Cumartesi günü Almanya'nın Dortmund kentinde yapılan 21. Uluslararası Kürt Kültür Festivali de Avrupa'nın dört bir yanından gelen dört parçadan Kürtleri buluşturan bir platform oldu. Festival, Rojava ve Paris şehitlerine (Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez) adanmıştı. Rojhilat'tan Rojava'ya, Başûr'dan Bakur'a festivale katılan siyasi temsilciler, Avrupa'nın göbeğinde Kürdistani duygularla buluşan onbinlere tüm Kürtlerin ortak beklentilerini dillendirdi.
PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, “Bugün Rojava’da Demirci Kawa, Mazlum Doğan, Seyit Rıza, Qazi Muhammed ve Melle Mustafa Barzani’nin çocukları Rojava’da direniyor" sözleriyle tüm Kürtlerin mücadelesinin artık tek ve ortak bir mücadele olduğunu formüle etti...
Kürtlerin gelecek perspektifi ortaklaşırken, Kürt sorununu çözümsüz kılmak isteyen güçlerin uğursuz çabaları da devam ediyor. Türk devleti ve AKP Hükümeti, Kuzey'de duran savaşı Rojava'ya taşımış durumda. Festivalde görüntülü mesajı yayınlanan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık'ın "Türk devleti ve hükümeti Rojava'da halkımızın iradesini kırmak için savaş yürütüyor" diyerek yeni katliamlara dikkat çekmesi, bu uğursuz çabalara karşı duyarlılık ve ulusal birliği güçlendirme çağrısı niteliğindeydi.
Paris katliamına dikkat çeken BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın Avrupa ülkelerine seslenerek, “Süreci desteklemiyorsanız, bari köstek olmayın” sözleri ise, özellikle Kürtlere yönelik baskı politikalarından vazgeçmeyen Almanya ve Fransa hükümetleri tarafından duyulur mu, onu da zaman gösterecek…
Ancak görünen o ki; her şeye rağmen belirleyici olan 'Demirci Kawa'nın çocuklarının kendi çabaları olacak…
Tüm Kürdistan festivaldeydi
Kürt sorunu, tüm parçalardaki gelişmelerle artık Kürdistani bir çözüm seyrine girmiştir. Buna paralel olarak Kürtlerin tepkileri de artık Kürdistani'dir. Bakur'dan Rojava devrimine yönelik sahiplenme kampanyalarında bir artış görülürken, diasporadaki etkinliklerde de dört parçadan Kürtler daha fazla bir araya geliyor ve ortak sloganlar haykırıyor.