Rusya tarafından yapılan bir açıklama, Türk devletinin İdlib ve Hama’da himayesindeki çetelerini, Rusya ve Suriye rejim güçlerine sattığı yönündeki kuşkuları gündeme getirdi. Rusya Genelkurmay Başkanlığı yetkilisi Sergey Rudskoy, Rusya ve Türkiye’nin Suriye’deki çetelerin ateş güçlerini yok etmek adına nokta atışı operasyonlar düzenlediklerini söyledi. Satış Hama’da başlamış bile Rus Genelkurmay yetkilisi Rudskoy, “Türk meslektaşlarımızın yardımıyla teröristlerin ateş güçlerinin, askeri araçlarının, silahlarının ve teçhizat depolarının yerlerini belirlemek ve bunlara nokta atışı operasyonlar düzenlemek adına tedbirler almaktayız” dedi. Rus Genelkurmay yetkilisi, sözgelimi Hama’nın kuzeyindeki bir köye roket saldırısı düzenlemeye hazırlanan çetelere, alınan istihbarat üzerine operasyon düzenlendiğini belirtti ve ekledi: “Bu tip hedefler izleniyor ve her şeyden önce yok ediliyor. Hava saldırıları düzenlenmesine ilişkin Türk tarafını zamanında bilgilendiriyoruz.” Rudskoy ayrıca, Suriye’deki militanların elinde bulunan yabancı silahların sayısının arttığını gözlemlediklerini belirtti. Bu silahların içerisinde roketatar sistemleri bulunduğunu da ekledi. Öte yandan konu ile ilgili yorumda bulunan Rusya uzmanı akademisyen Dr.Kerim Has Twitter hesabında “S-400’lerin etkisi. Sanırım bir ilk” ifadesini kullandı.  MOSKOVA
 

Suriyeliler hile ve zorla sınırdışı ediliyor

Avrupa basını da, Türk devlet yetkililerinin Suriyeliler üzerindeki zorla sınırdışılar ve kriminalizasyon politikalarına yer veriyor. İngiliz Guardian gazetesi, Türkiye’de Suriyelilere yönelik gözaltıların boyutunun ve hızının, onlara yönelik açık kapı politikasının tamamen değiştiğinin işareti olduğunu yazdı. Haberde, sınırdışı sürecinde olan göçmenlerin tanıklıklarına da yer verildi. İstanbul’da gözaltına alınan ‘kayıtdışı’ göçmenlere, “gönüllü olarak Suriye’ye döndükleri yönünde zorla kağıt imzalatıldığı” belirtildi. Mağdurlar konuştu Haberde röportaj yapılan isimlerden İdlib’den Mahmud Kaddah, kendisine 8 günde 15 belge imzalatıldığını öne sürdü. Gazeteye konuşan Kaddah, bu kağıtları imzalarken yanında bir tercüman bulunmadığını, belgelerin ne olduklarının da açıklanmadığını belirtiyor. Kaddah, “Bana bunları imzalarsam eve gidebileceğim söylendi. Suriye’yi kast ettiklerini sanmamıştım” diyor. Yine gazeteye konuşan 25 yaşındaki Ala Muhammed, 8 günlük gözaltının ardından İdlib’e gönderildiğini anlattı. Muhammed, “Korktum ve önüme konulan kağıtları imzalamak zorunda olduğum hissine kapıldım” dedi. Guardian’a haberle ilgili konuşan Göç İdaresi’nden sözcü Gökçe Ceylandağ ise “gönüllü geri dönüşler dışında” kimsenin zorla Suriye’ye gönderilmediğini iddia etti. LONDRA