Batı Kürdistan'ın Serêkaniye kentinde yaşanan çatışmaların ardından önceki gün imzalanan anlaşma için kente gelmesi beklenen Suriye Muhalefeti ve Devrimci Güçler Koalisyonu heyetinin Türkiye tarafından engellenmesini taraflar tepkiyle karşıladı. Kürt ve Suriye muhalefeti bu tutumu 'çözümün istenmemesi' olarak yorumladı.

Batı Kürdistan'ın Serêkaniyê kentinde yaşanan çatışmaların ardından, Suriye muhalif güçleri Kürtlerin irade olarak kabul ettiği Kürt Yüksek Konseyi (Desteya Bilind a Kurd-DBK) arasında görüşmeler sürüyor. Her iki taraf 17 Şubat'ta Halk Savunma Birlikleri (YPG) ile Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) arasında Serêkaniye'de imzalanan anlaşmayı onaylamak üzere önceki gün Serêkaniye'de biraraya geldi. Görüşme için DBK heyeti kente giderken, 8 kişiden oluşan Suriye Muhalefeti ve Devrimci Güçler Koalisyonu heyeti Türk yetkililer tarafından engellendi. Bu nedenle heyet adına sadece 2 kişi görüşmeye katılabildi. Engellemeye rağmen taraflar arasında anlaşma imzalandı.
Uygulamanın, Türkiye Başbakanı Erdoğan'ın birkaç gün önce Birleşik Arap Emirlikleri'nden dönerken Türk gazetecilerin soruları verdiği yanıtta sarfettiği, 'Suriye'nin kuzeyinde bir oluşuma izin vermeyiz. Otonom veya federasyon olmaz, bu bize farklı haklar verir' şeklindeki sözlerinin ardından gerçekleştiğine dikkat çeken taraflar, Erdoğan'ın sözlerine tepki gösterdi.

Türkiye istemedi

Suriye Muhalefeti ve Devrimci Güçler Koalisyonu Üyesi Ebdilbarî Osman, DBK ile görüşmek üzere oluşturdukları heyet üyelerinden bir kısmına Türkiye'nin izin vermediğini belirterek, 'Sadece 2 kişi geldik. Sanırım Türkiye heyetinin tamamının geçmesini istemedi. Heyet üyeleri hepsi gelmemişse de anlaşma imzalandı. Maaz El Hatip, Mişel Killo da anlaşmayı onayladılar' dedi.
Erdoğan'ın sözlerine de tepki gösteren Osman, şunları belirtti: 'Bu karar Kürtlere ve Suriye halklarına aittir, Türkiye'nin elinde değil. Bir sorunları varsa, kendi sorunlarını kendileri çözmeli. Suriye'nin sorunlarını da Suriye halklarına bırakmalılar.'

Xelîl: İhlal girişimleri olabilir

DBK Üyesi Aldar Xelîl ise Suriye Muhalefeti ile daha önce imzalanan anlaşmayı onaylamak üzerere biraraya geldiklerini kaydetti. Xelil, görüşmeye katılamayan Suriye Muhalefeti Koalisyonu Başkanı Maaz El Xatîp, koalisyon üyeleri Burhan Gelyum ve Mişel Killo'nun anlaşmayı imzalayacaklarını aktardıklarını kaydetti. Xelîl, 'Sonuçta bir anlaşma imzalandı. Bu siyasi çatı ile bölgemize yönelik müdahaleleri engeleyebiliriz' dedi. Anlaşmayı ihlal girişimlerinin olabileceğine dikkat çeken Aldar Xelîl, her iki tarafın da bu konuda hassiyet göstereceğini belirttiğini ifade ederek, 'Karşı taraf, anlaşmaya göre hareket edeceklerini ve silahlı grupları üzerinde bunun için baskı uygulayacakları kaydetti. Ancak Kürt tarafı olarak, hepimiz DBK kararlarına bağlıyız ve ona göre hareket ediyoruz' şeklinde konuştu.
Türkiye Başbakanı Erdoğan'ın Batı Kürdistan'a yönelik sözlerine de tepki gösteren Xelîl, şöyle konuştu: 'Erdoğan, çok açık bir şekilde Suriye'deki gelişmeleri engelleyeceklerini ve barış girişimlerine izin vermeyeceklerini belirtiyor. Erdoğan'ın Suriye işlerine karışmaması gerekiyor. Suriye ve Batı Kürdistan kendi devrimini yaşıyor. İçimizdeki sorunlar bizim sorunlarımız. Tabii Erdoğan bunları söylüyorsa, oyunlar da olabilir. Dolayısıyla herkesin oyunlara karşı dikkatli olması gerekiyor.'

Seud Melle: Kürt kazanımları engellenemez

DBK üyesi ve Hekim Beşar başkanlığındaki El Parti Yöneticisi Seud Melle, özellikle Batı Kürdistan'daki kazanımlara karşı Erdoğan ve hükümetinin girişimlerine dikkat çekerek, bunların devam edebileceği uyarısında bulundu. Kürtlerin kazanımlarının engellenemeyeceğini belirten Melle, Erdoğan'ın sözlerine 'Suriye'de Kürt haklarından bahsetmeden önce, oradaki Kürtlerin haklarına bakmalısınız. Bu süreci kendi çıkarlarınız için kullanmayı düşünüyorsanız, yanlış yaparsınız. Bunu Arap ve Farslara da söylüyoruz. Kürt dostluğundan bahsedecekseniz, öncelikle kendi ülkenize bakmalısınız'' şeklinde yanıt verdi.
Bu girişimlere karşı birliğin önemine vurgu yapan Melle, 'Birlik herkes tarafından arzulanan bir durum ve en önemli olan da budur. Kürdistan'ın dört parçasından Batı Kürdistan'a yapılan yardımlar da bunun göstergesidir' dedi.



DİLDAR ARYEN / ANF/SERÊKANİYÊ