Tüm dünya kadınları davayı sahiplenmeli

7 Ocak 2022 Cuma - 17:30

  •  Paris Katliamı davasısının, sadece Kürtlerin ve Fransız demokratların değil, tüm dünya kadınlarının davası olduğunu belirten PKK Yürütme Komitesi, tüm dünya kadınlarının da bu davaya sahiplenerek suçluların yargılanması mücadelesini yürüteceklerine inandığını ifade etti. 

 

PKK Yürütme Komitesi, Fransa halkının ve demokrasi güçlerinin, Paris Katliamı davasının gerçek sahipleri olarak tutumlarını ortaya koyup suçluların yargı önüne çıkmasını sağlamaları gerektiğini bildirdi.

PKK Yürütme Komitesi, PKK’nin kurucularından Sakine Cansız (Sara), KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan (Rojbîn) ve Kürt Gençlik Hareketi Üyesi Leyla Şaylemez’in (Ronahî), Paris’te 9 Ocak 2013’te katledilmelerinin yıl dönümü vesilesiyle dün yazılı bir açıklama yaptı. Türk devletini ağır töhmet altında bırakacak ve yaptırımlarla karşı karşıya getirecek böyle bir katliam kararını MİT yönetiminin tek başına veremeyeceğini; zaten aylar önce katledilmesi gereken 22 PKK yöneticisinin isminin açık kaynaklarda yayınlandığını hatırlatan Yürütme Komitesi, “Tetikçi Ömer Güney bir MİT elemanıdır. Paris’in göbeğinde yapılan bu katliamın emrini Erdoğan’ın başbakan olduğu TC hükümeti verdi. Dolayısıyla bu katliam, soykırımcı sömürgeci Türk devleti tarafından gerçekleştirildi” dedi. 

Sara’nın, PKK’nin kurucusu ve kadın özgürlük hareketinin önderlerinden oldu; zindanda gösterdiği direnişle halkın büyük sevgisini kazandığı için hedef alındığını kaydeden Yürütme Komitesi, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Türk devleti için Rêber Apo ve PKK en büyük düşman olarak görüldüğü gibi PKK’nin kurucuları da hedef durumdadır. Sara yoldaşın katledilmesi Kürt halkının özgürlük mücadelesinden intikam alma olmaktadır. Bu büyük kadın devrimcilerin katledilmesi, Türk devletinin Kürt düşmanlığının düzeyini ortaya koymaktadır. Kürt’ün varlığını ortadan kaldırmak istediklerinden Kürt’ü var edenleri en büyük düşman olarak görmektedirler.

Sakine Cansız (Sara)

Sara’nın mücadelesinin büyüklüğü

Türk devletinin birçok riski göze alarak Sara yoldaşı ve arkadaşlarını katletmesi, Sara arkadaşın mücadelesinin büyüklüğünü ortaya koymaktadır. Sara yoldaş, Kürdistan ve Dersim halkının öfkesi olarak Apocu gruba katılıp PKK’nin kurucularından oldu. Apocu gruba katılmak ve PKK’nin kurucularından olmak büyük bir cesareti ifade etmektedir. Bir kadın olarak böyle büyük bir mücadeleye katılmak ve sorumluluğunu almak, Sara yoldaşın nasıl bir kişiliğe sahip olduğunu göstermektedir.

Bir milim geri adım atmadı

Sara yoldaşın bu kişiliği Diyarbakır 5 Nolu zindan direnişi içinde tüm özellikleri ile kendini açığa vurdu. Sara yoldaş direnişiyle koğuşundaki tüm kadın yoldaşlara cesaret verdiği gibi zindan direnişçilerinin en büyük moral güçlerinden biri oldu. Ağır baskı ve işkence karşısında iradesi ve duruşundan bir milim geri adım atmadı. Hiçbir baskı ve işkence onun duruşunu bozamadı. 

Yaşamının son nefesine kadar

Sara yoldaş, ülkesini ve halkını çok sevdiği için bu mücadeleye katıldı; Partiye ve yoldaşlarına büyük sevgiyle bağlı olarak da yaşamının son nefesine kadar özgürlük mücadelesini yürüttü. Erkek egemenliğinin 5 bin yıllık acısını çeken kadınların duygularını yüreğinde ve omuzunda taşıyarak mücadelenin başarısı için yaşamının tüm anını verdi. Sara yoldaş kadın özgürlük mücadelesinin büyük heyecanıyla her an coşkuluydu. Coşkusu ve mücadele azmi bir volkan gibi her zaman düşmanın yüzüne patladı. Yaşamı yoldaşlarına ve çevresine sevgi ve pozitif enerji taşıyarak geçti. Kısa süre görenler bile Sara arkadaşa büyük sevgi ve saygı duydu. Sara yoldaş, Kürt halkının ve kadınların özgürlük mücadelesinde her zaman anılacaktır. Bu mücadelenin sembol isimlerinden biri olarak ölümsüzler içinde yer alacaktır.

Avrupa’da Kürt halkının sesi

Rojbin, Kürtsüzleştirilmek istenen Fırat’ın batısından Avrupa’ya göç etmek zorunda kalmış, yüreği tertemiz, sevgi dolu bir yoldaştı. Avrupa’da Kürt halkının sesi olmak için diplomasi çalışması yürütüyordu. Kürt halkının özgürlük mücadelesinin tanınması ve Rêber Apo’yu özgürleştirme mücadelesinin gelişmesinde rolü olan bir yoldaştı. Hala da boşluğu hissedilmektedir.

Yüreğinde taşıyan bir gençti

Ronahi yoldaş da Ali Çiçek gibi Kürt halkının yaşadığı acıları, özlemleri ve öfkelerini yüreğinde taşıyan bir genç arkadaşımızdı. Kürt halkının varlığını güvenceye alma ve özgürlüğünü sağlamada tarihi sorumluluk bilinciyle mücadelenin her zaman en önünde yer almak istedi. Kürt halkının kızıl yıldızı Ali Çiçek’e layık olmak için büyük bir mücadele içinde oldu.

Tüm kadınların davasıdır

Sara, Fidan ve Ronahi yoldaşlar Paris’in göbeğinde katledilmesine rağmen Fransa adalet sistemi Türk devletini ve bu katliamın emrini verenleri yargı karşısına çıkarmadı. Siyasi ve ekonomik çıkarlar gereği adaleti bir tarafa bıraktı. Adaleti bir tarafa bırakan devlet, moral değerleri zayıflayan bir devlettir. Fransa bu katliamın gerçek sorumlularını yargılamadığı müddetçe adaleti zayıf bir devlet olarak görülecektir. Fransa resmi kuruluşları çıkarları gereği adaleti bir tarafa bırakabilirler. Bizim beklentimiz Fransa halkının ve demokrasi güçlerinin bu davanın gerçek sahipleri olarak tutumlarını ortaya koyup suçluların yargı önüne çıkmasını sağlamalarıdır. Paris Katliamı davası sadece Kürtlerin ve Fransız demokratların değil, tüm dünya kadınlarının davasıdır. Tüm dünya kadınlarının da bu davaya sahiplenerek suçluların yargılanması mücadelesini yürüteceklerine inanıyoruz.

Kürt halkı peşini bırakmayacak

Kürt halkı katliamı gerçekleştirenlerin ve emrini verenlerin peşini bırakmayacak; Kürdistan’ı özgürleştirme ve Türkiye’yi demokratikleştirme ile bu katliama en güçlü cevabı verecektir. Tabi ki katillerin cezalandırılması da her zaman Kürt halkının ve kadınların önünde bir görev olarak duracaktır. Paris Katliamı’nda şehit düşen yoldaşları saygıyla anarken, onların özlemlerine mücadeleyi yükselterek cevap vereceğimizi yineliyoruz.”  BEHDİNAN

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.