
Türk devletinin uzun hazırlıkların ardından kapsamlı saldırı başlattığı Şırnak’taki direniş ikinci ayına (31. gün) girdi. Türk güçleri, yakıp yıkmaya rağmen direniş mahallelerine giremedi. Nusaybin ve Gever’de 32. gününde şiddetli çatışmalar devam ediyor. Silopi’deki ikinci direniş dönemi 10. gününde.
ŞIRNAK
Şırnak Halk Meclisi Eşbaşkanlığı, direnişin ikinci ayına girmesiyle ilgili dün yazılı açıklama yaptı. Öz yönetim alanlarına yönelik amansız saldırılara karşı görkemli bir direnişin sergilendiği belirtilen açıklamada, devlet güçlerinin Şırnak’ta sonuçsuz bir savaş yürüttüğü vurgulandı.
Kürdistan’a sefer olur zafer asla
“AKP ve Saray çeteleri Kürdistan’a düzenledikleri seferde her gün yeni bir hüsran yaşıyor. Tarih bir kez daha ‘Kürdistan’a sefer olur zafer asla’ sözünü doğruladı. Görkemli Botan direnişiyle halkımızı adım adım özgürlüğe taşıyoruz” denilen açıklamada, şunun altı çizildi: “Bu saatten sonra bizim ne kadar direneceğimizden ziyade AKP’nin ne kadar direneceği noktasına geldik.”
AKP ve Erdoğan’ın son savaşı
Açıklamaya şöyle devam edildi: “Bu AKP ve Erdoğan’ın son savaşıdır. Bu devlet ve hükümet hiçbir zaman bu kadar zora düşmemişti. Kürtler artık eski klasik söylem ve diyalog laflarına kanmayacak. Halkımız ve önderliğimiz özgürleşmeden bu hamle durmayacak. Nasıl ki Kobanê direnişi DAİŞ’in sonunu getirdiyse Botan ve Şirnex direnişi de Erdoğan için sondur. Eski söylem ve yöntemlerle yeni sonuçlar alamazlar.”
Ulusal kurtuluş ruhuyla
Şimdiden kazanılan direnişin tüm alanlara yayılması gerektiği belirtilen Halk Meclisi Eşbaşkanlığı’nın açıklamasının devamında şu çağrı yapıldı: “Halkımıza müjdeliyoruz ki, biz başardık, şimdiden başardık. Ancak direniş tek yönlü olmaz. Halkımız ölü toprağını atsın üzerinden. Ulusal kurtuluş ruhuyla herkes ayağa kalkmalıdır. Kürdistan’ın özgürlüğünün şafak vakti sökün etmiştir. Direnişin orta yerinden halkımıza müjde ederiz ki; nasıl ki şehitlerimiz son nefeslerinde dahi ‘başardık’ dedilerse biz de onlara bağlılığın gereği başardığımızı yüksek zaferle ilan ederiz. Rejim son hızıyla çökerken bunun verdiği korkuyla pervasızca saldırıyor.
Halkımız bu psikolojik savaş oyunlarına gelmesin. Kürtler hiçbir zaman bu kadar güçlü olmamıştır.”
Bir adım bile ilerlemedi
YPS ve YPS-Jin Şırnak Koordinasyonu da dün yazılı bir açıklama yaptı. Kente dönük saldırıların her alanda boşa çıkarıldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Şırnak’ta ‘sokağa çıkma yasağı’ adı altında Saray çetelerinin soykırım saldırılarına karşı görkemli direnişimiz bir ayı geride bıraktı. Sokak sokak, mahalle mahalle düşmanın amansız saldırılarına karşı direnişimiz devrime olan inancın yüksek ruhuyla devam etmektedir.
Direniş duvarına çarptı
Saray çetelerinin her türlü taktik hamleleri YPS/YPS-Jin şehitlerinin fedakarlıkları ve görkemli direnişleriyle boşa çıkmıştır. Düşman kentin hiçbir mahallesinde ilerleme fırsatı bulamamış, direnişin duvarlarına çarparak geri dönmüştür.
Yapılan kara propagandalara itibar edilmemelidir. Düşman öz yönetim direnişinde kazanamadığını psikolojik savaşla kazanmaya çalışmaktadır. Halkımız şunu bilsin ki; düşman Şırnak’ta direniş alanlarında bir adım bile ilerleyememiştir. Şehitlerimizin inancı ve kararlılığıyla geliştirilen görkemli direnişi Botan halkına armağan ediyoruz.
Şırnak’ta 11 ve 12 Nisan
YPS Genel Koordinasyonu, Şırnak’ta 11 ve 12 Nisan’da yaşanan çatışmalarla ilgili şu detayları paylaştı:
* 11 Nisan günü Cumhuriyet Mahallesi’ne 1 kepçe ve 1 zırhlı araç girmeye çalışırken vuruldu. Kepçe operatörlerinden 1’i öldü, araçlar geri çekildi.
* 11 Nisan günü Eski Okul tarafından çeteler mahalleye girmeye çalışırken vuruldu; 4 JÖH elemanı öldürüldü. Müdahale etmek isterken başka bir birim de hedef alındı; 2’si öldürüldü. Bu çatışmalar akşam saatlerine kadar devam etti. Burada YPS birimleri 2 suikastçıyı da hedef alarak öldürdü.
* 12 Nisan günü İsmet Paşa Mahallesi’nde Türk işgal güçleri eve sızma yapmak isterken ağır silahlarla vuruldu. Net bilgiler daha sonra paylaşılacak.
* 12 Nisan günü yine İsmet Paşa Mahallesi’nde 1 zırhlı araç eşliğnide eve girmek isteyen Türk güçleri sabotajla vuruldu; patlamayla birlikte ağır ve ferdi silahlarla ateş altına alındı. Ayrıntılı bilgi sonra paylaşılacak.
* Aynı gün bir birimimiz düşmanın 1 suikastçısını öldürdü. Tatar evi üzerinde konumlanan havan silahı kullanan 1 Özel Harekat elemanı da hedef alınarak vuruldu.
* 2 gündür Cumhuriyet, Gazipaşa, İsmet Paşa mahalleleri obüs ve havanlarla yoğun bombardıman altında. Yeni Mahalle’deki çatışmalar 3 gündür devam ediyor. Bahçelievler’de de çatışmalar yoğunlaştı.
NUSAYBİN
Mardin’in Nusaybin ilçesinde, 13 Mart’ta ilan edilen 8’nci ‘sokağa çıkma yasağı’ 32. gününde. Türk işgal güçleri tüm bu saldırı yöntemlerine rağmen direnişin sürdüğü Abdulkadirpaşa, Zeynelabidin, Kışla, Fırat, Dicle ve Yenişehir mahallelerine girebilmiş değil.
Direnişteki YPS ve YPS-Jin savaşçıları ile girilen çatışmalarda bugüne kadar aralarında eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yakın korumalarından bomba uzmanları Salih Taç ve Erkan Başpehlivan, Binbaşı Ahmet Karaman, Binbaşı Turgay Çelik, Polis Özel Harekat Emniyet Amiri Zafer Kurt, Emniyet Amiri Doğan Sakarya, Mardin TEM Şube Müdürü Gaffari Güneş’in de bulunduğu çok sayıda üst düzey JÖH/PÖH kaybı var. Çatışmalarda onlarca zırhlı araç devre dışı bırakıldı.
Askeri darbe de sonuçsuz
Her gün bir asker ve polis ölümüne dair haberlerin geldiği ilçede, başarısız kaldığı gerekçesiyle 9 Nisan günü Mardin Valisi’nin yetkileri fiili olarak elinden alındı, ancak bu da işe yaramadı. Türk güçleri kayıp vermeye devam ediyor.
Cumhurbaşkanı’nın “gerekirse uzaktan bombalayarak yok edin” sözlerinin yanı sıra MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, “taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakmayın” talimatıyla hali hazırda sürdürülen saldırılar daha da arttı. Kurşun ve top seslerinin bir an olsun kesilmediği ilçedeki yüzlerce ev ve işyeri, uzaktan yapılan bu saldırılar sonucu yerle bir edildi. Yine kentin tamamen insansızlaştırılması amacıyla barikatların olmadığı mahallelerde evler tek tek basılarak yurttaşlar evlerinden zorla çıkartılmaya çalışılıyor. Her şeye rağmen evlerinden ayrılmak istemeyenler ise şiddete maruz kalıyor.
Mahallelerin gelişi güzel tarandığı ilçede, 4 Nisan günü Nusaybin Belediyesi temizlik personeli Mehmet Pitek (40) katledildi. 4 çocuk babası olan Pitek, sigara içmek için çıktığı evinin kapısında, zırhlı araçlardan açılan ateşle katledildi.
İlçede yaşanan çatışmalarda yaşamını yitiren YPS ve YPS-Jin üyelerinin isimleri ise şöyle: 20 Mart-Nesim Atabey ve Mehmet Temizer, 22 Mart- Abdullah Ak (Bagok Ciyager) ve Cemal Mewlude (Niştiman Jinda), 24 Mart-Nurullah Bozdoğa (Sinan Bagok) ve (Mehmet Reşit Alp (Bawer Merdin), 26 Mart- Ferhat Yaşa (Rızgar Amed), 2 Nisan- Henüz kimlikleri belirlenemeyen Eriş ve Ferhat kod adlı 2 YPS üyesi, 6 Nisan- Mihriban Koçan (Yıldız Gever), 7 Nisan-Yunus Erdem (Rızgar Garzan), Abdullah Karaduman (Şoreş Nisêbîn) ve Abdurahman Oral (Xalıt Mêrdîn).
JÖH elemanı öldü
Türk medyası, 7 Nisan Perşembe günü yaşanan çatışmada ağır yaralanan JÖH elemanı Mustafa Karaman’ın tedavi gördüğü GATA’da dün öldüğünü duyurdu.
YPS fotoğraflarını çekti
YPS Genel Koordinasyonu tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, Nusaybin’deki çatışmalarla ilgili şunlar paylaşıldı:
* 10 Nisan günü Şehit Gelhat Mahallesi Kanarya Sokak’ta Saray çeteleri elemanları bir eve girdiği esnada sivil savunma birimimiz tarafından hedef alındı. Ölü ve yaralı sayısı hakkında bilgi edinilemedi.
* Aynı gün saat 10.30’da birimlerimiz mahalleye girmek isteyen 1 kepçeyi de sabotaj eylemi sonucu imha etti.
* 11 Nisan günü saat 07.00’de bir eve girmeye çalışan JÖH elemanlarına karşı eylem düzenlendi, burada 1 JÖH elemanı öldürüldü.
* 12 Nisan günü Kanika Mahallesi’ne girmek isteyen 1 kepçe roketlerle vurularak imha edildi; içindeki 2 PÖH elamanı da öldü.
* 12 Nisan günü Koçer Mahallesi’nde Weysika tarafında bir eve giren JÖH elemanlarına sızma eylemi yapıldı; 3 JÖH elemanı öldürüldü. Cenazeleri almaya gelen bir düşman birimi de hedef alındı ve 2 JÖH elemanı öldürüldü. Tekrar bir girişim daha yapan operasyon timi de vuruldu, burada da 2 JÖH elemanı öldürüldü. 5 saat boyunca cenazeleri Nusaybin Direnişçilerinin elinde kaldı. Birimlerimiz cenazelerin yanına gidince bunu fark eden düşman, kendi cenazelerini tank ve havanlarla bombaladı; ağır silahlarla taradı. Bu cenazelerin fotoğrafları birimlerimizin elindedir, daha sonra kamuoyu ile paylaşılacaktır.
GEVER
Türk sömürgeciliğinin saldırılarına karşı direnişin 32 gündür devam ettiği Colemêrg’in (Hakkari) Gever (Yüksekova) ilçesine bağlı Cumhuriyet ve Güngör mahalleleri Efeler Taburu, İlçe Tümen Komutanlığı ve kent merkezinde konuşlandırılan tank, obüs ve havanlarla bombardımana tutuldu. Çatışmaların durmasının ardından ise Dize, Yeşildere, Orman, Mezarlık, Eski Kışla, Cumhuriyet ve Güngör mahallelerindeki onlarca ev ve işyeri, AKP’nin özel savaş güçleri tarafından ateşe verildi.
Kent semalarında heron hareketliliği görülürken, mahallelerde ise YPS ve YPS-Jin güçlerinin direnişi devam ediyor.
Önceki akşam Van yönünden ilçeye giriş yapan 35-40 araçlık askeri konvoy, Tümen Komutanlığı‘na girdi. Bu konvoyun yanı sıra inşaat malzemesi yüklü çok sayıda TIR’ın ilçeye giriş yapması dikkat çekti. Getirilen inşaat malzemelerinin mahallelere yapılması planlanan karakol ve “güvenlik” kulübeleri için kullanılacağı öğrenildi.
Gözaltına alındı haber yok
3 gün önce ilçeden Bajêrgeh (Esendere) Beldesi yollu üzerinde JÖH elemanları tarafından gözaltına alınan 2 gençten Mehmet Çelik savcılığa çıkarıldı. Savcılıkta ifadesi alınan Çelik, “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla sevk edildiği mahkeme tarafından aynı gerekçeyle tutuklandı. Çelik, Hakkari Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.
Çelik’le birlikte gözaltına alınan Vefa Erik adlı gençten ise haber alınamıyor. Gözaltına alınmasının üzerinden 4 gün geçmesine rağmen Erik’in, sağlık kontrolüne götürülmediği, ailesine haber verilmediği ve kendisine avukat talep edilmediği öğrenildi.
CHP heyeti alınmadı
Sıkıyönetim uygulamalarını yerinde incelemek için kente gelen CHP Genel Başkan Yardımcıları Çetin Osman Budak ve Sezgin Tanrıkulu ile CHP’li vekiller Mehmet Gökdağ, Erdinç Bircan ve PM Üyesi Alper Keten’den oluşan CHP heyeti, Yeniköprü Jandarma Karakolu’nda durduruldu. Burada yoğun abluka altında askeri yetkililerle görüşen CHP heyetine, onlarca köy ve bölgesi kuşatma altında olmasına ve yalnızca Vezirava köyünde “sokağa çıkma yasağı” adı altında iki haftadan fazla süredir sıkıyönetim koşulları olmasına rağmen Gever’in kırsalının yasaklı olmadığı, yalnızca kent merkezinin yasak kapsamında olduğu söylendi.
Yapılan görüşme ardından açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak, Gever’e gitmek istediklerini fakat Valiliğin, “güvenlik” gerekçeli kararı nedeniyle geçmediklerini belirterek, “Önümüzdeki günlerde tekrar gelmeyi düşünüyoruz. Askeri yetkilerle Yüksekova’nın durumu üzerine kısmen konuştuk. CHP olarak yardım TIR’larımızı göndereceğiz ve ihtiyaçlar doğrultusunda yardım çalışmalarımız başlayacaktır. Askerlerle yaptığımız görüşme sonucunda 10-15 günlük bir sıkıntının kaldığını söylediler” diye konuştu.
‘Bu yıkım projesidir’
Yapılan açıklamanın ardından heyet Yeniköprü mevkiinde bulunan halkla sohbet etti. Halkın yaşadığı sorunları heyete aktaran Gever’den göç ettirilen Musa Uçar isimli yurttaş, “Yasaktan iki ay önce öğrencilerin okulları ellerinden alınarak, işgal edildi. Evlerimizi yakıp yıktılar. Bu yıkım projesidir. Yeni inşa projesini anlamış değiliz. Mağduriyetimiz gözönündedir. Orada yaktıkları, yıktıkları evleri görmemeniz için Yüksekova’ya gitmenizi istemediler” dedi. Gever’in birçok mahallesinde halkın bulunduğuna dikkat çeken Uçar, kentte birçok ailenin de evlerinden çıkartılarak kültür merkezine yerleştirildiğini ifade etti.
Hakkari’de görüşmeler
Heyet yapılan görüşmelerin ardından Hakkari’ye gelerek Vali Yakup Canbolat ile basına kapalı görüştü. Heyet, CHP Hakkari İl Örgütü’nü ziyaretten sonra Hakkari Belediyesi ve esnaflarla da görüştü.
SİLOPİ
Silopi’de YPS’nin 4 Nisan gecesi Türk güçlerine baskınıyla başlayan sokağa çıkma yasağı ve saldırılar, 10. gününde.
Gece boyu direniş sürdüğü Barbaros ve Başak mahallelerine girmeye çalışan devlet güçleri ile YPS ve YPS-Jin üyeleri arasında yer yer çatışma yaşandı. Sabah saatlerinde ise devlet güçleri, ilçenin yüksek tepelerine tank ve mühimmat sevkiyatı yapmaya başladı.
Önceki gün yapılan ev baskınlarında gözaltına alınanlardan Hakim İrmez ‘sokağa çıkma yasağı’nı ihlal ettiği gerekçesiyle para cezasına çarpıldı.
HABER MERKEZİ
AKP medyası buldu: Hepsini 2 bekçi yapıyor
Şirnex’te öz yönetim direnişini kıramayan devlet, yenilgiyi tetikçi medyasına yaptırdığı kurmaca haberlerle gizlemeye çalışıyor. Star gazetesi, Şırnak Emniyet Müdürlüğü’nün güvenliğini 2 bekçiye teslim etti, daha sonra 2 bekçinin FETÖ’cü çıktığını ekledi ve finalini de PKK ile işbirliği yaptığıyla senaryosunu tamamladı.
Şırnex’te (Şırnak) 30 gündür kullandığı tüm teknolojiye rağmen ilerleme kaydedemeyen devlet, AKP medyası aracılığıyla başarısızlığını gerekçelendirmeye çalışıyor. Öz yönetim alanlarından her gün yeni bir senaryo üreten Türk medyası, son olarak Şırnak ile ilgili ibretlik bir “haber”e imza attı.
Üniformalı yalanlar
Yalan ve sansasyonel haberleri ile habercilik, mantık ve devletin işleyiş mekanizmasını dahi alt üst eden AKP medyasının amiral tetikçilerinden Star gazetesi, “Üniformalı köstebekler” başlığıyla sürmanşette servis ettiği haberde, “Şırnak’ta karakollarda nöbet tutan iki bekçinin, operasyonları önceden PKK’ya sızdırdığı, geceleri de hendekte teröristlerle nöbet tuttuğu belirlendi. Gözaltına alanın A.Y. ve Y.Y. adlı bekçilerin FETÖ bağlantısı bulundu” iddiasında bulundu.
Yasal mevzuata bile aykırı
Tuğba Ceylan imzalı sözkonusu uydurma haberde, Şırnak Emniyet Müdürlüğü’nün güvenliğinin iki bekçiye teslim edildiği, bu bekçilerin ise gündüz emniyette, gece ise öz yönetim mahallerinde nöbet tuttukları öne sürüldü. Kentlerin tüm iç güvenliğinden sorumlu Emniyet Müdürlüğü’nün güvenliğinin ise iki bekçiye teslim edildiğini savunan Star, bunun yasal çerçevesini ise bilmekten aciz.
Selvi kılıfı uydurmuştu
Haberin devamında aylardır Emniyet’in teslim edildiğinin savunulduğu iki bekçinin “uzun ve titiz bir çalışma sonrası” gözaltına alındığı öne sürülerek, bu kişilerin ise “paralel” devlet yapılanmasıyla ilişkili oldukları iddia ediliyor. Havuz medyasından Doğan Grubu’nun Hürriyet’ine transfer edilen Albulkadir Selvi de dünkü köşesinde Gever’deki saldırı planının “FETÖ elemanları” tarafından sızdırıldığını iddia ederek, başarısızlığın kılıfını uydurmaya çalışmıştı.
Yeni argüman buldular!
Şırnak’taki öz yönetim alanlarındaki direnişi kıramayan devlet, tetikçi medyası aracılığıyla yenilginin izahını “PKK-FETÖ işbirliği” ile yapmaya çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde evinden çıkmadığı için gözaltına alınan bir yurttaş çıkarıldığı mahkemece denetimli serbestlikle serbest bırakıldığı için hakim “paralelci” ilan edilmiş ve hakkında inceleme başlatılmıştı.