IŞİD katliamları nihayet İsviçre basınında yer almaya başladı. Sanki bir yerlerden düğmeye basılmışcasına günlük basın İŞİD’in Kürtlere, Hıristiyanlara, Êzîdîlere vahşet uyguladığını irdelemeye, uluslararası güçleri ise harekete geçmeye çağırdı. Şu ana kadar rutin haberler dışında IŞİD’i ve vahşetlerini vermeyen basın, bölgede durumun gittikçe kötüleştiğini, insanlık dramı yaşandığını ve soykırım yapıldığını duyurmaya başladı.
Uluslararası saygınlığı bulunan gazetelerden Neue Zürcher Zeitung (NZZ) Beyrut kaynaklı haberinde "İslam Devleti militanları Kuzey Irak'ta ilerliyor" başlığını kullandı. Rawah'ta IŞİD bayrakları dalgalandığını ve Hewlêr'e ilerleyişi irdeleyen gazete, yüzbinlerce insanın cihadistlerin korkusundan kaçıp yolara düştüğünü ve Şengal'den kaçan Êzîdî Kürtlerin dağlara sığındığını ve acilen yardımlara ihtiyaçları duyduğuna dikkat çekti. NZZ haberinde, Êzîdîlerin açlık ve susuzluktan ölmenin dışında büyük bir katliamla da karşı karşıya olduklarına yer vererek "Çünkü İslamistlerin gözünde onlar dinsiz" vurgusu yaptı. Gazete de Peşmergelerin deneyimli savaşcı olmalarına rağmen geri çekilmelerinin herkesi şaşırttığını da vurgulayarak "Büyük bir olasılıkla Kürtler cihadistlerin saldırısını beklemiyorlardı ve kendilerini Sünniler ve Şiiler arasında karlı çıkanlar olarak görüyorlardı" ifadelerini kullandı.
İsviçre'deki gazetelerin tümünde benzer haberler yer aldı. Burada dikkat çeken; YPG, HPG ya da PKK ile PYD’nin peşmergelerin bıraktığı alanlarda savaşmayı sürdürmesi ve gerillaların bütün Kürt parçalarını koruyan bir güç durumuna gelmesinin es geçilmesiydi. Bugüne kadar 'terörist' olarak damgalanan bu güçlerin bugün IŞİD terörüne karşı tek bölgesel güç olması, Avrupa basınında da şok etkisi yaratmış durumda. PKK ya da PYD’nin göç eden Êzîdîleri koruması, İŞİD’in ilerleyişini durdurması, kıt olanaklarına rağmen bütün mağdur halklara yardım ulaştırması, inanın Avrupa’ya diz çöktürmüş gibi gözüküyor. Basın yazsın ya da yazmasın, hükümetler seslendirsin ya da seslendirmesin Kürt-Ortadoğu ve PKK artık birbirinin kopmaz gerçeklerine dönüşüyor. PKK’nin sadece savaşan değil, halkları kucaklayan duruşu ve toplumsal projeleri de söz konusu güçleri endişelendirmişe benziyor. Bir anlamda toplum ve kamuoyunda mazlum bir halkı ve temsilcisini 'terörist' ilan etmiş olmalarının hem şaşkınlığını yaşıyorlar, hem de tükürdüklerini yalamak istemiyorlar.
Tam da burada Avrupa’da yaşayan Kürtlere topyekün harekete geçme zamanının geldiğini ve büyük acıları, büyük bir zafere dönüştürme sürecinden geçtiğimizi hatırlatmak gerekir.
Avrupa'daki Kürtleri; kamuoyunun gerçekleri öğrenmesi için çalışmaktan tutun, sivil örgütleri ve resmi kurum ziyaretlerini ziyaret etmelerine, bilgilendirme standları açılması ve mağdurlar için yardım kampanyaları yürütülmesine kadar bir dizi iş bizi bekliyor. Bu süreç, nasihat vermeyi ve önemli siyasi belirlemeler yapmayı çoktan aşmış bulunuyor. Şimdi konuşma zamanı değil, iş yapma zamanı. Ya bugün varsın ya da yoksun.
Tükürdüklerini yalamak istemiyorlar
İsviçre Gündemi