
ALİ ÖZŞERİK
İsviçre’nin Basel kentinde Kürt kurumlarını seçimler döneminde ziyaret eden İsviçreli ve Kürt milletvekilleri ile politikacılar, fişlendi. Basel Devlet Koruma Teşkilatı’nın, Basel Kanton Senatörü Sosyal Demokrat Partili (SP) Anita Fetz’in Kürt derneklerinde seçim çalışmalarına katılmasından dolayı fişlediği ortaya çıktı. Fişleme skandalı, aynı dönemde benzer çalışmalar yürüten Kürt politikacılar ile İsviçrelileri de kapsıyor.
Fetz, Koruma teşkilatında görevli
İşi daha da ilginç kılan SP’li senatörün Basel Devlet Koruma Teşkilatı’ndan sorumlu olan 3 kişiden biri olması. Basel Koruma Teşkilatı'nın kendi üyesini bile fişlemesi skandalın boyutlarının anlaşılması açısından önemli. Fişleme olayı 2 hafta önce ortaya çıktı. Basel Devlet Koruma Teşkilatı üyesi Anita Fetz, üzerinde çalıştığı teşkilatın bir dosyasını incelerken kendisinin de fişlendiğini gördü ve bunu basına açıkladı. Daha sonra seçim çalışmaları yürüten Kürt derneklerinin de fişlendiği ortaya çıkınca olay büyüdü.
Atıcı: Kürt karşıtlığı
Fişlenen parlamenterler arasında bulunan Sosyalist Parti’den Mustafa Atıcı bu durumu şöyle açıklıyor: "Koruma Teşkilatı’nın kendi üyesini bile takip edip fişlemesi ancak Kürt karşıtlığının boyutlarıyla açıklanabilir. Zira Kürt derneklerini ziyaret 'terör' ilişkisi kapsamında değerlendirilmiş. Oysa İsviçre Devleti Koruma Teşkilatı’nın PKK’yi 'terörist bir örgüt' olarak görmediğini bütün kamuoyu biliyor. Burada Basel Koruma Teşkilatı’nın genel istihbarat güvenlik raporunu da hiçe saydığı anlaşılıyor."
Yasadışı izleme
İsviçre Federal yasalarına göre serbest ve özgürce yapılan seçimlerde bir seçim etkinliğinin takibi ya da etkinlikte yer alan politikacıların fişlenmesi yasak. İsviçre’de 2015 yılında gerçekleşen genel seçim çalışmalarını kapsayan fişlenme olayının gerçekleştiği yer olan Kürt Toplum Merkezi de yasal ve legal bir kurum. Öte yandan Kürt Toplum Merkezi, Basel polis şefinden, Devlet Koruma Teşkilatı üyelerine kadar birçok devlet temsilcisinin zaman zaman toplantı yaptıkları bir dernek. Zira İsviçre’de en büyük Kürt kitlesi Basel’de yaşamakta ve politikadan ticarete, sosyal hayattan belediyeye kadar etkin olan bir halk. Denilebilir ki herkesin yolu bir şekilde Kürt kurumlarından geçiyor.
Bakandan skandal cevap
Basel Güvenlik Direktörü Baschi Dürr, skandalın ortaya çıkmasından sonra Yeşiller Partisi Milletvekili Tonja Zürcher’in soru önergesine verdiği cevapla yeni bir skandala neden oldu. Dürr, PKK İsviçre’de 'terörist bir örgüt' olarak kabul edilmediği halde, PKK’yi 'terörist' olarak niteleyerek, Federal Koruma Dairesi’nin kararını hiçe saydı. Politikacıların seçim çalışmalarını ise dernek açılışına katılım olarak göstererek skandalı savunmaya çalıştı.
Kürtleri fişliyor
Yakın zamanda Basel Güvenlik Şefinin bünyesinde bulunan ve sadece güvenlik yetkililerinin girebildiği bir binada AKP’nin yurtdışı kuruluşu UETD’nin, Türk kökenli bir polis aracılığıyla toplantılar düzenlediği ortaya çıkmıştı. Söz konusu polisin bu gizli binada bulunan bilgisayarlardaki gizli bilgileri UETD’ye aktarması karşısında ciddi hiçbir adım atılmamasının ardından fişleme skandalının ortaya çıkması Basel Devlet Koruma Birimi hakkında ciddi kuşkular duyulmasına neden oldu. Söz konusu fişleme kararında ne gibi etkenlerin ve hesapların yer aldığı zamanla ortaya çıkacaktır.
Polisi, Türk ajanı çıkan ve bu nedenle istifa etmesi istenmesine rağmen görevini sürdüren Güvenlik Şefinin söz konusu Kürtler olunca fişleme, takip, raporlara büyük hassasiyet göstermesi dikkat çekiyor.
AKP basınında linç kampanyası
Fişleme skandalının ortaya çıktığı günlerde Kürt politikacılar hakkında AKP basınında çıkan karalama kampanyalarının zamanlama olarak birbirine yakın olması da düşündürücü. AKP basını Kürt politikacıları Fetullahçı ve PKK sözcüleri olarak lanse etmişti. Bu durum bile Basel’de yaşayan Kürt, Türk ve Alevilerin Devlet Koruma Teşkilatı’na olan güven ve inanırlığını yok etmiş durumda.
Yeşiller cevap bekliyor
Yeşiller Fraksiyonu da Federal Parlamento'ya verdikleri bir soru önergesi ile Basel’deki fişlenmenin neden, niçin yapıldığını sordu. Yeşiller Milletvekili Glättli Balthasar tarafından verilen soru önergesinde PKK’nin İsviçre’de 'terör örgütü' sayılmadığı ve yasak olmadığı hatırlatılarak seçimlerde neden izlenme ve fişleme yapıldığı, Kürt nüfusunun terörü desteklediği yargısına nasıl ulaşıldığı, toplanan verilerin kimlerle ve ne amaçla paylaşıldığı, seçimlerde başka fişleme olaylarının yapılıp yapılmadığı soruldu. Soru önergesi hala yanıt bekliyor.
NCDK’den karşı atak
İsviçre Kürdistanlılar Demokratik Toplum Merkezi (NCDK) derneklerini seçim çalışmaları nedeniyle ziyaret eden İsviçreli ve Kürt politikacıların fişlenmesini kınayarak karşı girişimlerde bulunuyor. TV ve basın ile yapılan görüşmelerde kararın Federal yasalar ile Kürt halkının hiçe sayılması anlamına geldiği belirtiliyor. NCDK başta Basel Güvenlik Birimine, Basel Kanton ve Bern Federal Parlamento’ya gönderdiği mektupları İsviçre basınına da yansıtarak konuya ilişkin tepkisini genişletiyor.
Niyet ve amacınız tartışılır
NCKD’in Basel Devlet Koruma Örgütü Başkanı Baschi Dürr’e gönderdiği mektupta ise özetle şu görüşlere yer verildi: "Basel Kürdistanlılar Toplum Merkezini seçimler döneminde ziyaret eden politikacıların fişlenmesi olayının yakın takipçisi olacağız. Kurumsal girişimlerimiz yanında politikacıların buna yönelik çalışmalarını da destekleyeceğiz. İsviçre’de PKK 'terörist bir örgüt' olmamasına rağmen, siz terörist bir örgüt olarak nitelendiriyor ve kendinizi bu kararın üstünde görüyorsunuz. Kürtler, İsviçre’de her zaman yasal ve legal örgütlenmiş ve etkinlikler düzenlemişlerdir. Bütün bunlar sizin bilginiz ve izininizle gerçekleşmiştir. Terörizm konusunu milletvekillerini fişleme gerekçesi yapmanız anlaşılır bir durum değildir. Biriminizde bir polisin Türkiye için ajanlık yapmasından sonra bile sizinle dialogu esas aldık ama politikacıları salt Kürt derneğini ziyaret ediyor diye fişlemenizden sonra niyet ve amaçlarınız tartışılır duruma geldi. DAİŞ terörizmine karşı en büyük mücadeleyi vererek dünyanın saygınlığını kazanan Kürt halkı da diğer halklar da bu kararınızı kabül etmeyecektir."