Türkiye ile Almanya arasındaki gerginlik ve 15 Temmuz şaibeli darbe girişiminin yıldönümü, Alman gazetelerinin yorum sütunlarına yansıyan konuların başında geldi.
Süddeutsche Zeitung gazetesi 15 Temmuz şaibeli darbe girişiminin yıldönümü vesilesiyle kaleme alınan yorumda şu ifadelere yer verdi: “Erdoğan her an yeni fesatçıların çıkabileceği saplantısı yüzünden bütün Türkiye’yi kendi korkularının esiri yapıyor. Bu durum değişmediği sürece Türkiye huzura kavuşmayacak, içte istikrar bulamazken, dış politikası hesaplanabilir olamayacak. Erdoğan 15 Temmuz 2016’dan sonra Türkiye’de yeni bir demokratik başlangıç yapma fırsatını boşa harcadı.”
Frankfurter Allgemeine Zeitung: Erdoğan NATO’yu zayıflatıyor
Frankfurter Allgemeine gazetesi ise Konya’daki NATO üssüne Alman parlamenterlere izin verilmemesiyle ortaya çıkan Türk-Alman gerginliğine ilişkin değerlendirmede bulundu. Gazetede “Alman askerleri İncirlik’ten tahliye ediliyor. Konya’daki NATO üssünden de çekilmeleri gerekmez mi? Nihayetinde Türk hükümeti Alman milletvekillerinin Konya’ya gitmesine de izin vermiyor. Hayır, Alman birliği Konya’da kalmalıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın krizi NATO’ya da taşıyıp ittifakın zayıf düşmesini göze alması yeteri kadar kötüdür. Alman askerleri Konya’ya Erdoğan’ı eğlendirmek için değil, NATO göreviyle gönderildiler. Türkiye’nin ortaklık yeteneklerinin Erdoğan tarafından tahrip edilmesi üzücüdür ama sadece kendisini ilgilendirir” ifadeleri yer aldı.
Stuttgarter Nachrichten: AB’nin nüfuzu azalıyor
Stuttgarter Nachrichten gazetesi ise AB’nin Türkiye üzerindeki nüfuzunun giderek azaldığına dikkat çekiyor: “Pembe çağrışımlar yapan Avrupa değerleri Polonya ve Macaristan gibi Türkiye’de de karşılık bulmuyor. Avrupa Birliği sadece antipatiyle karşılanan üye adayı Türkiye’ye değil, kendi üyeleri Polonya ve Macaristan’a da değerlerini kabul ettiremiyor. AB’nin ithamlarla dolu izleme raporları gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da sonuçsuz kalıyor. Türkiye’deki gelişmelerin Avrupa Birliği’ni ilgilendirmediği ve ilerde AB üyesi olabilmek için Türkiye’nin kendiliğinden demokrasi kriterlerine uymaya çalışması gerektiği söylenebilir. Konuya bu açıdan da bakılabilir. Ama o zaman AB’nin kararını verip, Türkiye ile üyelik müzakerelerini bitirmesi gerekir.”
Frankfurter Rundschau: Tek sorumlusu Erdoğan
Frankfurter Rundschau gazetesi Türk–Alman ilişkilerinde giderek artan gerginlikten Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sorumlu tutuyor: “Erdoğan sonuçlarına katlanabileceğini düşündüğü için Almanya’ya sert davranabileceğini sanıyor. Oysa AB’nin en büyük üyesi Almanya’nın elinde Ankara’daki otokratı sindirecek önemli bir koz bulunuyor: Türkiye’nin yalpalayan ekonomisini istikrara kavuşturmak için acilen ihtiyaç duyduğu Gümrük Birliği’nin genişletilmesi. Asıl bu imkan kullanılmalıdır. Ama Berlin ve Brüksel hep yanlış sinyal veriyor. Almanya ve AB Komisyonu, mülteci geri kabul anlaşmasının bozulmasını göze alarak, insan hakları ve hukuk devleti olmadan mali avantaj kazanılamayacağını dile getirmek yerine üyelik görüşmelerine son verme tehdidinde bulunuyor.”
KAYNAK/DEUTSCHEWELLE
Washington Post’tan BAE iddiası
Washington Post gazetesi, ABD istihbarat yetkililerine dayandırdığı haberinde Katar krizinin başlamasına neden olan Katar Emiri’nin İran ve Hamas’ı övdüğü açıklamaların arkasında Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) olduğunu öne sürdü. Gazete iddialarını, adını vermek istemeyen bir istihbarat görevlisine dayandırdı. Yetkiliye göre Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad el Sani’nin, Katar resmi haber ajansı ve sosyal medya hesaplarında yer alan ‘yalan açıklamalarının’ siber saldırı yoluyla sitelere konulmasını BAE organize etti.
Öte yandan BAE’nin Washington Büyükelçisi Yusuf el Uteybe ise Washington Post’un haberini yalanladı. Büyükelçi “BAE makalede iddia edilen siber saldırı iddiası ile ilgili hiçbir rol oynamamıştır” dedi.
WASHİNGTON