AKP-MHP iktidarı, kendi atadığı memurlardan oluşan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) marifetiyle HDP’nin büyük farklarla kazandığı ve sandık oyunlarıyla alamadığı belediyelere kayyum atıyor.

Seçim süreci, seçim günü, oy sayımı, sonuçların duyurusu ve kararlaştırması aşamalarının tamamında devlet olanaklarını zor aygıtlarıyla kullanan AKP-MHP iktidarı, istediği sonuçları alamayınca zorbalıkla yeni hilelere başvuruyor. YSK, Bağlar, Tuşba, Edremit, Çaldıran, Tekman ve Dağpınar belediyelerini kazanan HDP’lilerini adaylıklarını kabul ettiği halde OHAL dönemi KHK’leriyle ihraç edildikleri için mazbatalarını vermeyip ikinci sıradaki AKP’lileri başkan atıyor. HDP, seçimleri kazanan KHK’li isimlere mazbata verilmemesi kararını “tasarlanmış bir siyasi komplo” olarak değerlendirerek YSK’yı tuzak kurmakla suçladı. HDP, karara itiraz ederek, bu şehirlerde seçimlerin yenilenmesini talep etti.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), önceki akşam açıkladığı kararıyla, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilmiş olan ve belediye başkanı seçilen adaylara mazbata verilmemesine hükmetti. Bazı ilçelerde seçimi kazanan adayların KHK ile meslekten ihraç edilmeleri nedeniyle YSK’ye itirazda bulunulmuştu. Bu kişilere mazbata verilip verilmediğiyle ilgili il seçim kurullarına başvuran YSK, KHK ile ihraç edilen adaylara mazbata verilmemesini kararlaştırdı.

YSK’nın bu kararı, KHK’da yer alan “Bu şekilde görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, kamu, kurum ve kuruluşlarında görev alamaz” hükmü gereğince aldı.Kararın gerekçesinde, Danıştay 8. Dairesinin 2017’de aldığı, “KHK ile ihraç edilenlerin belediye meclis üyeliğinin düşürülmesine” ilişkin kararı ile benzer gerekçelere yer verildi. YSK bu kararı oybirliğiyle alırken, “mazbatanın ikinci sırada kazanan adaya verilmesi” kısmı ise oy çokluğuyla alındı. Çoğunluk görüşüne katılmayan dört üye, mazbatanın kazanan adaya verilmeyeceği bu yerlerde seçimin yenilenmesi yönünde görüş belirtti.

AKP’nin ikinci olduğu ilçeler

HDP’nin seçimi kazandığı 6 ilçe ve beldede KHK ile ihraç edilmiş adaylar bulunuyordu. Tüm bu yerlerde ikinci parti AKP’ydi. KHK’lı adayların seçimi kazandığı yerler şöyle:

  • Amed/Bağlar’da HDP’nin adayı Zeyyat Ceylan yüzde 70.34, AKP’nin adayı Hüseyin Beyoğlu yüzde 25.46 oy aldı.
  • Van/Tuşba’da HDP’nin adayı Yılmaz Berki yüzde 52.93, AKP’nin adayı Salih Akman yüzde 39.37 oy aldı.
  • Van/Edremit’te HDP’nin adayı Gülcan Kaçmaz Sayyiğit yüzde 53.81, AKP’nin adayı İsmail Say yüzde 41.79 oy aldı.
  • Van/Çaldıran’da HDP’nin adayı Leyla Atsak yüzde 53, AKP’nin adayı Şefik Ensari yüzde 43.43 oy aldı.
  • Erzurum/Tekman’da HDP’nin adayı Müzahit Karakuş yüzde 48.53, AKP’nin adayı Mustafa Ergin yüzde 46.50 oy aldı.
  • Kars/Digor’un Dağpınar Beldesi’nde HDP’nin adayı Abubekir Erkmen yüzde 54.25, AKP’nin adayı Ömer Vargün yüzde 44.43 oy aldı.

Seçim girmelerine izin verdi

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) adaylık başvuruları sürecinde seçilme yeterliliğine sahip oldukları yönünde karar verdiği KHK’li belediye eşbaşkanlarına mazbatalarının verilmemesi yönünde aldığı karara tepki gösteren HDP, “YSK, aldığı bu kararla ‘tasarlanmış bir siyasi komplonun parçası’ haline gelmiştir. ‘Seçilme yeterliliği var’ diyen YSK, adeta oyun oynamış, tuzak kurmuştur. YSK, sandıktan çıkan halk iradesine karşı geliştirilen AKP darbesinin bir aracı haline gelmiştir. Halk sözünü söylemiş, kararını vermiştir. YSK’ya düşen, halkın kararını ve iradesini kabul etmek ve gereğini yerine getirmektir. YSK bu kararıyla yeni dönemin kayyum atayanı rolüne soyunmuştur.”

 
 

Tasarlanmış siyasi komplo

   

HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, dün olağanüstü toplanan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) öncesi basın toplantısı düzenledi. Oluç, kararın tasarlanmış bir siyası komplo olduğunu belirtti. Oluç, “YSK tuzak kurmuştur. YSK, adaylıklar sırasında KHK ile ihraç edilmiş olanların aday yapılmamasını sağlayabilirdi. Diyebilirdi ki KHK’li aday adaylarını kabul etmiyoruz, bir genelge yayınlayabilirdi ama yayınlamadı. Yine eleştirirdi ama en azından tuzak kurmazdı YSK” dedi.

YSK kayyum atadı

 Oluç, YSK kararı ile hak iradesine yönelik açıkça darbe yapıldığına vurgu yaparak, “YSK’nin kararlarına itiraz hakkı yoktur. Mahkemeye gidemiyorsunuz, AYM’ye gidemiyorsunuz. İşte bunu fırsat bilerek halk iradesine karşı darbe yapmıştır YSK. Bu fırsatçılığı da bir kez daha tespit etmek istiyoruz. YSK kayyum atayıcı olmuştur. Açıkça kayyum atamıştır. Seçilmiş olana mazbatayı vermeyerek, ikinciye yani seçimi kaybetmiş olana mazbata vererek kayyum atamıştır. Bakın rakamlara Tuşba’da HDP yüzde 53 almış. İkinci durumda olanın aldığı oy yüzde 39. Partinin adını bile anmak istemiyoruz. Bu kadar onursuz bir davranışı kabul eden partinin adaylarını da anmak istemiyoruz. Edremit’te HDP yüzde 54 almış, o parti yüzde 42 almış. Çaldıran’ da HDP yüzde 53 almış, Bağlar ilçesindeki durum HDP yüzde 71 almış, diğer parti almış yüzde 25. Halk iradesi çok açık ortada. Açık ara HDP seçimi kazanmış ama YSK seçimi kazanan adaylara mazbata vermiyor, kaybedenlere veriyor” şeklinde konuştu.

Sandık sonucunu değiştirme

 YSK kararının keyfi olduğunu dile getiren Oluç, şöyle devam etti: “Bunun hukuk, demokrasi, seçim yasası ve anayasa ile alakası yoktur. Siyasi bir komplonun tamamlanması için atılmış bir adımdır. YSK’ye seçim yasası ya da anayasa seçim sonucunda sandıkta çıkan sonucu değiştirme ve seçilmemiş olana mazbata verme hakkını vermiyor. Eğer ortada bir sorun varsa YSK’nin yapacağı şey seçimi yenilemektir. Bunu da yapmıyor. Kendisini halk yerine koyuyor, seçilmemiş olana mazbata veriyor. 5 yıl boyunca açık ara halkın seçmediği bir kişinin orayı yönetmesine imkan sağlayacağını düşünüyor. YSK’nin bu kararı tanınamaz.”

Sonuçları dizayna çalışıyor

 Oluç, YSK’den bağımsız ve tarafsız bir karar beklemediklerinin de altını çizerek, şöyle sürdürdü: “Çünkü ilk icraatları değildir bu seçimle ilgili. İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı marifeti ile seçmen taşıması yaptılar. Belgeleri ile bu taşımalara itiraz ettik. Ret cevabı verdi. Bölge illerine seçmen taşıdılar, asker polis taşıdılar, ilçe ilçe belgeledik, tek tek belgeledik, reddettiler. Sandık birleştirme ve taşıma kararını YSK aldı. Orantısız bir şekilde kolluk görevlendirmesi yapıldı. İktidar taraflısı ve bağımlısı; seçim öncesi ve sonrası aldığı kararlarla seçim sonuçlarını dizayn eden bir kurul haline gelmiştir.”

Önlerinde son bir şans var

 İstanbul için de YSK’dan bağımsız ve tarafsız bir karar beklemediklerini belirten Oluç, “Muş’ta, Tatvan’da, Viranşehir’de yaptıkları saymakla bitmez. Bağımsız karar verecek durumda da değiller. YSK önünde son bir şans var. Aldığınız bu kararları değiştirin. Madem sizden sonra başvurulacak bir hukuk merci yok, aldığınız kararları değiştirin, halkın iradesine ve sandık iradesine saygı gösterin ve bütün bu söylediklerimizin geçersiz olduğunu bize gösterin” şeklinde konuştu. 

 

 AMED

 
 

YSK kararını protesto

 

HDP’liler, YSK’nin seçilmiş belediye eşbaşkanlarıyla ilgili kararı, protesto edildi.

HDP’liler, dün Bağlar Belediyesi önünde açıklama yapmak istedi. YSK kararı ardından belediye binasını abluka altına alan polisler, HDP’nin Bağlar Belediyesi Eşbaşkanları Zeyyat Ceylan ve Zübeyde Zümrüt ile partinin milletvekilleri, üye ve yöneticilerinin geçişine izin vermedi. Belediye girişine ulaşmayı başaran partililer ile polisler arasında tartışma yaşandı. Polis müdürünün HDP’li seçilmişlere, “Siz seçilmiş değilsiniz, adaysınız” demesi dikkat çekti. Partililer, engellemeler üzerine belediye binasının bahçesinde oturma eylemi başlattı. Uzun süre “Bağlar ya me ye” sloganıyla YSK kararını protesto eden partililer, polis engellemesine rağmen burada açıklama yaptı.

HDP’nin Bağlar Belediyesi Eşbaşkan Zeyyat Ceylan, 19 Şubat’ta yaptıkları aday başvurusunu hatırlatarak, YSK’nin 3 Mart’a kadar adaylar hakkında araştırma yaptığını; ancak kendileri hakkında aday olmalarının önünde engel olmadığını ve seçimlere katılabilme ehliyeti aldıklarını hatırlattı. YSK’nin dün akşam saatlerinde verdiği karara dikkat çeken Ceylan, “Süreci bozan YSK’nin kendisidir. Bu bir tuzaktır ve bu tuzağı hazırlayan YSK’nın kendisidir. Elbette siyasal iktidarın baskısı vardır. Birinci hukuk ihlali KHK’lilerin mazbata alamamasıdır. İkinci hukuk ihlali ise mazbatanın kime verilmesiyle ilgilidir” diye konuştu. Alınan kararı “kayyum ataması” olarak değerlendiren Ceylan, şunları söyledi: “Ne biz ne de halkımız bunu kabul eder. Haklarımıza sahip çıkacağız. Halkımızın iradesini ortada bırakmayacağız. Halkımız da kendi iradesine sahip çıkacaktır. Kararımızı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıyacağız. Aleyhimize bir sonuç çıkması durumunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıyacağız. Bizimle birlikte 4 meclis üyesi arkadaşımızın da üyeliği düşürüldü. Bunun da takipçisi olacağız.”

Açıklama ardından eylem sona erdi.

HDP Tekman Belediyesi Eşbaşkanı Muzahit Karakuş’un da KHK’li olduğu gerekçesiyle mazbatasının AKP’li adaya verilmesi protesto edildi. Tekman Belediyesi önünde yapılan oturma eyleminde açıklamayı HDP Muş Milletvekili Mensur Işık yaptı.  Açıklamanın ardından HDP’liler belediye önünde oturma eylemine başladı.

 
 

Hukukçular: İktidara kılıç oldu

 

YSK’nin KHK’li diye seçilmiş belediye eşbaşkanlarına mazbatalarını vermemesini yorumlayan hukukçular, “YSK bağımsızlığını ve tarafsızlığını tamamen yitirmiş, yürütmenin kılıcı gibi çalışanı, bir organı haline dönüşmüştür” dedi.

 CHP İstanbul Milletvekili ve aynı zamanda KHK’li olan Prof. İbrahim Kaboğlu, KHK’yle görevden alınanlar hakkında “seçimle herhangi bir göreve gelemezler” diye bir yasağın bulunmadığını kaydetti. Bunun için YSK’nin yanlış bir karar aldığını belirten Kaboğlu, YSK’nin kararını tekrar gözden geçirmesi gerektiğini ifade etti.

Başkasına veremez, yeniler

Adaylık başvuru yapıldığında YSK’nin bunu kabul ettiğini şimdi ise böyle bir karar almasının çelişki olduğunun altını çizen Kaboğlu, “Bunların belediye başkanı olmaya elverişli olmadığına karar veriliyorsa neden adaylık başvurusunda bunlar ifade edilmedi. Eğer bunlar o zaman aday olarak kabul edilmişse başkanlıklarının da kabul edilmesi lazım. Kaldı ki bunlar belediye başkanı olmaz ise bir başka adaya başkanlık vermek mümkün değil. Seçimin yenilenmesi lazım” dedi.

YSK açıkça suç işliyor

 YSK kararının Anayasa’ya aykırı olduğunu vurgulayan Avukat Ercan Kanar ise şunları söyledi: “Daha önce de aslında kendisinin verdiği tersi bir karar var. Kaboğlu’nun KHK’yle üniversiteden çıkarılmasına rağmen seçimde aday olmasında bir yasal engel olmadığı yönünde YSK’nin kararı var. Dolayısıyla YSK bugün kendi kendisiyle çelişen; bağımsızlığını ve tarafsızlığını tamamen yitirmiş, yürütmenin kılıcı gibi çalışan bir organ haline dönüşmüştür. Adaylık başvurusunda onay veriyor. Seçildikten sonra mazbatalarının verilmemesi hukukun tamamen çiğnenmesi anlamına gelir. Özcesi YSK suç işliyor. Esas olarak da burada Kürtlere yönelik bir uygulamadır.”

Turgut Kazan: İkinciyi seçtirme tuzağı

İstanbul Barosu eski başkanlarından Avukat Turgut Kazan ise YSK’nin KHK’lılarla ilgili kararının tam bir keyfilik olduğunu vurgulayarak, Danıştay İçtihadı Birleştirme kararını hatırlattı. Kazan, şunları ifade etti: “Orada 1402’liklerle ilgili böyle bir yasağın, o dönem sona erince artık uygulanamayacağı anlatılıyor. İçtihadı Birleştirme kararına da uyulmayacaksa bu nasıl bir hukuk devleti? Evren diktatörlüğünde sıkıyönetim komutanı dilediği kişinin işine son verdirebiliyordu. 2766 sayılı yasayla onların ‘bir daha kamu hizmetinde çalıştırılamayacağı’ kuralı getirildi ama sıkıyönetim kalkınca, bırakalım başka kamu hizmetini, önceki işine iade tartışmaları başladı. Danıştay dairelerinden farklı kararlar çıkınca, İçtihadı Birleştirme ihtiyacı doğdu. İşte 07 Aralık 1989 gün ve 4 sayılı bu kararda, Anayasa’nın 70, 10, 15, 122. maddelerine atıfla ‘bir daha çalıştırılamaz’ kuralının, ancak sıkıyönetim süresiyle sınırlı olacağı kabul edildi. Dolayısıyla, OHAL KHK’larıyla işine son verilenler için de bu içtihada uyulması gerekir. OHAL kalktığına göre böyle bir yasağın ömür boyu sürdürülmesi mümkün değildir. Kararda milletvekilliği ve yerel seçim yasalarındaki ‘seçim yeterliliği’ ele alınıyor. İşlerine son verilenlerin bu görevlere seçilebileceği anlatılıyor. Böylece, daha geniş anlamda kamu hizmeti sayılan bu görevlere seçilmelerine engel bulunmadığı belirtilmiş oluyor. Nitekim, 24 Haziran seçimlerinde KHK’lılardan seçilenler oldu. Mazbatalarını aldılar, milletvekilliği yapıyorlar. YSK bu farklılığı nasıl açıklıyor, bilmek istiyoruz. Eğer görüş değiştirdiyse niye değiştirdi ve adaylık aşamasında neden sessiz kaldı? 30 yıl önceki yargı kararına bakınca, bugün yaşadıklarımızdan utanıyorum. Yapılanlar ikinciyi seçtirme tuzağı izlenimi yaratmıştır ki, YSK’ya güveni iyice tüketmiştir.”

Kanunsuz ve gayrı meşru

Amed Barosu eski başkanlarından Avukat Mehmet Emin Aktar da YSK’nin aldığı kararı “kanunsuz ve gayrı meşru” olarak tanımladı. YSK’nin hukuk bir yana kanuna dahi uyma gereği duymadığını kaydeden Aktar, “KHK ile ihraç edilen seçilenlere ilişkin karar hem kanunsuz hem gayrı meşrudur” diyerek şu iki kanunu paylaştı:

* 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 130/5 maddesi şöyle diyor: “Ancak, adaylığın kesinleşmesinden sonra, adayın Türk olmadığına, yaşının kanunda gösterilenden küçük olduğuna, okur - yazar olmadığı veya seçilme yeterliğini kaybettiren bir mahkumiyeti bulunduğuna ilişkin iddialar dışındaki nedenlerle adaylara itiraz olunamaz. Bu hüküm olağanüstü itirazlar için de geçerlidir.”

* Yine 6319 sayılı Mahalli İdareler İle Mahalle Muhtarlıkları Ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun’un “Adayların ilanı” ilişkin 16 Maddesi ise şöyle: “Madde 16 – Adaylık kesinleştikten sonra, ilçe seçim kurulları, bütün adayları oy verme gününden önceki, 20.gün ilan eder. Adayların ilanından sonra, adaylıktan istifa, seçim sonuna kadar nazarı itibare alınmaz. Ancak, bu gibiler seçilmiş bulunurlarsa, istifaları hüküm ifade eder ve yerlerine kendilerinden sonra gelenler seçilmiş sayılırlar. Ölüm halinde de aynı şekilde hareket edilir.”

 
 

Peşin kayyum atandı

 

YSK’nin aldığı karara, HDP’den Van’ın Edremit, Çaldıran, Tuşba belediyeleri ile Erzurum’un Tekman Belediyesi ve Kars’ın Digor ilçesine bağlı Dağpınar Belde Belediyesi Eşbaşkanı seçilen isimlerden de tepkiler geldi.

Çaldıran Belediyesi Eşbaşkanı Leyla Atsak: YSK’nin önce dosyamızı kabul edip sonra da mazbatayı vermemesini hukuksuzluk, adaletsizlik ve bir tuzak olarak kabul ediyorum. Benim şahsıma yönelik bir durum değil, Çaldıran halkının iradesi gasp edilmiştir. Daha belediyemizi almadan kayyum atanmıştır.

Edremit Belediyesi Eşbaşkanı Gülcan Kaçmaz Sayyiğit: Bize iradesini teslim eden binlerce insana karşı sorumluluğumuz var. Bu siyasi kararı tanımadığımızı da ifade etmek istiyorum. Seçimle alamadıklarını hukuksuzlukla almaya çalışıyorlar. İkinci bir irade gaspıdır. Kayyumdur.

Tuşba Belediyesi Eşbaşkanı Yılmaz Berki: Hiçbir hukuki yönü yok. Bizler YSK’ye başvurarak aday olduk. YSK başvurularımızı kabul etti. Biz memur değiliz, seçilmişiz. Kamu haklarından mahrum olmak için mahkeme kararı gerekiyor ve herhangi bir davamız ile mahkumiyet kararı yok. Bize mazbatayı halk verdi. İktidar büyük şehirlerden aldığı yenilginin acısını bizim üzerimizden HDP’den çıkarmak istiyor. Bu işin peşini bırakmayacağız.

Dağpınar Belde Belediyesi Eşbaşkanı Abubekir Erkmen: Haksız ve hukuksuz bir karardır. Hak, hukuk burada gasp ediliyor.

Tekman Belediyesi Eşbaşkanı Müzahit Karakuş: Hukuksuzluktur. Başvuru sırasında sorun olmadı. Bize ‘herhangi bir yasal sorun yok’ denilerek aday olabileceğimiz söylendi. Yine adaylıklarında sorun olan belediye eşbaşkanları ve encümenlerin başvuruları kabul edilmedi.