Tarihi Dom Kilisesi önünde iki gün süren çadır eylemiyle Eltürk'e yönelik insanlık dışı saldırı kınanarak kamuoyu bilgilendirildi. Almanca slogan ve bildirilerle AKP'nin Kürt kadınına ve Kürdistan halkına dönük saldırılarının teşhir edildiği eylemde, duyarlılık çağrısında bulunuldu.
Eyleme katılan Kürdistanlılar, Erdoğan'a "Evlatlarımızın kanı üzerine saltanatını kuramayacaksın" mesajını verdi.
Fatma Zoğurlu: 30 yılı aşkındır Kürtlere reva görülen her zaman yok etme politikası oldu. Erdoğan'dan öncesinde de böyleydi, şimdi de böyle. Ancak bu Erdoğan'ın son çırpınışlarıdır. Kürt halkı kadar Türk halkının da uyanması lazım artık. Topyekün bir uyanış olması lazım. Kendi evladına bedelli askerlik yaptıran birinin ne dini ne de imanı olur. Garibanın ocağına ateş düşüyor sadece.
Gulê Dur: Biz Avrupa'daki Kürtler bulunduğumuz her alanda Erdoğan'ı ve kirli politikalarını teşhir etmeliyiz. Bu kirli savaş Türkiye yararına değil. Bu savaşın Erdoğan'ın iktidar ve padişahlık sevdası uğruna olduğunu görmesi lazım. Ocaklara ateş düşüyor hergün ama Erdoğan'ın umurunda bile değil. Dini bir tarafa bırakıyorum, vicdanı olan hiçbir insan bu zalimliği reva göremez. Halklar uyanmalı. Aksi halde Türkiye cenazeler ülkesi olacak.
Rohat Ber: Kürt halkına yönelik katliam saldırılarına karşı, biz de diasporadakiler olarak sesimizi çıkarıyoruz. Saray darbesine karşı topyekün direnişe çağırıyoruz. 7 Haziran'da HDP'nin zaferi üzerine, rejim kendini restore edemedi ve anti faşist cepheye karşı bir savaş açtı. Bu savaş sürüyor. Bunun karşısında Kürt halkı devrimci çıkışlar yapıp özerk yönetimlerini, öz savunmalarını inşaa etti. Bugün Türkiye'de faşist diktatörlüğün cephesi ve ona karşı cephe olan demokratik birleşik cephe çok daha saflaşmış bir durumda. Artık asker cenazelerinde saray darbesine ve Erdoğan'a karşı sesler yükseliyor.

Bir genç olarak özellikle Suruç'ta katledilen sosyalist gençlerin düşlerinin, Kürtlerin ve sosyalistlerin özgürlük mücadelesinin gelecekte daha da büyüyeceğini düşünüyorum.

EVİN AKSOY/KÖLN