Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu üyesi Ayşe Gökkan, Türkiye ve Güney Kürdistan’daki Êzîdî kadınların maruz kaldığı baskıyı ve Uluslararası Êzîdî Kadın Konferansı’ndaki tartışmaları anlattı.

Êzîdî halkının 21’inci yüzyılda bir katliama maruz kaldığını ve bu katliamın Birleşmiş Milletler’de (BM) sivil bir katliam olarak tanındığını hatırlatan Gökkan, ancak BM’nin Êzidîleri koruyacak bir yöntem uygulamadığını söyledi.

Êzîdîler mağdur ediliyor

DAİŞ çetelerinin zulmü nedeniyle Türkiye’deki kamplara yerleşen Êzîdîlerin bu kez Türkiye’de belediyelere atanan kayyumlarca mağdur edildiğini söyleyen Gökkan, kamplarda Êzidîlerin yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Ferman içinde ferman yaşayan bir zulme tabi oldular. Kandırılarak götürüldükleri AFAD kamplarında özellikle güneş görmeyen tarafa koyulmuşlar. Onlar ibadetlerini sabah güneş ile yapıyor. Kampta kalan diğer yurttaşlar ile eşitsizliğe maruz kalıyor. İhtiyaçları karşılanmıyor. Güneyde yaşayanlar da aynı sorunla karşı karşıya. KDP’nin kendilerine yönelik baskılarını anlatamıyorlar. Anlattıkları gibi kamplardan atılıyorlar.”

Kamuoyuna taşıyacağız

Dîlok’ta Êzîdî kadınların satıldığını ve bunun belgelendiğini hatırlatan Gökkan, “Kadınların ne kadara satıldığının faturası var. Hatta bu faturayla mahkemeye başvurmamıza rağmen takipsizlik kararı verildi. Bu Türkiye’nin kadın pazarlığında ortak bir anlayışta olduğunu bir kez daha gösteriyor. Uluslararası mahkemeye taşımak istiyoruz. Uluslararası alanda sorumlu ve suçluların yargılanmasını istiyoruz” dedi. 

Zorla Alıkonulan Kadınlar Platformu’nun Êzidî kadınlar için yaptığı çalışmaları da değerlendiren Gökkan, “3 Ağustos Şengal saldırısının Dünya Soykırım Günü olması için mücadelemiz sürüyor” dedi.

KDP’nin yaptığı kabul edilemez

Şengal’de kalan kadınların saldırıların ardından kendi özsavunmalarını aldığını ve bunun büyük bir direniş örneği olduğunu hatırlatan Gökkan, KDP’nin oraya bir saldırı gerçekleştirmesinin de kabul edilemez olduğunun altını çizdi: “Tarihte böyle bir şey yoktur. Sen onları pazarlarda satan tecavüz edenlere karşı savaşmıyorsun kaçıyorsun, daha sonra gelip koruyacağım adı altında tekrar saldırıyorsun. KDP’nin 3 Mart’ta yaptığı saldırı yeni bir ferman, bu saldırının özelikle KDP ve Türkiye anlaşmasında yapılması tüm Kürtler açısından çok daha yaralayıcı.”

Êzîdxan özerk olmalı

12 Mart’ta Almayan’da gerçekleşen Uluslararası Êzidî Kadın Konferansı hakkında da bilgi veren Gökkan, konferansta özsavunmanın öneminin tartışıldığını, konferansın sonuç bildirgesinde de en temel vurgunun Kürtlerin birlikteliği ve KDP’nin saldırılardan bir an önce vazgeçmesi, Êzîdxan’ın özerk statüsünün uluslararası alanda kabul edilmesi olduğunu aktardı. 


 DİHABER/AMED