Hewlêr’deki sivil toplum örgütleri temsilcileri, Türk devletinin Güney Kürdistan’a yönelik işgal saldırılarını protesto etti.

Sivil toplum örgütlerinin görevlerinden birinin hükümet ve halk arasındaki boşlukları doldurmak olduğunu söyleyen KORBEND Örgütü Yöneticisi Hiwa Emer, “Kürdistan Bölgesi Hükümeti sadece halkını, sınırlarını ve topraklarını koruma konusunda değil ekonomik anlamda da çok zayıfladı” diye konuştu.

Türk devletinin Kürdistan Bölgesi’ne yönelik ihlallerine karşı sivil toplum örgütlerin rolüne dikkat çeken Hiwa Emer, “Sivil toplum örgütleri yalnızca proje üreten örgütler değildir. Bütün sivil toplum örgütleri ve eylemciler, Türk devletinin Kürdistan Bölgesi’ne yönelik ihlallerine karşı durmalı ve alanlara çıkmalıdır” ifadelerini kullandı.

Barış ve Özgürlük Örgütü Üyesi Senger Yusif işse “Sivil toplum örgütleri halkın temsilcileridir. İşgale karşı eylem ve etkinlikler yapılırsa hükümet de ihlallere karşı sesini çıkarmak zorunda kalır. Sivil toplum örgütleri bütün cephelere yayılmış durumda. Türk devletine karşı sivil toplum örgütleri olarak hep birlikte karşı durabiliriz” diye konuştu.

Halk göçe zorlanıyor

Türk devletinin PKK’yi bahane ederek sivilleri bombalamaya devam ettiğini söyleyen Gazeteci Mihemed Çavşin, “Saldırılar can aldığı gibi ekonomiye ve doğaya büyük zararlar veriyor. Bölgedeki yurttaşlar göçe zorlanıyor. Bir taraftan Irak ve Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin sessizliği, diğer yandan uluslararası toplumların sessizliği işgalci Türk devletine cesaret veriyor. Saldırılar karşısındaki sessizlik Türk devleti, saldırılar karşısındaki sessizlik nedeniyle Kürdistan Bölgesi’ni ihlal etmeye devam ediyor” dedi.

Saldırıların hedefi siviller

Irak ve Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin saldırılar karşısındaki sessizliklerine son vermeleri gerektiğini ifade eden Akademisyen Mexdid Haci ise şöyle konuştu: “Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Hewlêr ziyaretinden sonra Türk devleti işgal saldırılarını arttı. Son dönemlerde saldırıların hedefi daha çok siviller oldu. İşgal ve sivil katliamlarına karşı sessiz kalan Irak yönetimi, Kürdistan Bölgesi yönetimi ve parlamenterler eleştirilmelidir” ifadelerini kullandı.

İşgale karşı eylemler yapılmalı

Irak ve Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin kendi halklarını koruyamadıklarını kaydeden Akademisyen Loqman Şilani de “Türk devletinin saldırılarını arttırması ve sivilleri katletmesi Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin zayıflığını gösteriyor. Ne yazık ki Kortek katliamından sonra ciddi bir tepki ortaya çıkmadı. Yurttaşlar saldırılara sessiz kalmamalıdır. Bradost, Qendil ve Balekayeti halkı başta olmak üzere bütün Kürdistan halkı işgale karşı eylem ve etkinlikler düzenlemelidir” şeklinde konuştu.

Gençler: İşgale karşı duracağız

   

Türk devletinin Güney Kürdistan’a yönelik işgal saldırılarını protesto eden Kürdistan Yurtsever Gençleri, işgale karşı sessizliğin kırılması için halka çağrı yaptı.

Raperin’in Pişder ilçesine bağlı Sengeser beldesinde Kürdistan Yurtsever Gençleri, Türk devletinin Başur’a yönelik işgal saldırılarını yaptıkları açıklamayla protesto etti.

Gençler adına konuşan Rênwar Eli, “Halkımıza yönelik saldırıları hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. İşgale karşı duracağız. Gençler daha önce nasıl işgal karşısında nasıl tavır takındıysa, bugün de Türk devletinin işgaline karşı da aynı tavrı gösterecektir. Gençlere çağrımız sessizliği kırsınlar ve düşmanın Kürtlere karşı planlarını boşa çıkarsınlar. Kürdistan Bölgesi Hükümeti sivil halkın katledilmesine karşı sessiz kalıyor. Bizler Kürt halkı olarak işgali kabul etmemeliyiz ve saldırılara karşı gelmeliyiz” dedi.

 

HABER MERKEZİ