İngiltere’de İşçi Partisi’nin konferansında Kürtlerle dayanışma mesajı verilirken Türk devletinin işgal girişimleri sert bir dille eleştirildi. Konferans bünyesinden organize edilen toplantıda Türk devletinin işgal girişimlerine karşı uluslararası kamuoyuna buna karşı harekete geçme çağrısı yapıldı.
ALADDİN SİNAYİC / BRİGHTON
İngiltere’nin Brighton kentinde İşçi Partisi’nin 21-25 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirdiği yıllık konferansında “Türkiye’de diktatörlüğe karşı direniş, Suriye’de demokratik alternatif inşası ve Kürtlerin önemli rolü” adı altında bir toplantı düzenlendi. Toplantıda Türk devletinin işgal girişim ve tehditleri sert bir dille eleştirtilirken, uluslararası kamuoyuna buna karşı harekete geçme çağrısı yapıldı.
Ana muhalefetteki İşçi Parti’nin Brighton’da düzenlediği yıllık konferansı çerçevesinde yapılan Kürt halkıyla dayanışma içerikli toplantıya İşçi Parti Milletvekili Lloyd Russell Moyle, Lordlar Kamarası üyesi Lord Maurice Glassman, Sinn Fein Milletvekili Mickey Brady, Unite Sendikası uluslararası direktörü Simon Dubbins, Avrupa Parlamentosu milletvekili Julie Ward, Kürt kadın hareketi aktivisti Elif Sarican ve HDP eski milletvekili Osman Baydemir konuşmacı olarak katıldı. Geçtiğimiz hafta yapılan Britanyalı Sendikaların üst federasyonu TUC kongresinde de Kürt halkı ve önderleri Abdullah Öcalan ile tarihi bir dayanışma fotoğrafı ortaya çıkmıştı. Britanyalı sendikaların İşçi Parti üzerinde büyük bir etkisi bulunuyor.
Rojava’da örnek bir sistem inşa ediliyor
Geçtiğimiz hafta üst düzey Britanyalı bir heyet ile Rojava’yı ziyaret eden İşçi Parti Milletvekili Lloyd Russell Moyle Rojava izlenimlerini katılımcılarla paylaştı. Moyle, Batı medyasının sosyal anlamda çok gerici gördüğü Ortadoğu’da, Kürt halkının Batı’da bile olmayan nitelikte demokratik bir sistem inşa ettiklerini ifade etti. Eşitliğe dayalı bir sistem inşa edildiğini, yaşamın her alanında kadının en üst düzeyde temsil edildiğini ifade eden Moyle, Türk devletinin saldırı tehditlerine karşı da duyarlılık çağrısı yaptı.
Türk devletinin tehditleri kaygı verici
Sinn Fein Milletvekili Mickey Brady yaptığı konuşmada Türk devletinin işgal tehditlerinin kaygı verici olduğunu belirterek, uluslararası kamuoyuna buna karşı koyma çağrısı yaptı. Milletvekili Brady, ‘‘Türk devletinin Rojava’ya dönük tehditleri kaygı verici. Rojava’da halkların demokratik devrimi gerçekleşmiştir. Uluslararası kamuoyunun Türk devletinin işgal tehditlerine karşı duyarlı olması ve buna karşı çıkması gerekir. Barbar DAİŞ’e karşı YPG ve YPJ tarihi ve devrimci bir direniş sergiledi. Biz İrlanda halkı ve Sinn Fein olarak Rojava halkının yanında durmaya devam edeceğiz.’’
Rojava heyeti içerisinde yer alan Lordlar Kamarası üyesi Lord Maurice Glassman de izlenimlerini paylaşarak, Rojava’da Kürt halkının diğer etnik halklarla birlikte kendi öz yönetimini kurarak demokratik bir federasyon ve toplum inşa ettiklerini ifade etti.
Halkın kanı AKP’nin elinde
HDP eski milletvekili Osman Baydemir ise yaptığı konuşmada AKP hükümetinin Kürt halkına yönelik yürüttüğü soykırım siyasetine değinerek AKP’nin halkı öldürerek, baskı altında tutarak iktidarda kalmaya çalıştığını ve AKP’nin elinde halkın kanı olduğunu ifade etti. Baydemir ayrıca 2015 yılında binlerce Kürdün yerinden edildiğini, binlercesinin katledildiğini, zindana atıldığını ve 10 Kürt kentinin tamamen yıkıldığını ifade ederek şuanda da halen bu soykırım siyasetinin devam ettiğini vurguladı.
Toplantıda diğer konuşmacılar da yaptıkları değerlendirmelerde, Türk devletinin saldırılarına karşı Kürt halkı ile dayanışma çağrısı yaptı. Toplantı soru cevap kısmından sonra sona erdi.
21-25 Eylül tarihlerinde gerçekleşen İşçi Parti yıllık konferansında Brexit başta olmak üzere ekonomi ve sosyal haklar konusunda yoğun tartışmalar yürütüldü. Erken seçim tartışmalarının yoğunlaştığı bir döneme denk gelen konferans aynı zamanda İşçi Parti’nin kendisini iktidara hazırladığı bir konferans olarak da yorumlanıyor.