“Pandemi Türkiye’de yayılmış durumda. Bir kriz olduğunda hemen başka yere saldırıyor. Sahte zaferler elde etmeye çalışıyor. Şimdi krizi farklı taktiklerle atlatmaya çalışıyor.’’
“Suriye rejimi de koronavirüs ile mücadele konusunda adım atmamakta ısrar ediyor. Hiçbir şekilde Özerk Yönetim ile ilişki kurmuyorlar.’’
Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Yürütme Kurulu Başkanı Îlham Ehmed, virüs ile mücadele konusunda Suriye rejiminin adım atmamakta ısrarcı olduğunu belirtti. Ehmed, Özerk Yönetimin gerekli önlemleri alması sonucu salgının önünün alındığını, ancak tehlikenin de sürdüğünü ifade etti.
Jinnews’ten Ronahî Nûda’ya konuşan Ehmed, Kuzey ve Doğu Suriye’de salgının yayılma ihtimali olduğuna dikkat çekerek, “Çünkü Suriye rejimi, Rusya, İran ve Amerikan askerlerinin gidiş gelişleri oluyor. Yine Türkiye’ye gidip sonradan tekrar dönen çete grupları da var. Bunlar da hastalığın yayılmasına zemin sunan hareketliliklerdir’’ dedi.
Ehmed, salgına karşı uluslararası yardım ve desteğe ihtiyaçları olduğunu belirtti ve ekledi: “Sokağa çıkma yasağı toplum üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. Ortadoğu halkı etkileşim halinde olan, manevi yönü ağır basan ve toplumsaldırlar. Fakat sürekli ev ortamında olmak toplumu da sıkıyor bir süreden sonra. Yine kadın açısından da olumsuz bir tablo ortaya çıkıyor. Çünkü evlerinin içindeler ve şiddete maruz kalıyorlar. Belli bir sürece kadar kadın maruz bırakıldığı şiddeti saklamak durumunda kalıyor.’’
‘Rejim zorluk çıkartıyor’
Ehmed Suriye yönetiminin salgın ile mücadele konusunda zorluk çıkarttığını vurgulayarak, “Rejim ile bu konuda herhangi bir iletişim söz konusu değil. Özerk Yönetim ne kadar çabalasa bile rejim tarafından herhangi bir adım atılmış değil. Bu da hükümetin kendi denetimi altında olan bölgelerin sorumluluğunu aldığını diğer bölgelerin ise sorumluluğunu almadığı anlamına geliyor. Bu davranışta virüsün yayılmasına zemin vermektedir. Rejimin uçakları sürekli seyahat halindeler. Fakat gidip gelenleri rejim kontrol etme gereği bile duymuyor. Bu konuda ciddi sorunlar yaşıyoruz’’ diye konuştu.
Asıl dertleri sınırlarını genişletmek
Birleşmiş Milletlerin ateşkes çağrılarına karşı Türk devletinin saldırılarını sürdürdüğüne dikkat çeken Îlham Ehmed şunları söyledi:
“Türk devletinin elinde sadece savaş kalmış durumda. Ekonomi, siyasi ve toplumsal olarak derin sorunlar yaşıyor. Bu sorunları çözeceği yerde tam tersine toplumun odağını farklı noktaya çekmek için savaşı öne sürüyor. Dönem dönem bazı bölgelere saldırıyor, örneğin seçim süreçlerinde Efrîn’e saldırdı. Farklı bir kriz olduğunda da başka yere saldırıyor. Sahte zaferler elde etmeye çalışıyor. Türkiye yüz yüze olduğu tehlikeleri “terör karşıtı” söylemlerle kapatmaya çalışıyor. Fakat bu siyaset kısa vadeli bir siyasettir, uzun vadede bu böyle sürmez.
Dünyayı saran pandemi Türkiye’de de yayılmış durumda. Bizler de bu krizi nasıl yönettiğine bakıyoruz. Bir taraftan çevreye tehdit ve saldırıda bulunuyor, diğer taraftan çete olan bölgelere yardımı devam ediyor. Bu krizi farklı taktiklerle atlatmaya çalışıyor. Asıl stratejileri Türkiye sınırlarını genişletmek ve bu temelde ciddi çalışmalar yürütüyor. Fakat bu çalışmaları bir yere kadar sürer. Uluslararası hukuku bir raddeye kadar çiğneyebilir. Tehlikeleri çok fazladır ve bunun için buna karşı ciddi bir reaksiyon olması gerekir.”
Yeni bir savaş çıkabilir
Türkiye ile Rusya’nın karşı karşıya geldiği ve sonradan anlaşmaya vardığı İdlib konusunda ise yaşanan gelişmeleri Ehmed şöyle aktardı:
“Türkiye İdlib üzerinde çok duruyor ve kendi kontrolünde tutmak istiyor. Uluslararası devletler İdlib’in rejim kontrolünde kalmasını istemiyor. Bu nedenle Rusya ve rejime karşı Türkiye’ye destek verildi ve İdlib’in olması gerektiği gibi kalmasında ısrarcılar. Koranavirüs nedeniyle BM ateşkes çağrısında bulundu. Kısmi olarak bazıları uydu bazıları da uymadı bu çağrıya. İdlib konusunda Rusya, rejim ve Türkiye’nin ateşkese ihtiyacı vardı. Fakat Rusya, rejim ve Türkiye’de yeni hamleler peşinde. Artık ne zaman İdlib konusu patlaklık verecek belli değil. Bunun yanında rejim kabul etmiyor İdlib’in Türkiye denetiminde olmasını. Önümüzdeki dönemlerde yeni savaşın çıkması ihtimaldir.’’
QAMIŞLO