Türkiye’nin Suriye’de düştüğü durumun bataklık olduğunu İdlib’deki durum açıklıyor. Geçen hafta tam da “ateşkes yapıldı” derken, İdlib’de Türk gözlem noktası vuruldu.

Gelen bilgilere göre askeri noktada sadece 3 asker yaralanmadı. Gözlem noktası tümüyle yok oldu, çok sayıda asker öldü. Türkiye kayıpları, Bradost’ta olmuş gibi gösterecek.

 

NAZIM DAŞTAN/MA

Suriye iç savaşının son durağı olarak görülen İdlib’deki gelişmeler,  Türkiye aleyhine işliyor. İdlib’de aşama aşama politikaları çöken ve NATO ile Rusya arasında gidip gelen Türkiye’nin, savaşın parçası olması için ABD’nin desteklediği Ceyş İzze grubunun askeri gözlem noktasına saldırdığı iddiası var. Türk Savunma Bakanlığı her ne kadar vurulan gözlem noktasında 3 askerin yaralandığını duyursa da yerel kaynaklar,  gözlem noktasının yok edildiğini olayda çok sayıda askerin öldüğünü belirtti.

30 Nisan’da başlayan Suriye rejimine bağlı güçler ile Türkiye destekli çete grupları arasında yaşanan çatışmalar, farklı bir aşamaya girdi. Çatışmaların gidişatı Rusya ve Türkiye’yi karşı karşıya getirirken, çatışmalarda Hama’nın kuzeyi ve İdlib’in güneyinde bulunan Türkiye’nin askeri gözlem noktaları da hedef alınıyor. Suriye rejimine bağlı güçler ile Heyet Tahrir El Şam (HTŞ/El Nusra) arasında devam eden çatışmalarda, Rusya hem havadan hem de karadan Suriye ordusunu destekliyor. Türkiye ise desteklediği çete gruplarına askeri sevkiyat ve lojistik destek sağlıyor. Rusya ve rejimin operasyonlarına karşı NATO,  Türkiye’nin yardımına koşuyor.  NATO’nun müdahalesinin karşısında, Rusya ve Suriye rejimi tıkanmış durumda.

Öte taraftan bölgedeki gelişmeleri lehine çevirmek isteyen Türkiye, Rusya karşısında zor bir sınav veriyor.

Türkiye’nin gözlem noktaları vuruluyor

İdlib’in güneyi ile Kuzey Hama’da yaşanan çatışmalarda yer yer rejime bağlı güçler, yer yer de HTŞ ve diğer gruplar üstünlük sağlıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) İdlib’in güneyinde bulunan 12 askeri gözlem noktasından bazıları da vuruldu. TSK’nin 10’uncu ve 9’uncu gözlem noktaları birçok kez vurulurken, kimin vurduğu hakkında ise dikkat çekici bilgiler yer alıyor. Daha önceki vurulmalarda noktada bulunan bazı TSK üyeleri ölmüş, bazıları da yaralanmış ancak son günlere kadar Türkiye’den bir ses çıkmamıştı.

Türkiye NATO’yu yardıma çağırdı

Rusya ve Suriye rejiminin yönelimleri karşısında yetersiz kalan HTŞ ve diğer gruplar, Türkiye’den yardım istedi. Ancak Rusya ve rejimin sıkıştırdığı Türkiye, NATO’ya başvurdu. NATO, özellikle ABD, Almanya, İngiltere ve Fransa’nın bölgedeki politikaları ile örtüşen Türkiye için harekete geçti. İdlib’de yaşayan sivillerin durumu ve bölgedeki kazanımların korunması siyaseti ile Birleşmiş Milletler (BM) ve NATO’yu harekete geçirmek isteyen Türkiye, buna yönelik hamlelerini arttırdı.

Girişimler sonucu hem BM hem de NATO güçleri, defalarca İdlib’deki duruma dikkat çekerek Rusya ve sahadaki müttefiki olan Suriye rejimine uyarılarda bulundu. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi “siviller” politik amacın argümanı olurken, uyarılar üzerine taraflar arası görüşmeler meydana geldi. Rusya ve Türkiye arasında diplomatik görüşmeler gerçekleştirilirken, halen netlik kazanan bir durum yok.

Türkiye’nin talebi ateşkes ilan edilmesine rağmen, sahada ateşkes pratik anlamda karşılığını bulmuş değil.

Pratikte ateşkesin sağlanması için görüşmelerin yapıldığı sırada, Türkiye’nin bölgedeki askeri noktalarına saldırılar gündeme geldi.

Ceyş İzze neden TSK noktalarını vuruyor

Türkiye, askeri gözlem noktalarına saldırıların Suriye rejimi tarafından yapıldığını belirtirken en son saldırının kimin tarafından yapıldığı hakkında ise çeşitli bilgiler mevcut. Daha önce Suriye rejimi tarafından yapılan saldırılar gündeme getirilmezken, Zaviye bölgesinde bulunan 10’uncu gözlem noktasına yapılan saldırının neden gündeme getirildiği merak konusu. Ramazan Bayramı sürecinde İdlib’deki çatışmalarda görünür olan Ceyş İzze grubunun çıkışı ise merak edilen diğer bir konu. Ceyş İzze grubunun Pentagon tarafından desteklenen en büyük gruplardan olduğu belirtilirken, İdlib’e giden DAİŞ’lilerin de bu grup ile hareket ettiği aktarılıyor. Türkiye’nin 10’uncu gözlem noktasına yapılan saldırıların, bu grup tarafından planladığı dile getiriliyor. Buradaki amacın ise Türkiye’yi savaşın içine çekme arayışı olduğu söyleniyor.

 

Türk gözlem noktası tamamen yok edildi

Silahlı grupların garantörü olarak bölgede bulunan Türkiye ise,  yaşadığı bu sıkışmışlığı ve bölgede yaşananları lehine çevirebilmek için Suriye rejiminin askeri gözlem noktalarına saldırdığını resmi bir şekilde açıkladı. Saldırının havan atışları ile gerçekleştirildiği kamuoyuna açıklanırken, saldırıda 3 askerin yaralandığı bilgisi verildi. Kayıplar konusunda da farklı iddialar bulunuyor. Bölgedeki kaynaklar saldırıda 10’uncu askeri gözlem noktasının neredeyse yok edildiğini, çok sayıda askerin öldüğü veya  yaralandığı bilgisini veriyor.

Bu kayıpların ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) şu an Irak, İran ve Türkiye sınırlarının kesiştiği üçgende yer alan Federe Kürdistan Bölgesi’nin Bradost mıntıkasında yürütülen operasyonda yaşanmış gibi gösterilebileceği belirtiliyor.

Ağır kayıpların ardından, Türkiye, hem Rusya’ya hem de Suriye rejimine uyarılarda bulunarak karşılık verebileceklerini duyurdu. Sadece bununla yetinmeyen Türkiye, kendisine yapılan saldırı ile NATO’yu da harekete geçirmeye çalışıyor.

Tam da bu sırada ilginç bir gelişme yaşandı. Türk Savunma Bakanlığı’nın açıklamasından hemen sonra Rusya Savunma Bakanlığı, askeri gözlem noktasında çetelerin saldırdığını, Türk ordusunun da noktaya saldıran çetelerin vurulması için kendilerine koordinat verdiğini açıkladı. Yapılan açıklamada Rus hava kuvvetlerinin verilen koordinatlar doğrultusunda Türk gözlem noktasına saldırı yapan grupların vurulduğu belirtildi.

Bu açıklama ile Rusya suyu daha da bulandırırken, Türkiye’yi oldukça zor duruma soktu. Rusya’nın Türkiye’nin bölgede NATO’ya yakınlaşmasından kaynaklı böyle bir açıklama yaptığı konuşulurken, bu çelişik açıklama Rusya-Türkiye politikasının kırılmasının ilk emareleri olarak görülüyor.

Kudüs İdlib’i çözer mi?

Bölgedeki gerginliğin artması üzerine tarafların bölgeye daha fazla askeri sevkiyat gerçekleştirdiği öğrenilirken, İdlib sorununun önümüzdeki aylarda daha fazla gündeme geleceği öngörülüyor. Ancak 2019 yılının sonlarına doğru İdlib sorununa çözüm bulunmasının kararlaştırıldığı belirtilirken, Haziran ayının sonlarında ABD, Rusya ve İsrail’in Kudüs’te bir araya gelecekleri toplantıda ele alınacağı ifade ediliyor. Dünyanın diğer yerlerine sirayet eden gelişmelerin de konuşulacağı toplantıda, özellikle Ortadoğu ve Suriye’de yaşanan gelişmelerin irdeleneceği ve ABD ile Rusya’nın Suriye’de çeşitli planlamalara gideceği belirtiliyor. Toplantıdan sonra, ABD ve Rusya’nın tıkanan Suriye politikasının önünü açmaları hedefleniyor.