Almanya’da 129/b maddesi uyarınca yapılan politik yargılamalarda skandallar bitmek bilmiyor. Anadolu Federasyonu üyelerinin “DHKP/C üyesi olmak” suç isnadıyla yargılandığı davaya bir “yönerge” gönderen Almanya İçişleri Bakanlığı, adeta mahkeme yerine karar vermiş ve Yürüyüş dergisinin yasaklandığını, mallarına el konulacağını bildirmiş!
Düsseldorf Eyalet Mahkemesi’ne 31 Mart 2015’te gönderdiği ve dosyanın gizli bölümlerinde bulunan yönergesinde İçişleri Bakanlığı, önce Yürüyüş dergisiyle ilişkili adresleri sıralıyor. Adresler arasında Hollanda’da halen yasal mevzuat içinde faaliyetlerini sürdüren Efsane Vakfı, Almanya’daki kültürevleri ve hatta bir matbaa ile kafe bulunuyor.
Yasak ve el koyma
Yönerge, adresler ardından 7 madde ile başlıyor. Maddeler, özetle şöyle:
1. Yürüyüş Dergisi’nin kuruluşu ve yayınlanması, 6 Ağustos 1998’de Almanya İçişleri Bakanlığı tarafından alınan DHKP-C’nin yasaklanması kararına aykırıdır.
2. Dernekler Yasası’na göre Yürüyüş Dergisi’nin yayınlanması ve dağıtılması yasaktır.
3. Aynı şekilde “www.yuruyus.info” internet sitesi de yasaktır.
4. Efsane Vakfı’nın ve Yürüyüş Dergisi’nin Almanya’daki gelirlerine ve tüm servetine el konulacak ve devlet yararına kullanılacaktır.
5. Üçüncü şahısların eşyalarına da kısmen el konulacak.
6. Efsane Vakfı ve Yürüyüş Dergisi’nin diğer gelirlerine de el konulacak. (Kira geliri, aidat, abone parası, ilan parası vs.)
7. Bu kararın bir an evel uygulamaya konması için harekete geçilecek; bu, söz konusu haciz kararı için geçerli değildir.
Haberden delil
Bu maddeler ardından uzun “gerekçe” kısmı başlıyor. Önce Yürüyüş Dergisi’nin “daha önce DHKP/C adına yayın yapan” Ekmek ve Adalet Dergisi’nin devamı olduğuna dair iddialar sıralanıyor; ardından ise bazı sayılarından alıntılarla, derginin “DHKP-C yayını” olduğu ispat edilmeye çalışılıyor. Bakanlık üşenmemiş, yüzlerce sayıyı tarayarak delil bulmaya çalışmış; yetinmemiş, bu delilleri Türkçe’den Almanca’ya çevirmiş. Fakat bulunan deliller, hak ihlallerine dikkat çeken haberlerden başka bir şey değil.
“Delillerden” biri, Yürüyüş’ün 255. sayısının 53. sayfasında yer alan “Tecrite yüz bin kere hayır!” başlıklı yazı. Bakanlık, yazıda öyle çok “suç” bulmuş ki, neredeyse tamamını çevirmiş. Yazıda, Anadolu Federasyonu’nun Almanya’da tutuklanan üyelerinin tecrit edilmesine karşı düzenlediği kampanyaya dair bilgiler ve çağrılar bulunuyor. Kampanya kapsamında “yüz bin adet bildiri dağıtılacağı“, “yüzlerce afiş ve pankart ile tecrit işkencesinin anlatılacağı”, “imza toplanacağı“ ve “9-19 Mart tarihlerinde bir ‘uzun yürüyüş’ yapılacağı” bilgileri yer alan yazıda, DHKP-C’nin adı bile geçmiyor! Bakanlık, “DHKP-C üyesi olmak” suç isnadıyla yargılananlarla dayanışma içinde olmayı dahi suç sayıyor. Üstelik yargılama bir hükme bağlanmadığı, yani tutukluların yasal olarak dahi “suçlu” oldukları tespit edilmediği halde...
Şadi Özbolat’la dayanışma içinde olmak, Almanya’yı politik yargılamaları nedeniyle eleştirmek, politik tutsaklara yönelik baskıları haberleştirmek... Gerekçelerin ekseriyeti böyle. Yürüyüş Dergisi’ne isnat edilen suç, bir “şiddet eylemi” değil, fikir beyanı. Aynı gerekçelerle Serxwebun gazetesi de Almanya’da hala yasak.
OSMAN OÐUZ/HABER MERKEZİ