u ekibinde tutması işlerin rengini değiştirdi. Suriye’de DAİŞ’i yenmeye odaklanacağını her fırsatta diye getiren Trump yönetimi bunun için Kürtler ile müttefiklerine daha fazla askeri yardımı ve Rojava’yı kapsayan ‘güvenli bölge’yi gündemine almış durumda. DAİŞ’le mücadele stratejisini YPG ile QSD endeksli sürdürme niyetinde olduğu görülen Trump yönetiminin Suriye’de yapacaklarını kararlaştırdığı şu dönemde Ankara’ya telefon açmayı geciktirmesi ve Erdoğan’ın fikrini almaması Kürt düşmanı AKP hükümetinde büyük kaygı ve karamsarlığa yol açmış durumda.
HABER MERKEZİ