Türk ordusunun İdlib’de kayıp verdiği bizzat Putin tarafından dile getirildi. Türk basını ise Putin’in sözlerini sansürleyerek haberi verdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, önceki gün bir basın toplantısında kullandığı ifade, akıllara “Türkiye İdlib’deki çatışmalarda askeri kayıp mı veriyor” sorusunu gündeme getirdi. Türk basını ise Valday Tartışma Kulübü’nde konuşan Pitin’in İdlib’te Türk askeri kayıplarına ilişkin cümlesini sansürledi, sadece Türkiye’yi öven kısmını haberlerinde vermeyi tercih etti. Putin: Kayıpları nedeniyle İdlib’e askeri hastane taşıdı Soçi’de 17 Eylül’de Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın kendisiyle yaptığı İdlib Anlaşması çerçevesinde Türkiye’nin sorumluluğunu yerine getirip gitirmediğine ilişkin gazetecilerin sorusunu yanıtlayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yapılacak şeylerin kolay olmadığını, tüm sorumlulukların henüz yerine getirilmediğini ancak Türkiye’nin konu üzerinde çalıştığını ve gerekenleri yaptığını gördüklerini söyledi. Putin, İdlib’de ‘silahsızlandırılmış bölge’ oluşturulmasına yönelik çalışmaların ise devam ettiğini sözlerine ekledi. Putin devamla “Tüm sorumluluklar henüz yerine getirilmedi, ancak bunun üzerinde çalışıyorlar. Bunu görüyoruz, çalışıyorlar. Her şey o kadar kolay değil, aksine zor. Ancak Türkiye üstlendiği sorumlulukları yerine getiriyor. Anlaştığımız 15-20 kilometrelik İdlib’deki bölgenin kurulumuna devam ediliyor” dedi. Putin “Bölgedeki tüm ağır silahlar çıkarılmadı, tüm teröristler ayrılmadı. Ancak Türk partnerlerimiz sorumluluklarını yerine getirmek için gerekli her şeyi yapıyor. Türkiye gerektiği gibi ve oldukça etkin bir şekilde çalışıyor. Tekrar ediyorum, gördüğümüz her şey kolay değil. Hatta onlar bu bölgeye askeri hastane taşıdılar, çünkü kayıplar var. Onlar, bu terörist örgütlere karşı mücadelede oldukça sert ve çok etkili hareket ediyorlar” ifadelerini de kullandı. Putin’in Türk askeri kayıplarıyla ilgili ifadeleri AKP medyasında yer almadı. Söz konusu Putin’in ifadesi Rus haber sitesi Sputnik’te yer aldı. Ancak Türk basını Sputnik’i sansürlenmiş haliyle kaynak olarak göstermeyi ise ihmal etmedi. Çekilmeyenlere yönelik infazlar 15-20 kilometre derinlikli ‘silahsızlandırılmış bölge’ için çetelerin ağır silahlarla birlikte çekilme işlemi en son 15 Ekim’de sona ermesi gerekiyordu. Çetelerin çekilmesini ise Türk tarafı yapacaktı. Ancak, İdlib’in çok büyük bölümünü elinde tutunan Heyet Tahrir el Şam (HTŞ- Eski adıyla El Nusra) ve El Kaide kökenli bazı çete grupları çekilmeyi kabul etmedikleri gibi rejime karşı savaşacaklarını duyurdu. Çetelerin çekilmesi gereken alanlarda henüz ne kadarın çekildiği, çekilmeyi reddeden grupların askeri varlığı konusunda ise net bilgi yok. Çünkü bölgede uluslararası basın çalışamadığı gibi çekilme işlemini yerinde denetleyecek gözlemciler de yok. Sadece, Türkiye’nin askeri kaybı değil, çekilmedikleri için bir kısım çete gruplarının yönetici ve üyelerinin infaz edildiği yönünde geçtiğimiz hafta bazı haberler de çıkmıştı. Mezopotamya Ajansı’ndan Nazım Daştan’ın 13 Ekim tarihli haberinde şu ifedeler kullanılmıştı: “Türkiye sahada zayıflayan elini güçlendirmek için yeniden Kuzey ve Doğu Suriye bölgesini gündeme getiriyor. Hem yetkililer hem de başını Yeni Akit ve Yeni Şafak gibi gazetelerin çektiği bazı basın yayın kuruluşları bölgeye operasyon gerçekleştirileceğine dair haberler servis ediyor. En son Erdoğan tarafından yine Minbic’e yönelik operasyon düzenleneceği, hatta Kuzey ve Doğu Suriye’ye yayılacağı ileri sürüldü. Bölgeyi takip eden uzmanlar, Minbic’in tekrar gündeme getirilmesinin İdlib’te olası gelişmeleri örtbas etmek olduğu dile getiriliyor. Grupların kalan son 2 günde de çekilmemesi ve olası operasyon ihtimali, Türkiye’yi Minbic’i gündeme getirmeye zorluyor. Öte taraftan Minbic tehdidinin Rusya’nın ABD karşı yönlendirmesi olduğu da ifade ediliyor. ABD’nin ise, bu tehditlere Türkiye ile vardığı anlaşmalar gereği, şimdilik karşılık vermediği şeklinde yorumlanıyor. Minbic ile Kuzey ve Doğu Suriye’nin önümüzdeki günlerde daha fazla gündeme getirileceği belirtilirken, bu süre içerisinde Rusya’nın İdlib’in Türkiye destekli selefi gruplardan arındırılması için baskıyı arttıracağı ifade ediliyor. Bu gelişmelerin üzerinde anlaşılmış palanın bir parçası olarak ileri sürülürken, Rusya ve Türkiye arasında varılan anlaşmaya aksi davranan grupların ise tasfiye edileceği vurgulanıyor. Bu kapsamda Rusya ve Türkiye arasında aylardır süren görüşmeler boyunca MİT kontrolünden çıkan 200’den fazla HTŞ ve diğer selefi grupların komutan ve üst düzey yöneticilerinin infaz edildiği öne sürüldü.” HABER MERKEZİ