
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Minbic’e hafta sonu konuşlandırılan askerilerinin, Minbic Askeri Meclisi ve halkına güvence, tehditler eşliğinde saldıranlara (Türk ordusu ve çeteleri) caydırma amaçlı olarak gönderildiğini açıkladı. Pentagon, askerlerinin saldırıya uğraması halinde kendilerini savunacaklarını vurguladı. Süren Reqa hamlesinde önceki akşamdan itibaren Dêrazor bağlantısı tamamen kesilip Fırat’a ulaşıldı. Minbic Askeri Meclisi, Türk saldırılarına karşı dururken Rusya ile yaptığı anlaşma sonucu Türklere sınır olar bazı köyleri Rusya’nın garantörlüğünde Suriye devletine bıraktı. Pentagon ve Beyaz Saray’dan olumlu yanıt alamayan Türk devleti, bir kez daha kendini pazarlığa yatırdı. Bu kez Erdoğan’ın Rusya ziyareti öncesi Rusya Genelkurmayı Başkanı ve ABD Genelkurmay Başkanı’nın Antalya’da ağırladı. Türk Başbakan Yıldırım, sahada sorundan yaşanmaması için koordinasyon gerektiğini belirterek, Minbic konusunda geri adım attı, ancak kendi tezlerini tekrarladı.
Pentagon Sözcüsü Jeff Davis, önceki akşam gazetecileri sorularını yanıtladı. “Koalisyonun parçası olarak güvence verme ve caydırma amaçlı Minbic’in içine ve etrafına ABD askerleri konuşlandırıldı. Bu görev DAİŞ’ten başka bir tarafa saldıran tarafları caydırmak içindir” diyen Davis, Türk ordusu ve çetelerinin batıdan şehre yaklaştığını, Suriye rejimi konvoylarının ve Rus birliklerinin bölgeye geldiğini gördüklerini söyledi. Davis, kentin Minbic Askeri Meclisi tarafından kontrol edildiğini hatırlattı.
“Herkesin DAİŞ’e odaklanması için Minbic’in içine ve batısına belirli bir kuvvet konuşlandırdık” diyen Davis, özellikle hangi kuvvetlere yönelik kaygı taşıdıklarını ise “Minbic’in halen kurtarılmadığını savunanlara karşı” şehirde bir güç gösterisi yaptıklarını söylemekle yetindi.
Kendilerini savunacaklar
“Kimseyle çatışmaya girmek için orada değiliz. Gözü çatışmada olanlara, yürütülmesi gereken bir savaş varsa onun da sadece DAİŞ’e karşı olması gerektiğine dâir görünür bir hatırlatmadır” diyen Sözcü Davis, Minbic’de bulunan ABD askerlerinin çatışmaya girme yetkileri olup olmadığına ilişkin bir soruya ise “Kendilerine bir saldırı olduğunda, nefs-i müdafaa için elbette ki yetkileri var ancak onun dışında orada başka bir kuvvetle çatışmaya girme yetkileri yok” diye konuştu.
İlk kez icra ediliyor
Bu tür bir görevin DAİŞ çetesiyle mücadele süresince ilk kez icra edildiğini ifade eden Davis, söz konusu kararın ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ve Birleşik Görev Gücü Doğal Kararlılık Operasyonu komutanlarınca alınmış olduğunun altını çizdi.
Minbic’te rejim yok
Davis, Minbic’e giden insani yardım konvoylarının Suriye rejimine ait olduğunu ancak konvoya eşlik eden güçlerin Rus askerlerinden oluştuğunu söyledi.Rusya ile güçlerin güvenli ayrışması için 2015’te yapılan mutabakat çerçevesinde bilgi alışverişinde bulunduklarını anımsatan Davis, bölgedeki komutanların direktifleri dâhilinde ABD askeri sayısının yükseltilebildiğini ifade etti.
Ankara, ‘hedef Minbic’ diyordu
Ankara’dan, Bab işgalinin DAİŞ ve Rusya ile yapılan anlaşma sonucu geçen hafta Pazartesi tamamlanmasıyla birlikte bir sonraki hedefin Minbic olduğuna dâir açıklamalar geliyordu. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Salı günü Pakistan’a gitmeden önce havalimanında yaptığı basın toplantısında, bundan sonraki hedeflerinin Minbic ve Reqa olduğunu söylemişti. Erdoğan’ın bu tehditleri, sıralı memurları tarafından tekrarlanmıştı.
Reqa hamlesi devam ediyor
Bu arada bir hafta ara verilen Reqa hamlesi, önceki günden itibaren yeniden başladı ve QSD savaşçıları kısa sürede önemli ilerleme kaydetti. Savaşçılar, önceki akşam itibariyle hem Dêrazor-Reqa yolunu kontrol altına aldı hem de Fırat’a ulaşarak, Reqa’yı doğudan ve Fırat’ın doğusu kısmında güneyden kuşatmaya almış oldu.
Türk devletinin Şengal hamlesi
Aynı gün Türk devleti de KDP ile birlikte yetiştirdiği çeteleri de katarak Şengal’e saldırdı. Rabia’dan Xanesor’a kadar yığınak yaparak, Reqa hamlesine bu hat üzerinden katılma hesaplarını yapıyor.
Antalya’da toplantı yapılıyor
Sahadaki bu konuşlanmayla paralel olarak dünden itibaren Antalya’da önemli bir toplantı başladı. Türk Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Francis Dunford ve Rusya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Valery Vasilyeviç Gerasimov’u Antalya’nın Serik’e bağlı Belek turizm merkezindeki Regnum Carya Golf & SPA Resort Otel’de ağırladı. Kasım 2015’te düzenlenen G-20 zirvesinin yapıldığı oteldeki Genelkurmay Başkanlarının görüşmeleri için bölgede geniş güvenlik önlemi alındı. Toplantı bugün de devam ediyor.
Türk Genelkurmay Başkanlığı’nın web sayfasında konuyla ilgili yer alan açıklamada ise şöyle denildi: “Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın ev sahipliğinde, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Francis Dunford ve RF Genelkurmay Başkanı Orgeneral Valery Vasilyeviç Gerasimov’un katılımıyla Antalya’da üçlü bir toplantı düzenlenmiştir. Toplantıda, Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgedeki güvenlikle ilgili ortak konular görüşülmektedir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”
Yıldırım, geri adım attı
Türk Başbakan Binali Yıldırım, dün Ankara’yı ziyaret eden Ürdün Başbakanı Hani el Mulk ile ortak basın toplantısında konuyla ilgili soruları da yanıtladı. Yıldırım, ABD ile ilgili temkinli, sitemkar ve haddini biline bir dil kullanırken yine Kürtlere saldırdı. Yıldırım, “Suriye’nin birlik ve bütünlüğü aleyhine gündem izleyen kesimlerle hiçbir yere varılamayacağını bütün muhataplarımıza iletmiş bulunuyoruz. Bu bağlamda Suriye’nin kuzeyinde YPG, PYD gibi PKK terör örgütüyle aynı karakteri taşıyan terör örgütlerinin bazı müttefiklerimizce terörle mücadelede ortak seçilmiş olması bir talihsizliktir” dedi.
Görüşme çatışma riskine karşı

Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Francis Dunford ve Rusya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Valery Vasilyeviç Gerasimov’un Antalya’daki üçlü görüşmesine dair soruları da şöyle yanıtladı: “Çok iyi bir koordinasyona ihtiyaç var. Bölgede birçok ülke var. Birçok ülke olunca burada gerek DEAŞ gerek PYG, PYD, El Nusra ve benzeri bütün terör örgütlerinin temizlenmesi gerekiyor. Eğer bu koordinasyon sağlanamazsa hiç arzu etmediğimiz çatışma riski olabilir. İşte bugün ve yarın da devam edecek toplantının asıl amacı orada, bölgede terörle mücadele yaparken, koordinasyonu en iyi şekilde nasıl sağlarız, tarafların birbirilerinin operasyonlarına müdahale etmemesi ve tatsız olayların meydana gelmemesini nasıl temin ederiz; bunu çalışıyorlar. Bu gerekli olan bir şey. Gerek Koalisyon güçleri gerek İran gerek Rusya gerek ABD bu faaliyetleri yaparken, mutlaka yakın işbirliği içerisinde olmaları gerekiyor. Türkiye olarak bunun temin edilmesi yönünde öncülük yapıyoruz, geçmişte yaşanan tatsız hadiselerin bir daha olmaması için.”
Selvi, Ankara’daki havayı yazdı
AKP yönetimindeki Türk devletine hoparlör olan medya elemanlarından Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Türkiye’nin dayattığı Minbic ve Reqa müdahalesinin Rusya ve ABD tarafından veto edildiğini yazdı. Selvi, başından beri QSD’nin yer almasını engellemeye çalışan Türkiye’nin bu planının tümüyle çöktüğü yönünde bilgiler paylaştı. Hatta yerel dinamiklerin yanı sıra artık bölgede bulunan ve Türkiye’nin Suriye’ye girmesine izin veren Rusya ve ABD’nin Türkiye’nin bir an önce Suriye’den çekilmesini istediği de ifade ediliyor.
ABD’nin nihai olarak Reqa planını oluşturmadığını ima eden Selvi, bir yandan da operasyonun nasıl bir yol izleyeceğini sıraladı. Selvi, aldığı bilgileri şöyle yazdı:
“PENTAGON’un Rakka planı sızmaya başladı. Ama hemen baştan uyarayım, bu ABD’nin nihai planı değil. Pentagon planı erken sızdırarak, başkan Trump’ı ikna etmeye çalışıyor.
Washington Post, Pentagon’un Rakka operasyonunu YPG ile yapacağını esas alan bir yazı yazdı. Planın üç ayağı var.
* YPG’nin belkemiğini oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’ne daha çok silah ve para desteği verilsin.
* 500 civarında olan ABD Özel Kuvvetleri’nin sayısı yükseltilsin.
* Operasyona daha çok zırhlı araç ve helikopter desteği sağlansın.
Türkiye’nin sunduğu Rakka planında ise Akçakale’den girilmesi öngörülüyor. PYD-YPG kantonunun içinden geçmesi nedeniyle 54 kilometre uzunluğunda 1.6 km genişliğinde güvenli bir hat oluşturulması talep ediliyor. Türkiye ile ABD’nin öncülük ettiği koalisyon ülkelerinin yoğun hava desteği vermesi, karadan ise ÖSO, Suriye Demokratik Güçleri’nin Arap unsurları ile Peşmerge’nin yer alacağı kara gücünün girmesi öneriliyor. Türkiye’nin planının hiçbir yerinde YPG’ye yer yok.
ABD’nin YPG ısrarı aşılmış değil. ABD ile anlaşmazlık noktalarından birini de ‘takvim konusu’ oluşturuyor. ABD, Rakka operasyonuyla ilgili olarak bir takvim vermemizi istiyor. Israrla üzerinde durdukları nokta Türkiye’nin Rakka operasyonundan sonra bölgeden ne zaman çekileceği.
İşin doğrusu, Türkiye’nin orada uzun süre kalmasını istemiyorlar. Umudu azalmakla birlikte Ankara’nın Trump’tan beklentisi sürüyor…
Ancak Ankara’ya, ABD ile Rusya’nın Menbiç konusunda anlaşmaya vardıkları yönünde haberler geliyor… ABD ile Rusya’nın Türkiye’nin en son geldiği nokta olan El Bab’da kalması, daha ileri bir noktaya ilerlememesi konusunda uzlaşmaya vardıkları şeklinde değerlendirildi.
KDP üzerinden sızma
Menbiç’te yaşananlar Ankara’da, ABD Rakka operasyonunu YPG ile yapacak şeklinde değerlendirildi. Ankara’nın edindiği bilgilere göre ABD’nin YPG ile yapmayı planladığı Rakka operasyonu iki koldan icra edilecek.
* Menbiç’ten Rakka’ya doğru kuzeyden güneye doğru harekâta geçilecek. Buna göre, yüzde 70’ini YPG’nin kalan yüzde 30’unu ise Suriyeli yerel Arap güçlerin oluşturduğu SDG ile ABD Özel Kuvvetleri’nin operasyonu başlayacak. Menbiç’ten ABD Özel Kuvvetleri ile YPG’nin birlikte hareket etmesi planlanıyor.
* Rakka operasyonunun sürpriz yanını ise Irak cephesi oluşturuyor. Rakka’ya yönelik ikinci operasyonun ise eşzamanlı olarak Irak yönünden doğudan batıya doğru başlatılması planlanıyor. Operasyona ABD Özel Kuvvetler’e mensup 3 bin askerin katılması öngörülüyor. ABD askerleri Erbil ya da Tel Afer Havaalanı’na indirilecek. Erbil’den Suriye sınırına olan hat problemli olabileceği için daha çok Tel Afer Havaalanı üzerinde duruluyor. Tel Afer Havaalanı Irak merkezi yönetiminin kontrolünde. Erbil ya da Tel Afer’e inen ABD Özel Kuvvetleri’nin Suriye’ye, Sincar hattı ve Rabia kapısı üzerinden girmesi bekleniyor. Irak’tan Rakka’ya giden Musul-Rabia karayolu DAEŞ’in kontrolünde olduğu ve terör örgütü tarafından mayınlandığı için operasyon birlikleri Rakka’ya kendi oluşturdukları güzergâhtan girecek.
Erbil ya da Tel Afer’e inecek olan ABD askeri, Rakka’ya doğudan girecek. ABD Özel Kuvvetleri, Suriyeli Peşmergelerle birlikte Rakka’ya doğru ilerleyecekler. Rakka operasyonuna katılacak olan Suriye kökenli 4.500 Peşmerge’ye Dohuk’tan askeri eğitim veriliyor. Böylece Menbiç’ten ABD ve YPG, Erbil ya da Tel Afer’den ise ABD ve Peşmerge harekete geçip iki koldan Rakka operasyonunu gerçekleştirmeyi planlıyor. Operasyona İncirlik’ten kalkacak olan ABD savaş uçakları yoğun hava bombardımanı ile destek verecek.
HABER MERKEZİ