
Kürt Halk Önderi yaklaşık iki yıllık bir aradan sonra ailesi ile görüşebilirken, şimdi tecridin devam edip etmeyeceği, ailesinin, avukatlarının ve siyasi heyetin İmralı’ya düzenli gidişine izin verilip verilmeyeceği merak konusu. Asrın Hukuk Bürosu dün yaptığı yazılı açıklamayla “Dönemsel görüşler İmralı’daki izolasyonu kıramaz, tüm temel hakları tesis edilmelidir” dedi.
Temmuz 2011’ten bu yana müvekkilleri Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşemeyen Asrın Hukuk Bürosu avukatları dün yazılı bir açıklama yaptı. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası İmralı’da yaşananlara dair basın ve medyaya yansıyan haberlere rağmen tecridin sürmüş olmasının Öcalan’ın sağlık ve tutukluluk koşulları üzerindeki endişeleri derinleştirdiğine dikkat çekilen açıklamada, bu şartlarda Öcalan ailesinin 2 yıl sonra 11 Eylül’de İmralı’ya gidişine izin verildiği belirtildi. Uzun bir aradan sonra Öcalan ile görüşülmesi ve sağlık durumunun iyi olduğunun anlaşılmasının müspet bir gelişme olduğu vurgulanan açıklamada, “Zira Sayın Öcalan ve İmralı Cezaevi’nde tutulan 3 politik Kürt mahpusun aileleriyle, avukatlarıyla bu denli uzun sürelerle görüştürülmemiş olması tamamen kabul edilemez bir hal almıştır. Tecridin bu denli uzun sürelerle ve sistematik uygulanımı, işkence ve kötü muamele yasağının ihlalidir. Ve şu açıktır ki ayları-yılları bulan görüşme periyotları İmralı sistemine içkin olan izolasyonu kırmamaktadır” denildi.
Temel haklar araçsallaştırılıyor
“En yasal hak olan aile ziyaretini dahi İmralı ve Sayın Öcalan’a dair hukuksal, siyasal ve toplumsal taleplerin yoğunlaştığı böylesi dönemlerle sınırlı olarak gerçekleştirmek, temel hakların araçsallaştırılması anlamına gelir” ifadelerine yer verilen açıklamada avukatlara yönelik ambargoya işaret edildi.
Ziyaret, savunma ve iletişim hakkı
“Halen, 5 yılı aşkın bir süreden beri avukat görüşmesi gerçekleştirilmemiştir. Bu dahi başlı başına tecrit sisteminin devamına, savunma hakkının ihlaline ve İmralı sisteminin hukuk dışılık statüsünün sürdürüldüğüne kanıttır” denilen açıklamada, şu hususun altı çizildi: “Temel hak ve özgürlükler hukuksal norm ve değerlerin gereği olmakla beraber, yasal güvence kapsamındadır. Bu çerçevede dönemsel hiçbir gelişme, müvekkillerimizin haklarından yoksun bırakılmasını meşrulaştıramayacağı gibi haklarının tartışma konusu edilmesine dayanak oluşturamaz. İmralı‘daki müvekkillerimizin yasal güvence kapsamında olan temel haklarının derhal sağlanması elzem durumdadır. Zaman kaybetmeksizin hukuksal sorumluluğun ve insani değerlerin gereği olarak başta ziyaret, savunma ve iletişim hakları olmak üzere tüm temel hakları derhal tesis edilmelidir.”
‘Sırtını dönme lüksü yok’
5 Nisan 2015’ten bu yana adaya gidişi engellenen İmralı Heyeti içerisinde yer alan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Abdullah Öcalan’ın “Çözüm niyeti ve ciddiyeti ile gelinirse sorun 6 ayda çözülür” şeklindeki önerisine kimsenin sırtını dönme lüksü olmadığını söyledi. Öcalan’ın çağrısını “tarihi bir ilkesellik ve muazzam bir çözüm daveti” olarak değerlendiren Baluken, “Hükümetin ve devletin ‘çözüm mözüm yok’ aymazlığından çıkması, sunulan öneriye denk ağırlıkta bir politik tutum ortaya koyması şarttır. Ülkenin koca bir yas evine dönüştüğü bu ortamda, Sayın Öcalan’ın bu önerisine hiç kimsenin sırtını dönme lüksü yoktur, olmamalıdır!” dedi.
Müzakare koşulları sağlanmalı
“Sayın Öcalan’ın can güvenliği ve yaşam koşulları ile ilgili gecikmiş hukuki bir görüşmenin yapılması önemli ve olması gerekendir. Ancak İmralı işkence sistemi ve hukuk dışı tecridin devam ettiğini unutmamak gerekir. Bu durum siyasi, hukuki, insani vb. açıdan kabul edilemez” diyen Baluken şöyle devam etti: “Tecrit devam ediyorken ve müzakere yerine savaş politikaları devredeyken, yeni bir süreçten bahsetmek, reel politik gerçekliğe tekabül etmez. Yeni bir sürece geçilmesi tüm barış savunucularının talebidir. Bunun için İmralı’da tecrit değil, müzakere koşullarının sağlanması gerekir.
Öcalan’ın mesajı: 6 ayda çözeriz
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşen kardeşi Mehmet Öcalan, yaptığı görüşmeye ilişkin bilgileri önceki gün kamuoyu ile paylaşmıştı. Ölümlerin yaşandığı çatışma ortamından kurtulmak için devlete sorumluluğunu yerine getirme çağrısında bulunan Abdullah Öcalan, “Önceki çözüm sürecini biz yok etmedik. Çözüm tek taraflı olmaz, en büyük taraf devlettir; konu ne kadar siyasiyse o kadar da hukuksaldır. Eğer devlet hazırsa 2 adamını buraya gönderir, evet, ağır bir sorun ama projelerimiz hazır ve bu sorunu 6 ayda çözeriz. Bu kör bir savaştır, belki 80 sene daha devam eder. Aydınların, demokratların, siyasi partilerin; tüm insanların bir önce bu sorunun çözülmesi için hareket etmesi gerekir” mesajı vermişti.
HABER MERKEZİ