Türkiye, AİHM kararlarını tanımıyor
Dünya Haberleri —

Kayyum protesto/foto:AFP
- Uluslararası Af Örgütü, Türkiye’nin karnesinin ağır hak ihlalleriyle dolu olduğunu vurgulayarak, “Türkiye, Anayasa Mahkemesi ile AİHM’in düşünce mahkûmlarının serbest bırakılması yönündeki bağlayıcı kararlarına meydan okumaya devam etti" dedi.
Uluslararası Af Örgütü, 144 ülkeyi değerlendiği "Dünyada İnsan Haklarının Durumu"na ilişkin 2025/2026 raporunu yayınladı. Raporun Türkiye bölümünde, yargının siyasallaşmasından protestolara müdahaleye, mültecilerin geri gönderilme riskinden, cezasızlığa kadar pek çok alandaki hak ihlalleri ele alındı.
"Türkiye, insan hakları savunucuları hakkındaki temelsiz soruşturmaları, davaları ve mahkûmiyetleri artırdı ve Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin düşünce mahkûmlarının serbest bırakılması yönündeki bağlayıcı kararlarına meydan okumaya devam etti" denilen raporda, barışçıl gösterilere polis müdahalesi sırasında yaşanan ihlaller de kayıt altına alındı.
Af Örgütü, Türkiye'de yetkililerin, ana muhalefet partisi CHP'ye yönelik geniş çaplı bir baskı süreci yürüttüğüne işaret etti. Raporda, Türkiye genelinde seçilmiş temsilciler ve parti üyeleri hakkında soruşturmalar başlatıldığı ve davalar açıldığı kaydedildi. Bu sürecin en dikkat çekici örneklerinden biri olarak da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması gösterildi.
Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala
Raporda yargıya müdahale ve kararların uygulanmamasına dair çok sayıda örnek yer aldı. Anayasa Mahkemesi'nin Tayfun Kahraman hakkında verdiği hak ihlali kararına rağmen tahliye talebinin reddedildiği belirtildi.
Osman Kavala'nın serbest bırakılması yönündeki iki AİHM kararına rağmen cezaevinde tutulmaya devam ettiği, bu durumun Avrupa Konseyi'nin ihlal süreci başlatmasına rağmen değişmediği kaydedildi. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın da AİHM kararlarına rağmen cezaevinde kaldığı, AİHM'in Demirtaş'ın tutukluluğunun siyasi faaliyetlerini engellemeye yönelik olduğuna hükmettiği ifade edildi. Gezi davası kapsamında Mücella Yapıcı, Hakan Altınay ve Yiğit Ekmekçi'nin beraat ettiği de raporda yer aldı.
Wan eylemi hatırlatıldı
Raporda, Van Büyükşehir Belediye Başkanı Abdullah Zeydan'a verilen hapis cezasının ardından kente kayyum atanması üzerine başlayan protestolarda güvenlik güçlerinin darp, göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi kullandığı, en az 348 kişinin gözaltına alındığı belirtildi. Aynı dönemde kadınların düzenlediği bir protestoya müdahalede de gözaltılar yaşandı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde İstanbul'da yapılmak istenen eylemler yasaklandı, 100'den fazla kişi gözaltına alındı.
Göz altılar, ev baskınları
Rapora göre Anayasa Mahkemesi'nin 2023 yılında Taksim Meydanı'ndaki 1 Mayıs yasağını hak ihlali saymasına rağmen, 2025 yılında da meydanda toplanmaya izin verilmedi. Raporda, 29 ve 30 Nisan'da en az 111 kişinin ev baskınlarıyla gözaltına alındığı, 1 Mayıs günü ise aralarında 11 avukatın da bulunduğu 430'dan fazla kişinin gözaltına alındığı belirtildi. İstanbul genelinde çok sayıda yolun ve toplu ulaşım hattının kapatıldığı da kaydedildi.
Gazeteci ve avukatlar hedefte
Rapora göre, yıl boyunca gazeteciler, avukatlar, insan hakları savunucuları ve aktivistlere yönelik çok sayıda gözaltı ve tutuklama gerçekleşti. Ocak ayında İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Epözdemir'in Avrupa Konseyi ziyareti dönüşünde gözaltına alındığı ve "terör" suçlamalarıyla tutuklandığı, daha sonra serbest bırakıldığı, raporda örnek olarak yer aldı. Şubat ayında aralarında gazeteciler, siyasi aktivistler, avukatlar ve insan hakları savunucularının bulunduğu en az 50 kişinin gözaltına alındığı, 30 kişinin tutuklandığı belirtildi.
Cumartesi Anneleri’ne saldırılar
Raporda insan hakları savunucularına yönelik davalara da yer verildi. Taner Kılıç'ın yaklaşık sekiz yıl süren yargılamanın ardından beraat ettiği, Şebnem Korur Fincancı'nın beraat ettiği ancak başka davalarının sürdüğü belirtildi. Nimet Tanrıkulu'nun aylar süren tutukluluğun ardından serbest bırakıldığı, Cumartesi Anneleri/İnsanları'nın 2018'deki eylemleri nedeniyle açılan davada beraat ettiği ancak eylemlere yönelik kısıtlamaların sürdüğü kaydedildi.
2025'te 294 kadın katledildi
Rapora göre 2025 yılında 294 kadın katledildi, 297 kadın ise şüpheli koşullarda hayatını kaybetti. Türkmenistanlı iki aktivistin gözaltına alındıktan sonra kaybolduğu ve sınır dışı edilmiş olabileceklerine dair kaygıların sürdüğü belirtildi. Afgan sığınmacı Tabriz Saifi'nin sağlık hizmetlerine erişimin engellendiği ve daha sonra hayatını kaybettiği kaydedildi. Raporda "Devlet yetkilileri tarafından işkence ve diğer türde kötü muamele iddiaları da dahil insan hakları ihlallerine maruz bırakılanlar, cezasızlık kültürüyle karşılaşmaya devam etti" denildi.
Ekolojik yıkım da raporda
Türkiye'de yaşam maliyeti krizine de dikkat çekildi. Yıl sonunda enflasyonun yüzde 30'un üzerinde seyrettiği belirtildi. Climate Action Tracker'a göre, Türkiye'nin iklim politikaları "son derece yetersiz" olarak değerlendirildi. Ocak-Ağustos döneminde 5 bin 200'den fazla yangında 16 bin 500 hektar ormanlık alanın yandığı da raporda yer aldı.
HABER MERKEZİ















