
Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi'nde tutsaklara çıplak arama dayatması ve onur kırıcı muamele yapıldığı belirtilen raporda, buna karşı çıkan tutsakların darp edildiği ve haklarında disiplin soruşturması açıldığı kaydedildi: "Bu soruşturmalar tamamlandığında sürgün edilen tutsaklara hücre cezası verilmiştir. Akşam yemeklerinde 3 kişinin kaldığı koğuşlara tek kişilik yemek verilmekte. Aramalar sırasında ve ortak sohbete çıkarken keyfi ve onur kırıcı arama işlemi uygulanmaktadır. Hasta tutsaklar, revire ve doktor kontrolüne götürülürken tedavi esnasında kelepçelendikleri için tedaviyi kabul etmemekte. Bundan dolayı hiçbir tedavi işlemi yapılmadan tekrar koğuşlarına götürülmektedir."
Cezaevi değil askeriye
Cezaevinde 10 kitap sınırlamasına gidildiği belirtilen raporda, tutsakların sürekli olarak fiziki ve psikolojik baskıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekilerek, Metin İnce isimli tutsağın maruz kaldıklarına yer verildi: "Arama esnasında keyfi bir şekilde darp edildi, arkadaşları da darba maruz kaldı. Cezaevi yönetimi olmadık anlarda dahi sürekli tutsakları hakaretlerle tahrik edip, saldırı düzenliyor. Metin İnce'nin yaşadıkları bunun somut örneğidir. Tutsakların göz temasları ve selamlaşmaları dahi gardiyanlar ve askerler tarafından saldırı nedeni olarak gösteriliyor. Aynı koğuşta kalan 3 tutsak koridorda volta atarken dahi tek sıra halinde yürümek zorunda bırakılıyor. Avukat görüşü ve aile ziyaretine çıkan tutsaklar, anlamsız komutlarla askeri nizama alınmaya çalışılıyor. Tutsaklar ve telefonda görüştükleri aileleri karşılıklı tekmil vermeden telefonda konuşamıyor."
'Gardiyanlar şehit yakını'
Tekirdağ 2 Nolu T Tipi Cezaevi'ne Midyat ve Kürkçüler cezaevlerinden 24 tutsağın sürgün edildiğinin hatırlatıldığı raporda, tutsaklara geldikleri günden beri kötü muamele uygulandığı ve tutsakların en temel ihtiyaçlarını karşılamakta bile zorluk çektiği kaydedildi. 24 Ocak'ta 70-80 kişilik gardiyan grubunun 3 siyasi tutsağa saldırdığına dikkat çekilen raporda, her akşam sayıma gelen gardiyanların tutsaklara tehditler yağdırarak, hakaretlerde bulunduğu aktarıldı. Cezaevi yönetiminin keyfi olarak tutsaklara günlük gazete verme konusunda zorluk çıkardığına yer verilen raporda, Azadiya Welat gazetesinin ise hiçbir şekilde verilmediği belirtildi. 24 tutsağın kişisel eşyalarına keyfi biçimde el konulduğunun aktarıldığı raporda, sara hastası Salih Benzer'in durumuna dikkat çekilerek, "İlaçları verilmediği için hasta tutsak fenalaşmış ve acile kaldırılmak zorunda bırakılmıştır" denildi. Bu cezaevinde de tutsaklara askeri nizamda yürümenin dayatıldığı vurgulanarak, "Tutsaklar bu koşullarda revire çıkmayacaklarını belirterek, cezaevi müdürü ile görüşme yapmışlardır. Cezaevi müdürü tutsaklara, 'Gardiyanlarımız şehit yakınları, biz onları kontrol edemeyiz' şeklinde beyanda bulunmuştur" ifadelerine yer verildi.
Silivri'de hastalar tahliye edilmiyor
Silivri 2 Nolu L Tipi Cezaevi'nde ise hasta tutsakların durumuna dikkat çekildi. Raporda, hasta tutsaklardan Kürt siyasetçi Recep Karagül'ün anjiyo olmasına ve hayati tehlikesi bulunmasına rağmen cezaevinde tutulduğu belirtildi. Doktorların Karagül'ün Halkalı Mehmet Akif Ersoy Hastanesi'ne sevki yönünde cezaevine yazı göndermesine rağmen, cezaevi idaresinin "böyle bir yazı yok" gerekçesiyle sevk işlemini gerçekleştirmediği kaydedildi. Yine cezaevinde açlık grevine giren tutsaklara hücre cezaları verildiği aktarılarak, mektup ve faksların ulaşımı konularında ciddi sorunlar yaşandığı ve askerlerin orantısız arama işlemleri gerçekleştirdiği belirtildi.
Bursa'da açlık grevi
Raporun Bursa H Tipi Cezaevi'ne ilişkin bölümünde, gardiyanların çoğunun Erzurumlu olduğu belirtilerek, şu tespitlere yer verildi: "Gardiyanlar öfke ve kinle siyasi tutsaklara yaklaşmakta. Birçok hükümlü buradan sürgün edildi. Keyfi aramalarla tutsaklar tahrik edilmekte. Telefon görüşmeleri keyfi disiplin cezalarıyla engelleniyor. Siyasi tutsaklar adli tutuklularla aynı anda görüşe çıkmak istememesine rağmen, keyfi olarak bu uygulama yapılmıştır. Burada çıkan tartışmadan dolayı ailelerden 30 kişiye görüş yasağı getirilmişti. Tüm bu keyfi uygulamalara karşı koşulların düzeltilmesi amacıyla tutsaklar 17 Ocak'ta açlık grevine gitmiştir."
Açlık grevi BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu'nun cezaevi idaresi ve tutsaklarla gerçekleştirdiği görüşme sonucu dün itibariyle 19'uncu gününde sona erdi.
Raporun sonunda cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine karşı duyarlılık çağrısı yapılırken, "Siyasi iktidar cezaevlerindeki hak ihlallerine karşı derhal yerinde inceleme başlatmalı ve sorumlular hakkında cezai ve idari işlem başlatmalıdır" denildi.
DİHA/İSTANBUL