Kobanê'deki saldırılar ardından topraklarını terk etmeyerek, sınırda kalmayı tercih eden yaklaşık 3 bin Kobanêliye yönelik Türk askerinin baskıları sürüyor. Kobanêliler, taşıyabildikleri eşyaları, koyunları ve araçları ile Kobanê'ye 1 km uzaklıktaki sınır hattında seyyar kamp oluşturdu. Daha önce Suruç'tan  satın alarak günlük yiyecek ihtiyaçlarını karşılayan Kobanêliler, askerlerin darp ve tehditlerine maruz kalırken, son günlerde yiyecek satın almaları da engelleniyor. Türk devletinin sınır hattını insansızlaştırma planına bağlı olarak, baskılar son günlerde yoğunlaştı. "Koyunlarınızı satın. Eşyalarınızı ve araçlarınızı geride bırakıp Türkiye'ye gidin" dayatmasına karşı çıkan siviller, askerlerin sözlü ve fiziki saldırılarına maruz kalıyor.

Türk devleti tehdit ediyor

Seyyar kampta kalanlar arasında çoğunluğu kadın ve çocuk binlerce kişi zor koşullarda yaşıyor. Aralarında yeni doğmuş bebekler de var. Bazılarının tek varlığı yanlarında getirebildikleri ve soğukta sığındıkları arabaları. Açlık, soğuk ve ölüm tehdidine rağmen topraklarını terk etmemekte kararlılar.
Seyyar kampın içinde dolaşırken, onlarca araca kurşun isabet ettiğine tanıklık ediyoruz. Kurşunların nereden geldiği belirsiz. Askerin engellemesi nedeniyle kampta yiyecek ve içecek sıkıntısı baş gösterince, Kobanê Kanton Hükümeti kendi yiyeceklerini buradakilerle paylaşmaya başlamış. Günlük olarak sebze, su ve kuru gıda araçlarla kampa getirilerek buradaki halka dağıtılıyor.

Askerin baskısı artıyor

Bir ayı aşkın süredir kampta kalan 63 yaşındaki Muhammed Ahmed, sınır hattına getirdikleri araçlarında kaldıklarını ve yiyecek sıkıntılarının olduğunu söylüyor. Bir hafta öncesine kadar aralarında para toplayarak askerler aracılığı ile Suruç'taki tüccarlardan yiyecek ve içecek aldıklarını belirten Ahmed, "Ancak şimdi buna izin vermiyorlar. Neden öyle yapıyorlar bilmiyoruz. Kimseden yardım istemiyoruz, kendi paramızla bize yiyecek getirin diyoruz. 50 lira ise 100 lira verelim diyoruz ama buna da izin vermiyorlar. Kobanê'de kalanların zaten yiyecek sıkıntısı var. Biz de onlara yük olmak istemiyoruz" dedi.
Bulundukları alana atılan bomba ve silah atışları nedeniyle ölümle karşı karşıya olduklarını belirten Ahmed, "Geçen hafta nereden geldiği belli olmayan kurşunlar sonucu 5 kişi yaralandı. Atılan kurşunlar araçlarımıza isabet ediyor. Bizler de araçlardan çember oluşturarak, onların arasında yaşıyoruz. Ya da kamyon ve traktör kasalarında uyuyoruz" şeklinde konuştu.

Koyunlar açlıktan ölüyor

Yanlarında koyunlarını da getirdiklerini belirten Xelîl Osman, koyunlarına yem veremedikleri için yeni doğan kuzularıyla birlikte ölmeye başladığını söyledi. "Etrafımız kapalı. Yeni doğun kuzular ancak bir iki gün yaşayabiliyor. Biz yiyecek bulamıyoruz, hayvanlarımızı nasıl besleyelim?" dedi.
Xelil Osman, geçen hafta Türkiye'den gelen resmi yetkililerin koyunlarını satıp, eşyalarını geride bıraktıktan sonra Türkiye'ye geçişlerin sağlanabileceğini söylediklerini, buradaki halkın ise bunu kabul etmediğini aktardı.

Mülteci olmaktansa...

Eşi Kobanê'de savaşan, kendisi ise 5 çocuğu ile birlikte bir minibüsün içinde yaşamaya çalışan Ayşe İbrahim ise Kobanê'nin özgürleşmesini beklediklerini ve ne pahasına olursa olsun buradan ayrılmayacaklarını belirtiyor. Ayşe İbrahim, "Mülteci olarak yaşamaktansa, kendi topraklarımızın üzerinde araçların içinde yaşamaya razıyız. Kobanê'de doğduk. Çocuklarımız orada doğdu. Kobanê bize sahip çıktı, nasıl Kobanê'yi terk ederiz? Kobanê özgürleşince yeniden köylerimize döneceğiz" şeklinde konuştu.

Toprağını koynunda saklıyor

Kobanê'nin Derbenur köyünden göç ettiğini belirten Hadle Bekir, "Şu an burada yaşıyoruz ve terk etmeyeceğiz. Olur da Türkiye'ye göç etmek zorunda bırakılırız diye, bir avuç toprak alıp kesede koynumda saklıyorum. Çocuklarıma vasiyet ettim. 'Sürgün yerde ölürsem bu toprağı mezarıma serpin' dedim. 45 gündür buradayız" diye konuştu.

Kobanê'de ölmek istiyor

Binewş Narin'in (55) de iki çocuğu halen Kobanê'de çetelere karşı savaşıyor. Kız çocukları, gelinleri, torunları ve eşiyle bir ayı aşkındır bu kampta yaşıyor. Yiyecek sıkıntılarının başladığını, eskiden Suruç'tan yiyecek alabildiklerini ancak bunun şimdi engellendiğini belirten Narin'in, tek isteği son nefesini, yaşamasına izin verilmeyen toprağında verebilmek.  Narin, "İnşallah kendi toprağımızda ölürüz. Canımız bizi savunan arkadaşlara kurban olsun. Allah'ın izniyle DAİŞ buradan defolup gidecek.''
3 çocuk annesi Şemsê Menaf ise kamyon ve traktörler kasalarının etrafını battaniyelerle kapatarak burada yatıp kalktıklarını söylüyor. Zor koşullara rağmen Menaf'ın da tek isteği burada kalmalarına izin verilmesi.

'Terk etmeyeceğiz'

Sitî köyünden Hasan Abdullah da 40 gündür bu kampta araçlarda yaşamaya çalıştıklarını belirterek, "Kendi topraklarımızın üstündeyiz. Buna rağmen askerler burayı boşaltmamız için gaz bombası ile saldırdıyor, Ancak Kobanê özgürleşmeyinceye kadar burayı terk etmeyeceğiz" dedi.

'Araçları yakıp savaşırız'

Seyyar kampta 7 kişilik nüfusu ile kalanlardan İhsan Muhammed de Kobanê'yi terk etmemekte kararlı. İhsan Muhammed, "Biz kaçmadık, güvenlik amacıyla şu an sınır hattında burada kalıyoruz. Kobanê'nin hemen yanı başındayız. Kobanê'de çocuklarımız DAİŞ'e karşı direniyor" dedi. Beraberlerinde kamyon, biçerdöver, traktör, otomobil, kamyonet gibi yüzlerce aracı getirdiklerini ve bu araçlarda yaşadıklarını anlatan İhsan Muhammed, "Topluca bir karar aldık ve şu an tüm araçların depolarında en az 5 litre yakıt bulunuyor. Olur da DAİŞ Kobanê'ye girerse, tüm araçları ateşe verip savaşmak için Kobanê içine gireceğiz" şeklinde konuştu.



AHMET SÜMBÜL/KOBANÊ/ANF