Süpürge, Atmaca Tokat, Balyoz, Sandvic, Çelik, Sızma... Bu isimler, Türk ordusunun PKK gerillalarına karşı “sınır ötesi” operasyonlarına verdiği isimlerinden. Bu operasyonların ilk başladığı tarih ise 25 Mayıs 1983. 7 bin askerle başlatılan operasyon sonuçsuz kalmış, bir yıl sonra da 1984 tarihinde PKK, “sınır içi”ndeki işgal karakollarına etkili ve geniş katılımlı saldırılar yapmıştı. Bu tarihi gün, Türk devleti açısından her yıl panikleyeceği gün haline gelirken, özgürlük mücadelesi tarihi açısından da en özel günlerden biri oldu.
Türk devletinin bu operasyonları çeşitli isimlerle, farklı askeri kapsamlarla ve yereldeki peşmerge güçlerinin birçok alandaki desteği ile halen sürüyor. 38 yıldır bir “sınır ötesi” operasyondur gidiyor. 27 Mayıs’tan itibaren ise geçen yıl başlatılan kapsamlı işgal harekatının 3’üncü aşaması ile tekrar saldırılar yoğunluk kazandı. Türk ordusu Güney Kürdistan’daki Bradost ve Xakûrkê alanına dönük 14 Aralık 2017’de saldırı başlattı. Bu saldırının ikinci aşaması 11 Mart 2018, üçüncü aşaması ise 27 Mayıs.
14 Aralık 27 Mayıs işgal operasyonunun diğer operasyonlardan bir farkı var. 2014 yılında Milli Güvenlik Kurulu’nda Kürtlerin askeri, siyasi, ekonomik ve demografik tüm yapılarına karşı uzun yılları kapsayacak bir ‘Çöktürme Planı’ ortaya çıktı.
Özyönetim direnişlerindeki kentlere yönelik saldırılar, yine Kuzey Kürdistan’daki gerilla güçlerine karşı kesintisiz operasyonlar ve Efrîn işgali de dahil tüm saldırılar bu oluşturulan ‘Çöktürme Planı’nın bir parçası idi. Efrîn ile birlikte Kuzey Suriye’deki Kürt kentlerinin işgali de bu plan dahilinde idi. Fakat Kürtlerin sahadaki Türk devleti müttefiği DAİŞ’i bitirmesi ve uluslararası alanda destek bulması yine uyguladığı stratejik formüller bu planı boşa çıkardı.
Türk devletinin bu planı içerisinde elbette, gerillanın stratejik noktaları olan Güney Kürdistan’daki Bradost, Xakurkê ve diğer önemli noktaları tutmakta var. Kalıcılaşmaya çalışan Türk ordusu buraları alması durumunda hem gerilladan gelecek eylemleri durduracaktı hem de Güney Kürdistan’da tahakküm gücünü güçlendirecekti. Türk devleti bu bölgeler üzerinden Kerkük ve Musul gibi kentlerden başlayarak sınırlarını genişletecekti.
Efrîn’in de içinde bulunduğu “Fırat Kalkanı” adı ile işgal edilen genişleme politikası ile benzeri bir tahakkümü, Güney Kürdistan’da gerilla alanlarını işgal edebilmesi halinde bu sefer kuzey yönünde yapacaktı. Kandil ile Akdeniz arasındaki geniş coğrafyanın önü böylece kesilecekti.
Fakat bunun mümkün olamayacağını son dönemde HPG’den gelen askeri verilerle mümkün olamayacağını gördük. HPG gerillaların GoPro kameraları ile etkili operasyonlar yaptıkları görülüyor. Örneğin Türk ordusundan bölgede gerillaya karşı saldırılarında servis edebildiği görüntüler, ya İHA, SİHA’dan gelen görüntüler ya da son günlerde dolaşımda olan henüz karı erimemiş kayalardan sarkabildikleri iplerle tek sıra halinde dizilen Türk askerlerin görüntülerinden görüyoruz.
HPG gerillaların, Türk ordusunun “sınır ötesi” operasyonlarında Türk askerinden daha etkili ve vurucu sonuçlar elde edebildiğini görüyoruz. Stratejik tepelere yerleşen Türk ordusunun yaşam alanına kadar ilerleyebilen gerillalar genellikle eylem düzenledikleri karargahları tamamen yok ediyorlar.
Türk ordusu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Kimse PKK’nin adını ağzına alamayacak” dedikten sonra en çokta PKK’den kendisi bahsetti. Türk ordusunun “sınır ötesi” operasyonlarına karşı bir de PKK’nin “sınır içi” operasyonlar haberleri geliyor.
HPG gerillaları ağırlıkta Serhad’ta olmak üzere Kuzey Kürdistan’da etkili operasyonlar yapıyor. Öyle ki Türk ordusunun kayıpları iktidar tekelindeki medyada dahi görülmek zorunda kalınıyor. Bu şu anlama geliyor; Türk ordusunun 38 yıldır süren “sınır ötesi” operasyonları etkisiz, HPG’nin “sınır içi” operasyonları ise daha etkili. Hem de gerillanın en etkili eylem yaptığı bu dönem daha fazla “sınır içi” operasyon haberleri alacağız.
Birşey daha var ki; bu da her “sınır ötesi” operasyon sonrası Kürtlerin mücadele kültüründe bir yeni şarkı yerini alıyor. Nasıl Zap operasyonunda işgalci Türk ordusunun arkasından zafer türküleri yapıldıysa, bu sefer de yapılacaktır. Zafer şarkısının klibi için yeterli malzeme şimdiden oluştu.