ALİ ÖZŞERİK ZÜRİH Kürdistan’da temaslarda bulunan İsviçre heyeti içerisinde yer alan Sosyal Demokrat Parti (SP) Milletvekili Fabian Molina, “Türkiye yorumları eksik bile kalmış, baskılar yazılanlardan fazla” dedi. İsviçre’de aralarında sosyoloji profesörü Ueli Mäder, İsviçre Barış Konseyi Başkanı Ruedi Tobler, SP Federal Parlamento Milletvekili ve Parlamento Dışilişkiler Komisyonu üyesi Fabian Molina’nın da içinde bulunduğu bir heyet geçtiğimiz hafta başladıkları 5 günlük Türkiye-Kürdistan ziyaretlerini tamamlayarak İsviçre’ye döndü. HDP, HDK, CHP, Kürt Kadın Hareketi, barolar, sivil toplum örgütleri ve akademisyenlerin de aralarında bulunduğu geniş bir kesimle buluşan, mahkemelere ve toplantılara katılan heyette yer alan Parlamento Dışilişkiler Komisyonu üyesi Milletvekili Fabian Molina, ziyarete ilişkin gazetemize açıklamalarda bulundu. [caption id="attachment_137678" align="alignright" width="253"] Fabian Molina[/caption] Baskılar yansıyanlardan fazla “Ziyaret öncesi düşündüğünüz Türkiye ile ziyaret ettiğiniz Türkiye arasında nasıl bir fark gördünüz” sorumuza Molina şu yanıtı verdi: “Elbette BM’in, uluslararası organizasyonların ve medyanın Türkiye hakkındaki değerlendirmelerini biliyorduk. Fakat oraya gittiğinizde aslında bu yazılanların abartı değil eksik bile kaldığını, baskıların yazılanlardan da fazla olduğunu gördük” dedi. Turist değil göçmen ülkesi Kürdistan ile Türkiye kıyaslandığında neler söylenebileceği şeklindeki sorumuza ithafen ise Molina şunları kaydetti: “Elbette Kürt bölgelerinde bu baskıları daha fazla hissediyorsunuz. Ama Türkiye’nin batısı, örneğin İstanbul’da bunun gerisinde kalmamış, baskılar orada da açıkça hissediliyor. İstanbul sokaklarında herkes turistlere alışıktır. Şimdi turist göremiyorsunuz. Sadece Suriye’den, başka yerlerden gelen göçmenlerle dolu bir kent görüyorsunuz.” Türkiye’ye silah ihracatı durmalı Türkiye’de insan hakları alanında gerileme olduğunu dile getiren Molina, “İsviçre’nin artık ekonomik ilişkilerini, siyasi ilişkilerini buna göre ayarlaması ve ilişkileri net bir şekilde koşullara endekslemesi gerekiyor. En başta da hala süren silah ihracatının durdurulması gerekir. Biz SP olarak Türkiye’ye silah satışının yasaklanması inisiyatifinde diğer örgüt ve partilerle de çalışıyoruz. Elbette Türkiye’nin gerçeklerini üyesi olduğum Parlamento Dış İlişkiler Komisyonu’nda da dile getireceğim ve İsviçre politikasının Türkiye gerçekleri üzerinde şekillenmesi gerektiğini talep edeceğim” diye konuştu. Kürdistan ve Türkiye’de 5 günlük temaslarda bulunan heyet, Amed’deki kurumlarla bir araya geldi, Sur’u ziyaret etti, rehin durumundaki HDP’in eski Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ ile Kızıltepe belediye eşbaşkanlarının davalarına da katıldı. Ahmet Türk’le de görüşen heyet, temaslarının ardından İsviçre’ye döndü.