Alman mahkemesi Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasında yapılan Mülteci Anlaşması’nı sorgulayan bir karara imza attı.

DW Türkçe’nin haberine göre Alman mahkemesi, Yunanistan’a ve ardından Türkiye-AB mülteci mutabakatına göre Türkiye’ye geri gönderilmek istemeyen Suriyeli sığınmacının itirazını kabul etti. Tabii haliyle Bavyera Eyalet İdare Mahkemesi’nin söz konusu kararı, AB-Türkiye Mülteci Anlaşması’nın sorgulanmasını da birlikte getiriyor.  Bavyera Eyaleti İdare Mahkemesi’nin, kaçak yollardan Almanya’ya gelen Suriyeli bir mültecinin sınırdışı edilmeye karşı yaptığı itirazı haklı buldu.  13 Haziran’da Avusturya’dan gelen bir otobüste, Alman polisleri tarafından yapılan kontrol sırasında, kendine ait olmayan bir Bulgar kimliği ile yakalanan, daha sonra Suriyeli olduğunu itiraf eden mülteci, kendisini Yunanistan’a sınırdışı etmek isteyen Alman makamlarına karşı itirazda bulundu. Bavyera İdare Mahkemesi, “Yunanistan’ın ilgili kişiyi Türkiye’ye iade edeceği konusunda çok güçlü dayanak oluşturacak emareler var” gerekçesiyle itirazı kabul etti.  Mahkeme heyeti kararında, mültecinin Almanya’ya gelmeden Yunan makamlarına yaptığı resmi sığınma başvurusunun reddedildiğine, ‘güvenli üçüncü ülke’ olarak Türkiye’ye sınırdışı edilmesi ihtimalinin güçlü olduğuna dikkat çekti.

Türkiye ‘güvenli ülke’ kriterlerine sahip değil

Türkiye için ‘güvenli üçüncü ülke’ konseptinin uygulanabilmesi için, belirli koşulların karşılanması gerektiğine vurgu yapan mahkeme, kararında Yunanistan’ın sığınmacı başvurularında öncelikli olarak, Türkiye’de Cenevre Sözleşmesi’nde düzenlenen hakların güvence altına alındığının ve ilgili kişinin kaçtığı ülkeye yeniden sınırdışı edilmeyeceğinin garanti altına alındığını incelemesi gerektiğini kaydetti. Hakim, Yunanistan’ın başvurular hakkında karar verirken bunları dikkate almadığı yönünde çok güçlü şüpheler olduğuna vurgu yaptı. Hakim ayrıca Türkiye’nin Avrupalı sığınmacılar dışındaki sığınmacılara, Cenevre Sözleşmesi hükümlerinin öngördüğü kapsamda, gerçek anlamda, koruma sağlamadığını da vurguladı.

Karar anlaşmayı sorgulatır

Türkiye ile AB arasında mültecilerin kaçak yollarda Avrupa’ya gelmesinin önü 2016’da yapılan anlaşma ile kapatılmak istenmişti.

Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan özellikle Suriyeli mültecileri Avrupa’ya karşı bir nevi koz olarak kullanmıştı. Anlaşma kaçak yollarla Türkiye üzerinden Avrupa’ya gelen Suriyeli sığınmacıların iadesini, iade edilen her Suriyeli karşılığında bir Suriyeli mültecinin yasal yollardan Avrupa’ya kabul edilmesini öngörüyor. Tam da bu noktada Bavyera Mahkemesi’nin kararının, bir emsal karar olabileceği ve anlaşmayı  zora sokabileceği ifade ediliyor. Karar, geçtiğimiz günlerde İstanbul’da Suriyelilerin kent dışına çıkartıldığı ve bir çok Suriyelinin ellerine plastik kelepçe takılarak Türk devletinin himayesindeki çetelerin işgalindeki İdlib’e savaşa gönderildiği bir döneme denk geldi.  Türk makamlarının zorla mültecilere “Gönüllü olarak geri dönüyorum” şeklinde belge imzalattığı belirtilmişti. 

 

MÜNİH