
Türk Dışışleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, PYD lideri Salih Muslim ile görüşmelerde Suriye muhalefetinin içinde yer almalarını ve ülkeyi bölecek ilanlardan kaçınmalarının tavsiye edildiğini söyledi. PYD'nin başta olumlu tepki verip, Esad rejimine karşı uluslararası müeyyide ihtimali ortadan kalkınca rejimle yeniden temasa girdiğini, rejimin boşalttığı yerlerde etkinlik kurmaya çalıştığını ya da muhalefetle rejim arasında dengeyi gözeten tutum takındığını savunan Davutoğlu, "Türkiye olarak biz Suriye'ye hiçbir etnik ya da mezhepsel bir grubun karşısında ya da yanında değiliz'' derken, PYD'nin diğer Kürtlere baskı uyguladığını iddia etti. Davutoğlu, fiili durum yaratılmasının ateşle oynamak anlamına geldiğini belirterek, Rojava'daki Kürt iradesini tehdit etti.
KDP'nin tasallutundaki Kürdistan Bölgesel Hükümeti de Türk Dışişleri Bakanlığı ile aynı içerik ama farklı tonda bir açıklama yaptı. Açıklamada, PYD'nin tek taraflı adımlarının kabul edilemeyeceği belirtildi.
İstanbul'da toplanarak KDP güdümündeki tabela partilerini de bünyesine alan Suriye Ulusal Koalisyonu (SUK) da Kürt halkını tehdit ederek, Suriye'nin parçalanmasına izin vermeyeceklerini duyurdu.
ABD ise yaklaşımını, Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jen Psaki'nin günlük brifinginde açıkladı. Jen Psaki, "Suriye'de PYD'nin bağımsız Kürt bölgesi ilan etme çabalarına dair çıkan haberlerden kaygı duymaktayız" dedi. Psaki, Rojava'dek igeçici yönetim modelinin Suriye'nin bütünlüğüne karşı olduğunu iddia ederek, ABD olarak politikalarının her zaman, "Suriye'nin birliğini ve toprak bütünlüğünü, birleşik bir Suriye'yi destekleme yönünde" olduğunu ifade etti.
Kürt bölgesine karşı olduklarını söyleyen Psaki şöyle konuştu: "Suriye'de bağımsız bir Kürt bölgesi ilan etme çabalarına dair haberlerden elbette kaygı duymaktayız. Özel bir Kürt bölgesi oluşturmak, Suriye'nin bu bölgesindeki birçok topluluğu kapsayacak ve dolayısıyla daha geniş bir kararın parçası olmalı. Ancak bizim görüşümüz, Suriye'nin birleşik olması gerektiği yönünde. Görüşümüz sürekli bu yönde oldu.''