Türk devletinin barış, istikrar ve çözüm önünde engel olduğunu gören Kuzey ve Doğu Suriye halkları, Türk devletinin bir işgal saldırısını hiç bir şekilde kabul etmeyeceklerini belirtiyor. Irak ve Suriye’de çok sayıda üyesi olan Şerabîn Aşireti Sözcüsü Mihemed Arif El Hemdun ise Öcalan’ın halkların kardeşliği ve ortak yaşamı savunduğuna vurgu yaptı.

Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, iflas eden iç ve dış politikasını kamuoyunun dikkatinden kaçırmak için yeniden işgal tehditlerini gündeme getirirken Kuzey ve Doğu Suriye’de Araplar, Kürtler ve diğer halklar Türk devleti ve çetelerinin işgaline izin vermeyeceklerini bir kez daha duyurdu.

Türk devletinin işgal tehditlerine ilişkin bir araya gelen Zergan ilçesindeki Kürt ve Arap aşiret kanaat önderleri, işgale karşı direniş vurgusu yaptı.

Demokratik Birlik Partisi (PYD) Genel İlişkiler Bürosu, Hesekê’nin Zergan ilçesindeki Kürt ve Arap aşiretleri kanaat önderleri bir araya geldi. İlçe merkezinde onlarca aşiret kanaat önderinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantı, saygı duruşu ile başladı. Toplantıda konuşan PYD Genel İlişkiler Bürosu Eşbaşkanı Ciwan Îso, aşiretlerin bölgedeki kazanımların korunması ve örgütlenme alanındaki rolüne dikkat çekti. Aşiret kanaat önderlerinin değerlendirmeleri ile devam eden toplantının ardından basın açıklaması yapıldı.

  [caption id="attachment_201406" align="aligncenter" width="658"] Şerabîn Aşireti Sözcüsü Mihemed Arif El Hemdun[/caption]  

Çözümü Türk devleti engelliyor

İlçedeki aşiretler adına ortak açıklamayı okuyan Fethî Silêman, Türk devletinin farklı bahaneler ile Suriye topraklarını işgal ettiğini söyledi. Türkiye’nin işgal ettiği alanlarda demografik yapıyı değiştirdiğini belirten Silêman, Türk devletinin bölgeyi çete gruplarının merkezi haline getirdiğini ve barışçıl çözümü engellediğini vurguladı.

Türkiye’nin Suriye krizini 2011 yılından bu yana derinleştirdiğini belirten Silêman, Suriyeli mültecilerin ise siyasi koz olarak kullanıldığının altını çizdi. Tüm Suriye halklarına Türk devletinin işgal politikalarına alet olmama çağrısında bulunan Silêman, halkların kardeşliği temelinde birlik içerisinde tüm saldırılara karşı direnilmesi gerektiğini belirtti.

Türk devletinin işgal tehditlerine tepki gösteren Silêman, “Bu tehditlerin önüne geçmek için her türlü yolu deneyeceğimizi ve kendi gücümüzden başka kimseye güvenmeyeceğimizi vurguluyoruz. QSD ile birlikte DAİŞ çetelerine karşı savaşan tüm devletlere ve Arap devletlerine, Türk devletinin işgal tehditlerine karşı ahlaki sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yapıyoruz” şeklinde konuştu.

Şerabîn aşireti: Türkleştirme politikalarını kabul etmiyoruz

Öte yandan Irak ve Suriye’nin büyük aşiretlerinden olan Şerabîn Aşireti Sözcüsü Mihemed Arif El Hemdun, Suriye’de Türk devletinin istediği bir ‘güvenli bölge’yi kabul etmediklerini belirterek, asimilasyon ve Türkleştirme politikalarına karşı duracaklarını vurguladı.

ANHA’ya konuşan El Hemdun, Arap aşiretleri olarak örf ve adetleri gereğince Türk devletinin istediği ‘güvenli bölge’yi hiçbir şekilde kabul etmeyeceklerini vurguladı.

El Hemdun, “Birilerinin topraklarımıza girmesine göz yumamayız. Bu topraklar, asıl sahipleri üzerindeyken değerlidir; o zaman anlam taşır. Eğer güvenli bölge için çağrı yapılıyorsa, aşiretler olarak biz ve Demokratik Suriye Güçleri (QSD) bütün dünyanın güvenli olmasını sağladık. Savunduğumuz bu topraklarda tüm dünyaya kardeşliğin örneğini gösterdik. Türk devletinin bahsettiği güvenli bölge ise yalnızca işgal için bir gerekçedir.”

‘Toplum yapımızda işgali kabul etmek yok’

El Hemdun, Türkiye’nin asıl amacının Ezaz, Bab, Cerablus ve Efrîn’deki uygulamalarla açık bir şekilde görüldüğünü söyledi ve devamla, “Buraları kurtaracağım’ diye iddialarda bulunan Türkiye, bu bölgeleri işgal etti. Aşiretler olarak bizim çağrımız, birlik ve kardeşliktir. Suriyelilerin, kardeşlerine komplo planlamasını büyük bir ayıp olarak görüyoruz. Türkiye, bazı kesimleri kullanarak bize karşı savaştırarak topraklarımızı işgal etmenin peşinde. Bunu kabul etmiyoruz. Ortadoğu toplum yapımızda ve kabilelerimizde hepimiz birlikte yaşıyor, aynı kaderi paylaşıyor ve işgalin hiçbir türünü kabul etmiyoruz. Bu topraklar asıl sahiplerine aittir” şeklinde konuştu.

‘Öcalan, fikirleriyle toplumu savundu’

El Hemdun, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Arap aşiretlerine gönderdiği mesaja ilişkin ise şöyle konuştu:”Önder Abdullah Öcalan, ulusal ve bilge bir önderdir. Halkların kardeşliğini ve ortak yaşamını savundu. Ondan ne kadar bahsetsek de sözlerimiz eksik kalır. O, ileri görüşlü bir önderdir. Fikirleriyle toplumu savundu. Tüm bunlarla birlikte tüm sorunlara karşı çözüm sahibidir. Onun fikirleri ve felsefesi üzerine akademilerde ve üniversitelerde eğitimler veriliyor. Çünkü toplumun tüm kesimlerini bir araya getirmiştir. Onun fiziksel özgürlüğünü istiyoruz.”

ABD’den Türkiye’ye uyarı

AKP’li Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük yeniden işgal tehditlerine başvurdu ve Avrupa Birliği’ne de para vermemeleri durumunda sınırları açacağını söyledi.

ABD’den ise ‘güvenli bölge’ ile ilgili açıklama geldi. ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, Ankara’nın Suriye kuzeyindeki ‘Güvenli bölge’yi kendi başına kontrol etmesinin ikili çıkarlar için faydalı olmayacağını söyledi. Dunford, QSD’ye desteklerinin süreceğini de belirtti.

ABD Dış İlişkiler Konseyi’nde konuşan Dunford, “Türkiye’nin Suriye ile olan sınırı ile ilgili meşru endişeleri var. Onlarla sürekli diyalog halindeyiz, son haftalarda çok fazla çalışıyoruz. Suriye’de ortak operasyon merkezi kurulması konusunda anlaşıldı” dedi.

Dunford, Demokratik Suriye Güçleri’ne (QSD) DAİŞ’le mücadelede destek verdiklerini belirterek “Şu anki durumda QSD’nin DAİŞ’den kalanlarla etkin mücadele edebilmek için koalisyonun desteğine ihtiyacı var. Teröristlerden kurtarılan bölgelerde güvenliğin sağlanabilmesi için yerel güçlerin eğitilmesi önemli” ifadelerini kullandı.

 
 

HRE: 8 çete öldürüldü

 

Türk devleti Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik tehditte bulunurken, Efrîn Kurtuluş Güçleri (HRE) ise, işgalci Türk ordusu ve çetelerine dönük eylemlerine her geçen gün yenilerini ekliyor.

HRE’den yapılan açıklamada işgal altındaki Efrîn, Ezaz ve Mare’de işgalci Türk ordusu ve çetelerine dönük eylemlerde 8 çetenin öldürüldüğü, 4 çetenin de yaralandığını belirtildi. Eylemlerin 4 ve 5 Eylül’de Ezaz’ın Kilbîn köyü, Efrîn’in Şêrawa ilçesine bağlı Kebaşîn ve Basûtê köyleri ve Mare’ye bağlı Tiwêhînê köyünde yapıldığı ve çatışmalarda bazı silah ve askeri malzemenin ele geçirildiği belirtildi.

 

AHHA/HESEKÊ